Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Şubat '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
295
 

Eğitim

Ülkemizde bir AB uyumsallaşma çalışmaları, insanımıza hak ettiği insanca yaşama şartlarının verilmeye çalışıldığı bir dönem yaşamaktayız uzun süreden beri.

Yeni yeni kanunlar, yeni yeni yönetmelikler, yeni yeni insan hakları kavramları, yeni yeni demokrasi anlayışları, yeni yeni kişisel hak ve özgürlükler, yeni yeni hukuk anlayışları ve bunların birlikte getirdiği ya da daha doğrusu bu "yeni yenilerin" ortaya çıkmasına neden olan bir de bürokrasimiz gelişti...

Gelişen bu yeni yeniler sayesinde, yöneticilerimiz, tüm vatandaşların daha çok insanca yaşamaları ve insani özgürlük ve haklarını hayata geçirmeleri için çalışıyorlar.

Örneğin, bugün YÖK toplantısında gündemde yer alan ve Meclisdeki TÜRBAN tartışmalarında oratamın daha da alevlenmemesi için gündemde yer almasına rağmen rafa kaldırılan, İmam Hatip Liselerinde okuyan öğrencilere Üniversite giriş sınavında ek puan verilmesi görüşmeleri...

Ne olduğu bir türlü anlaşılamayan hele de ülkemizi yönetenler tarafından bir türlü fikir birlikteliği sağlanamayan ve bizlerin de kafasını inanç özgürlüğü, kişisel hak ve özgürlükler boyutu ve laiklik boyutunda karıştırıp duran laiklik anlayışımız bazı özgür olmadıklarını düşünen insanlarımızın yeterince insani boyutta yaşayamamalarına neden oluyor.

Şöyle ki bir kız öğrencimiz ve bunun ailesi, kızının kendi inaçları doğrultusunda yetişmesini, dini eğitimini almasını, erkeklerle aynı sıralarda, aynı sınıfta oturmamasını, giyimini-kuşamını kendi inançları doğrultusunda düzenlemesini, saçının örtüsünü, bu örtünün rengini, bağlanış şeklini kendi inaçları doğrultusunda düzenlemek istiyorlar.

Bu tabii ki onların en doğal hakları. İnanıyorlar ve inançları bunu gerektiriyor...

Hatta, İmam Hatip Liselerinde okuyan bu öğrencilerin de devlet tarafından ödüllendirilmesini de talep ediyorlar.

Yök Başkan ve üyeleri tarafından da bu ödüllendirilme nasıl yapılacak konusunda bir yarıştır yapılıyor.

Ne kadar ödül?

Ne kadar ayrıcalık!?

Bu çocuklarımız YÖK, Hükümet ve Meclisin pek çok milletvekili trafından ödüllendirilmeliler tabiki. Bu onların en doğal hakları. Bu öğrencilerimiz sadece matematik, fizik, kimya -biyoloji demiyorum:)- okumakla kalmıyorlar.
Bir taraftan da asıl insani görevleri veya inançlarını yaşatmak için dinlerini de öğreniyorlar.

Yani diğer okullarda okuyan öğrencilerimizden daha fazla çalışıyorlar.

Bu mantıkla hareket ettiğimizde, tabi ki diğer okullarda okuyan öğrencilerimize göre de girecekleri üniversite sınavından "ek puan" almayı fazlasıyla hak ediyorlar.

Peki!

Nerde kaldı herkese özgürlük?

Nerde kaldı insan boyutunda eşitlik?

Nerde kaldı Allah katında dürüstlük?

Nerde kaldı ANAYASAdaki vatandaşık hak ve ödevleri?

Nerde kaldı ANAYASAdaki ve Türk Milli Eğitimindeki eşitlik?

Nerde kaldı Türkiye Cumhuriyeti'nin MÜSLÜMAN olmayan ve imam hatip okullarına gitmeyecek olan vatandaşlarına verdiği özgürlük ve eşitlik?

Nerde kaldı dini inançları için ÜSTÜNLÜK istemeyen?

Nerde kaldı dinimi yaşıyorum diye diğer öğrencilerden pay almamak, onların HAKlarına tecavüz etmemek?

Nerde kaldı dini inancın ALLAH ile KUL arasında kalması?

Nerde kaldı devletin TÜM VATANDAŞlarına eşit mesafede olması?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazılarınızı okuyorum, hepsi birbirinden güzel, doğru düşünceler ve saptamalarla dolu. Dünya görüşünüze, hayat felsefenize katılmamak mümkün değil. Bir erkek olsam da, sizin ve sayın Ayda ve S. Rana'nın söylediklerinizin büyük kısmına katılıyorum. Ülkemizde gelenekselleşmiş, hatta kanıksanmış ''kadın anlayışının'' baştanaşağı değişimine yaptığınız katkılar dan ötürü kutluyor, saygılar sunuyorum. Sevgiyle kalın.

hazandagüzeldir 
 12.02.2008 13:49
Cevap :
Çok teşekkür ederim:) Beğeninize ve yorumlarınıza... Sevgi ve mutlulukla kalın...  12.02.2008 18:28
 

"bu tabiki onların en doğal hakları" dediğiniz kısım var ya, genelde orası ilk hareket noktası alınıyor ve bunun sonucu olarak da, talep ettikleri şeyin bir hak olduğu ortaya çıkıyor. Oysa bu gerçekten bir hak mıdır? Örneğin şeriatçı bir parti yasaktır. Birileri bu partiye kurmak benim hakkımdır diyebilir. Neden demesin? Ama dese bile yasaktır. Giyim için de aynı mantık neden geçerli olmasın? 'Ben üniversiteye türbanla girmek istiyorum' derse biri, ona cevap; hayır hiçkimse dinsel sembollerle buraya giremez denemez mi? Arada ne fark var? Fark yok. Bu tercih meselesidir. Hükümet, giyilmesini tercih ediyor, örneğin ben etmiyorum. Bu ikisi arasında mantıksal farktan daha çok siyasal tercih vardır. Dinsel bir yaşamı savunmayanlar bile, mantıksal bir ilişki varmış gibi, türbanın serbest olmasını istiyorlar. onların yanılsaması da, başta yazdığım ilk hareket noktasının yanlışlığıdır.

Erdal Aydın 
 08.02.2008 12:53
Cevap :
Korumlarınız, katkılarınız ve önerileriniz için teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarla...  08.02.2008 15:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 118
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 760
Kayıt tarihi
: 23.08.07
 
 

Üniversiteyi bitirdiğimden ve işe başladığımdan bu zamanabir hayli yıl geçmiş:). Bir de baktım ki em..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster