Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
317
 

Eğitim hayatın ta kendisidir

Bir ara İstanbul'da yeğenimde misafir olmuşdum. Tabii bu arada onun çocuğunu daha yakından tanıma fırsatım oldu. Bebeklikten beri ara ara görüyordum. Ama ilk kez bu defa yakından tanıma fırsatım, ondaki gelişmeleri anlama, kavrama şansım oldu.

Yeğenim ve eşi karı koca çalışan insanlar. Gerçekten yaşamları son derece disiplinli, düzenli... En çok da çocuğunun bakımını nasıl hallettiler diye merak ederdim. Kuşkusuz böyle durumlarda geleneksel yaklaşım ve büyüklerin desteği sorunu çözmüş gibi gözüküyor. Çünkü artık o 6 yaşını geçmiş 7'sinden gün almış...Yani büyümüş maşallah...

Onu tek tük Türk öğrencinin yer aldığı ama çoğunluğu Türkiye'deki muhtelif ülkelere mensup yabancıların çocuklarının devam ettiği bir yabancı okula vermişler. Bütün dersler İngilizce ve ayrıca Türkçe'yi ders olarak görüyorlar. Hocaları da yabancı. Buraya kadar herşey tamam da ya eğitimleri?...

Yarın okula davetliyiz. Her sene bahar aylarında velilere yönelik öğrencilerin hazırladığı gösteriyi izleyeceğiz. Okulunu ve hocalarını doğrusu çok merak ediyorum. Niye mi? Anlatayım.

Abim ben ve torun üçümüz İstanbul'a ilk geldiğim gün dolaşmaya çıkmıştık. Abim(kendisi dede oluyor) bizi gezdirdiği bir mekanda bir çay bahçesinde oturduk. Tabii mevsim gelmediği için bizden başka da kimsenin henüz bulunmadığı bir ortamdı. Yakında da bir oyun parkı vardı. Çocuklar oynasın diye yapılmış.

Torun oyun parkına gitmek istedi ve dedesinden izin aldı ama ardından ilave etti "siz biraz şu tarafa gelin ki beni görebilesiniz" dedi!. Evet 6.5 yaşındaki çocuk bunu dedi. Oysa o yaştaki her hangi bir çocuk apar topar koşar ve hatta gözden kaybolmaya çalışır... "İşte eğitim bu" dedim içimden. Ne kadar bilinçli. Hayret ettim.

Yine kendi aramızda sohbet ederken ben ha bire onu konuşturuyorum. "Büyükle küçük arasındaki fark nedir?" diye sorduğum bir soruya verdiği cevabı duyunca yine irkildim.
Dedi ki "küçükler çok hızlı koşarlar ama küçük küçüktür adımları, büyükler ise yavaş giderler ama adımları büyüktür"...

Evde okulu tarafından geçen sene düzenlenmiş yıllık vardı. Onu inceledim. Bizimki o zaman ana sınıfındaymış. Pek çok resim vardı. Bizimkinin de kostümlü bir kıyafet içinde resmi vardı. Böyle bir ortam kuşkusuz çocukların kendilerini ve yeteneklerini keşfetmeleri, özgüvenlerinin gelişmesi için ideal bir ortam olmalıydı. İşte onun için okulunu merak ediyorum.

Bahsettiğim yıllıkta ünlülere ait aşağıdaki sözlere yer vermişler. Tabii yıllığın da tamamı İngilizce olduğundan ben Türkçeye çevirdim:


 

Bugün kaçınarak, yarının sorumluluğundan kurtulamazsınız. (Abraham Lincoln) 

 

Eğitim, okullarda öğretilen her şeyin unutulduktan sonra kalan kısmıdır. (Albert Einstein) 

 

Ben kimseye bir şey öğretemem. Onları sadece düşündürürüm. (Sokrat) 

 

Öğretmenler kapıyı açarlar, fakat siz kendi kendinize içeri girmelisiniz.(Çin Atasözü) 

 

Eğitim hayata hazırlanmak için değildir; eğitim hayatın ta kendisidir. (John DEWEY) 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 462
Kayıt tarihi
: 24.05.11
 
 

TED Ankara Koleji ve ODTÜ Kamu Yönetimi mezunuyum. Asıl mesleğim bankacılık. Çeşitli kuruluşlarda..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster