Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '11

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
627
 

Eğitim niye?

Eğitim niye?
 

Günlük hayatta ebeveyn diliyle cevabı : Adam olsunlar , diye…
İşte insanlık bu adam olmanın açılımını, anlamını bir bulabilse… Ondan sonra işler kolay …

İşte, örnek Finlandiya… İnsan yetiştirme işinde son derece mahirler. Eğitim sistemleri çok güçlü. Çocuklarını son derece dikkatli bir şekilde eğitiyorlar… Ama en büyük katiller de o genç öğrenci nüfusu içinden çıkıyor… Gençler silahlarıyla okula dalıyorlar 5-10 kişiyi öldürdükten sonra kendi kafalarına sıkıyorlar… Bu ne birinci olay, ne ikinci olay… Bu ne bu? Eğitimde başarı mı? Bunu kendileri de anlamıyorlar… Niye…? 

Eğitim için çok amaç bulabilirsiniz: Biz çocukları, gençleri okula gönderiyoruz, çünkü onların… 

-Okuma, yazma, dört işlem öğrenmelerini istiyoruz..
-Onların ilim irfan sahibi olmalarını istiyoruz.
-Onların dinini, dinayetini bilen; analarına babalarına saygılı insanlar olarak yetişmelerini istiyoruz.
-Onların kültürlü, aydın insanlar olmalarını istiyoruz..
-Onların meslek sahibi olmalarını istiyoruz.
-Onların kendini, dünyayı, evreni tanıyan insanlar olmalarını istiyoruz vb…vb.. 

Daha başka işe yarar bir sürü amaç sayabilirsiniz. Ve tümünde de siz bu amaçta yanıldınız; haksızsınız demek güç olur. Çünkü eğitim sisteminde onlara çok şey öğretmek istiyoruz. Her şeyi öğretmek istiyoruz… Kafalarını adeta bilgiyle balyozluyoruz…Dan dan dan…Bunu da öğren… Bunu da öğren, yararlıdır… Böyle gidiyor… Onlara öğretemediğimiz bir tek şey var. Onu öğretemiyoruz. Çünkü onu biz kendimiz de bilmiyoruz… İnsan bilmediği şeyi nasıl öğretir? 

Nedir o? Öğretemediğimiz şey nedir? Cevabı … MUTLULUK…! 

Hangi aile, ben çocuğumu okula gönderiyorum, çünkü orada daha çok mutlu olacağına inanıyorum diyebiliyor. Asla. Aslında bizim havsalamızda okul biraz da işkence yeri gibi… Onun için analar ilkokula yazdırdıkları çocukları için, onları okulda bırakıp kaçarlarken, gözyaşı dökerler …Niye…? 

Bizim memleketimizde insan, üç kurumda dayak yer : 1. Ev’de..; 2. Okulda, 3….. Üçüncüyü ben söylemiyeyim, siz bilin… Ben bunların hiç birinde dayak yemedim diyenlere, aslında madalya takmak gerekir… Onlar nadirattandırlar. Gerisi yalan… 

Şimdi bir kez okula kapatıldınız mı, artık hapissiniz…Oradan kolay kolay kaçıp kurtulamazsınız …(Ancak Lise’de aklınız başınıza gelinceye kadar bu sürer…) 

Günde 50 dakikadan (Her ders saatini sayıyorum) . dershanede her an öğretmenin “Sus..otur…Konuşma…Bağırma…Gülme…!” hakaretleriyle , o ders saatlerinin nasıl geçeceğini bilemezsiniz. Günde 50 x 6 saat mı? … O kadar işkence… Hoca konuşacak, siz dinleyeceksiniz ? 

“Hocam, çişim geldi, dışarı çıkabilir miyim?” diyemezsiniz. Bizim kültürümüzde ayıptır. Yasaktır…Hocanın ters bakışına katlanabilir misiniz? Arkasından gelecek şeyi biliyor musunuz? 

Bizim eğitimi sistemimiz MUTLULUK’tan ne kadar uzak… Öğrencilerimiz, çocuklarımız; yavrularımız…aslında ne kadar mutsuzlar… 

Şikayet ettikleri zaman : “Eee , ne yapalım hayat böyle…” diyoruz. Yani hayat aslında, mutlu bir yer değil; insanların işkence çekeceği ; mutsuz mutsuz yaşayacağı bir geçici, fani dünya , öyle mi? Evet, bizim anlayışımız bu… Fani dünya…Ve zalim dünya… 

Yapmayın beyler, paşalar … Bu dünyayı mutluluk yeri yapabiliriz…İnsanları hiç olmazsa daha mutlu yapabiliriz… Çevrenize bakın, Allah her türlü imkanı yaratmış; her türlü güzellikler burada, bu dünyada… Onun için bu dünyadan niçin “Kâm” almadan gidelim… Niçin insanlarımızı yaşarken mutsuz edelim…Mutluluk varken… 

Peki, mutluluk nedir? 

Peki, eğitimimizi, “Mutluluk” vermek üzere tasarlamak mümkün müdür ? İnsanlarımızı eğitimle nasıl mutlu yapabiliriz? 

Haa.. İşte zurnanın zırt dediği yere geldik. Şimdi herkes şapkasını önüne koysun düşünsün. Bu eğitim böyle olmaz. Bir yanlışlık var… Çocuklarımız mutsuz…İnsanlarımız mutsuz… diyorsanız… Biraz arpacı kumrusu gibi düşünün… Taşının… Kaşının … Belki bir çare bulursunuz… Belki… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınız eğitim sistemimizin "mutluluğu" öğretmesinimi istiyor Erdal Bey, anlayamadım. Yani "mutluluk eğitim sistemi içerisinde (yazınızdan okul içerisinde anlaşılıyor) öğretilsin" anlamındaysa bu nasıl gerçekleşirki? "Temel Eğitimin" aile içerisinde gerçekleştiğini biliyorsunuz. İlköğretim yaklaşık %25, ortaöğretim %5 civarında eğitime katkı sağlarken, çocuklara mutluluğu nasıl öğretebilirizki? Saygılarımla.

DurmuşGüler 
 24.02.2011 13:29
Cevap :
Teşekkür ederim Sayın ilgili . İşte başladık düşünmeye ! Mutluluğu öğretmek elbette "Mutluluk" üzerine nutuk çekmekle olmaz... Ama , okul hayatınız boyunca , muhatap olduğunuz o yüzü asık öğretmenleri düşünün, o daracık sınıflardaki 50-60 öğrenciyi düşünün. Okuluna kavuşmak için 5 km yürümek zorunda olan çocuklarımızı düşünün... Eğitim sistemimizi insanlarımızı daha çok rahatlatmak, daha elverişli şartlarda eğitmek için tasarlamak belki işin ilk adımıdır. Ama MUTLULUK İÇİN EĞİTİM çok daha kapsamlı , çok daha incelikli düşünülecek bir olaydır... İşi o kadar da kolaydan almayalım.  24.02.2011 22:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 792
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster