Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih bölümü mezunuyum. Öğretmenliğim sırasında Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Tarih Ana Bilim Dalında yüksek lisans yaptım. Daha sonra Anadolu Üniversitesi Arkeoloji bölümünü bitirdim ve aynı süre zarfında Sosyoloji bölümünde yandal yaptım. Okumayı, araştır..

Devamı
 
 

Yazdığım Kategoriler

 
Aydın Olmak Efsane midir?

Kim, ne yapıyorsa, efsaneleştirilen (aydın) isimlere atıf yapar, bununla da yaptığını meşrulaştırmak ister. Bu noktadan itibaren tekrar kararmaya başlar zaman, hayatın yaşanılması zorlaştığı gibi, yeni dönem aydınları da çıkar yola. Gerçek aydınlar için hayat bir yolculuktur, yol tıkanmaya başladığında sorgulamalarıyla, ortaya koydukları düşünceleriyle açmaya çalışırlar yolu. Aydın olamayanların hüneri de, aydınların düşünceleri üzerinden, değişmeyecek, değiştirilemeyecek kalıcı bir sistem kurmaya çalışmaktır. Bu halleriyle de yolu ve de yolculuğu önlemeye çalışırlar. Ama boşunadır bu çaba, her zamanın sonu olduğu gibi, her karanlığın da bir bitiş anı vardır. Aydın olan karanlığa tapınmaz, aydınlığa çağırır insanlığı. Bu anlamda aydın, evrensel aydınlığın peşindedir. Görüşmek üzere.

22 Mayıs 2018 11:53
Aydın Olmak Efsane midir?

Aydın olmak zordur, yaşadığı çağın, ya da dönemin ön kabulleri hayatı yaşanmaz kılmışsa; buna dair eleştirel bir tutum geliştirmek, her çağda pekte kolay olmamıştır. Buradan hareketle yaşadığı çağı hesaba çekmeyene aydın demekte mümkün değildir. Aydın, yaşadığı çağın, ya da dönemin ön kabullerine tapınmak değildir çünkü. İstisnasız her çağın ön kabulleri zaman içinde pek çok soruna yol açmıştır, bu sorunların çözümüne katkı sunmak, böylesi bir çabayla yeni bir çağın kapısını aralamak aydın olmanın en temel göstergesi olmuştur geçmişten bugüne. Bu zorluğa göğüs gerenler, zorlanarak da olsa yeni bir çağın kapısını aralayanlar, kapısını araladıkları yeni zamanda, böylesi bir arzuları olmasa da ‘efsane’ye dönüşürler. Bu dönemde isimlerine atıf yapılmadan herhangi bir şey yapılmaz.

22 Mayıs 2018 11:50
Son Yazı

Yazmak zor zanaat, dergi, gazete, basın, basımevi ezcümle medya esnaflık olunca; sanattan çıkıp yazanın geçimliğine dönüşünce. Yazan, soğuktan korunmak için battaniyeye sarılıyorsa, sıcak odanın rehavetinde uyuklayanlar, nice kılıf uydururlar yayımlamamak için. Dergi, gazete, basın, basımevi, ideolojik yazıları taşımalı manşetine, köşesine; bunu da Babıâli’nin (siyasetçi) diliyle yazmalı. Çünkü para Babıâli’nin kasasında. Esnafın gözü de zaten bu parada, öyküsü yayımlanmayan adam kimin umurunda? Belki gerçek müstehcenlikte, böylesi bir döngüde; ama bu gerçeği doğrulayacak adam nerde?

02 Mayıs 2018 15:48
 
Toplam blog
: 3337
Toplam yorum
: 2161
Toplam mesaj
: 196
Ort. okunma sayısı
: 554
Kayıt tarihi
: 15.08.06
 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    Nizam, toprağın nizamıdır, topraksız ürün yetiştirenlerin piramit mezarı değildir.