Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mart '19

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
54
 

Eğitim Tarihinden Bir Kesit

Harari, yanılttı bu kez beni. Biliyorum. 4 blogtur sanki başka biri kalmamış gibi hep ondan alıntılar yapmak beni de sıktı. Ama bu (da) önemli!

İki blog öncesinde, geçen yılın son blogumda demişim ki, "… Örneğin kendisi de eğitim öğretim camiasından olduğu için, hayvanlarla insanı birbirinden ayıran şeylerin başında gelmesi gereken (bence tabii) eğitim öğretim kurumlaşmasının tarihçesini epeyce geniş biçimde anlatmasını beklerdim. Sanmıyorum ama belki öbür kitaplarında vardır." Tam düşündüğüm/düşlediğim gibi olmasa da bendeki kinci kitabı, Homo Deus, Yarının Kısa Bir Tarihi'nde bir parça durmuş üzerinde:

"Almanya, Fransa ve Japonya gibi endüstrileşmiş toplumlar devasa eğitim, sağlık ve sosyal yardım sistemleri kurdular ancak bu sistemler bireysel refahı korumaktan çok uluslarını güçlendirmeyi amaçlıyordu. Ulusa sadakatle hizmet edecek yetenekli ve itaatkâr vatandaşlar yetiştirmek için okullar kuruldu. On sekizine ulaşan gençler yalnızca vatansever olmak için değil, komutanların emirlerini okuyup bir sonraki günün savaş taktiklerini düzenleyebilmek için de okuryazar olmalıydı. Topların menzilini hesaplamak ya da düşmanın şifrelerini kırabilmek için matematik bilmeleri; telsiz kullanabilmeleri, tank sürebilmeleri ve yaralı yoldaşlarına bakabilmeleri için elektrik, mekanik ve tıp alanlarına da bir miktar hâkim olmaları gerekliydi. Ordudan ayrıldıktan sonra da kâtip, öğretmen ve mühendis olarak uluslarına hizmet etmeleri, bol bol vergi ödeyip modern ekonomiyi kurmaları bekleniyordu." (koyulaştırma bana ait.)

Tarih, böyle ironik olaylarla dolu. Savaşlar, çoğumuza hiç de sevimli gelmezken sonuçları bazen yüzleri güldürebiliyor. Yine Harari'nin aynı kitabından:

"Modern plastik cerrahi, 1. Dünya Savaşı sırasında, Aldershot askerî hastanesinde Harold Gillies, yüz hasarlarını tedavi ederken ortaya çıktı. Savaştan sonra cerrahlar aynı tekniklerin son derece sağlıklı ama çirkin burunları daha güzel numunelere dönüştürebildiğini fark etti."

Bu da benden: Sakatların da "insan" olduğunun fark ve kabul edilmesi, 2. Dünya ve Vietnam Savaşları sonrasında cephede yaralanarak sakatlanan Amerikan gazi subayların başlattığı "engelli hareketi"nden sonradır.

Sakın ola yazdıklarımdan "savaş güzellemesi" yaptığım sonucu çıkarılmasın. Üzülürüm. Tarih boyunca bir dolu aymaz (=gafil) yöneticinin halt yemesiyle pek çok savaş yaşanmış; ölümler, sakatlanmalar, maddî-manevî nice kayıplar verilmiş. Böyle bir şeyin güzellemesi yapılamaz!

***

Neyse… Daha başka konulara sapmadan blogumu bitireyim. Yukarıda ilk yaptığım alıntıdaki gizli soru işaretinin çengeli hâlâ açık duruyor. Yani, eğitim öğretim kurumlaşması nasıl oluştu? Okullar, diğer canlılarda yokken bizde neden var? Bu soruların kendimce yanıtlarını bir sonraki bloğumda araştıracağım. Asıl şenlik orada…

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 83
Toplam yorum
: 54
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 467
Kayıt tarihi
: 01.01.11
 
 

Milliyet Bloga taşınmam kolay olmadı.. Varlığını aşağı yukarı başlangıcından beri bildiğim bu dev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster