Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '11

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
743
 

Eğitimci Yazar Mahmut Makal

Eğitimci Yazar Mahmut Makal
 

Mahmut Makal ve Mehmet Erbil


Mahmut Makal’ı bilmeyen var mı? Varsa internet ortamında adını yazıp, sanal ortamda şöyle bir dolaşsın. Karşısına sayfalar dolusu yazılar, yazdıklarından parçalar çıkacaktır. Üşenmeden okurlarsa; o sayfalarda yazılanları didik didik edip, incelemeden, okumadan geçemeyeceklerini göreceklerdir. Çünkü Makal’ın yaşamı, yaptıkları, yazdıkları, çektikleri bu satırlar arasında yer alır. Zaman zaman hayıflanırsınız. “Ülkesini, halkını, köyünü bu denli seven insana bunlar yapılır mı?” demekten kendinizi alamazsınız.

 

Mahmut Makal Aksaray ilinin Demirci köyünde 1930 yılında doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra giriş sınavını kazanarak 1943 yılında İvriz Köy Enstitüsü’ne girdi.  

 

İvriz Köy Enstitüsü’nde öğrenci iken, okudu, yazdı. Yazdıklarını dergilerde okurlarla paylaştı. Köyüne dair usuna gelenleri notlar halinde, büyük bir duyarlılıkla yazdı. Dur durak bilmeden yazmayı, araştırmayı ve de okumayı sürdürdü. Şiirlerle başladığı yazın yaşamı öğrenciliği sırasında da yine dur durak bilmeden sayfalara yansımaya başladı. İvriz Köy Enstitüsü’ne gelen arkadaşı Ali Dündar’la şiirleri konusu üzerinde uzun uzun konuştu. Ali Dündar, Mahmut Makal’a; “ Düşünceye sınır olmaz. Ölçü kuralları ile kafiyeli şiir yazılabildiği gibi, serbest kurallarla da şiir yazılabilir, mısralar konuşturulur.” diyerek onu yüreklendirir. Ali Dündar, Mehmet Başaran, İsa Öztürk ve Bekir Semerci Yüksek Köy Enstitüsü’nde öğretmenleri Sabahattin Eyuboğlu başkanlığında Köy Enstitüsü Dergisi’nin öğrenci yazı kurulunda yer alıyorlardı. İvriz gezisi de bu kapsamda, yazı ve bilgiler toplamak amacıyla yapılmıştı. Mahmut Makal’ı dergide yer alan şiirlerinden ötürü tanıyordu, yakınlıkları bundandı.

 

Mahmut Makal bu yakınlıkları ve bu heyecanları hep yaşadı.   

 

Öğretmen olduktan sonra da içi içine sığmıyordu. Öğrencilerine bilgiler aktarıyor, köy odasında köy halkına yazılar, öyküler okuyordu. Hele Köy Enstitüsü Dergisi’nde çıkan öğrenci yazılarını ve araştırmalarını okurken, halk bu yazılanlara inanmıyor, bunları öğrencilerin yazıp, araştıracağını uslarına dahi getiremiyorlardı. Ne var ki, işin doğrusu buydu, okudukları hepten gerçekti. Kısaca köy enstitülü öğrenciler, yoğun bir bilgi birikimi ve yoğun bir çevre bilinci ile donanıp yetişiyorlardı. Her şey ile ilgilenip, öğreniyorlar, araştırıyorlar, yazıyorlar ve de bunları tez elden çevresindekilere aktarıyor, paylaşıyorlardı. Çünkü bilgi, paylaşıldıkça ve halka ulaştıkça değer kazanıyordu.

 

Bu nedenledir ki: onlar halkına yöneldikçe, yol gösterdikçe, halkı bilinçlenme ortamına yönelttikçe tedirgin olanlar da çoğaldı. Ellerindeki güç ve yetkilerin bir bir ortadan kalkacağını, değersiz hale geleceğini görmeye başladılar. Bundan böyle gerçeklerin üstünü örtemeyeceklerini ve halkı kul olarak göremeyeceklerini sezmeye başladılar. O sırada Mahmut Makal’ın, 17 yaşlarında Nurgöz köyünde tuttuğu notlar, 1950 yılının başlarında “Bizim Köy” adıyla yayımlandı. Tüm yazarlar, okuyucular, yöneticiler bu yapıttan söz etmeye başladılar. Ülke gerçekleri gözler önüne serilmiştir. İlgi büyüktür ve yayınevi kısa sürede 4 baskı yapmıştır.

 

 

Aydınlatmacı çalışmalardan ötür tedirginliği artanlar, fırsat bu fırsat dediler. Bizim Köy adlı kitabı nedeni ile yoğun bir karalama kampanyasına giriştiler. İlkin, daha kitabının baskısını bile görmemiş olan Mahmut Makal’ın evini aradılar ve Makal’ı tutukladılar. Mahmut Makal kitabını, kış koşullarının sonrasında, köye gelen bu jandarmalarda görmüştü. Ceza mı aldı, hayır. Sadece tutuklu kaldığı süre yanına kar kaldı. Daha sonra da köşkten davet aldı, Cumhur başkanı ile görüşme yaptı. Bu görüşme sonrası “Bazı şeyler değişir mi? “ diye düşünüldü. Ne var ki, değişen bir şey olmadı. Yine eski tas, eski hamam karalamalar, sürgünler sürdü gitti.

 

Öğretmenliğini rahat yapamaz hale geldi. Altı yıllık öğretmenliğinden ayrılarak 1953 yılında Gazi Eğitim Enstitüsüne girdi ve 1955 yılında bitirdi ve müfettiş oldu. Ancak soruşturmalar, tedirgin etmeler son bulmadı, peş peşe geldi. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Adana’da görev yaparken müfettişliği elinden alınarak sağırlar okulunda Türkçe öğretmenliğine atandı. Bu zorluklar içinde öğretmenlik yaşamı 17 yıl sürdü. Öğretmenliği bırakmak zorunda kaldı. Bir süre Venedik Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı dersleri verdi. Arkasından Karadeniz Bakır işletmelerinde çalışmaya başladı. Yazı tutkusu sönmüyor, sürekli yazıyordu. İnceleme, anı, gezi hatta fıkra türünde yazılar yazdı.1976 yılında da çalıştığı kurumdan emekliye ayrıldı.

 

Tüm bunlara karşın Mahmut Makal’da, Anadolu insanının sevecenliğini abartısız olarak görmek fırsatını da bulursunuz. Bu nitelikleri yazdığı yazılarda, öykülerde tüm sıcaklığı ile görülür ve sezilir. Ayrıca duruşu ve aydınlık saçan bilgeliği ile de toplumcu, gerçekçi bir yazar olma niteliğini fazlasıyla hak eder.

 

Bu nedenle; Mahmut Makal, “Bizim Köy” adlı yapıtı ile 1966 yılında Uluslar arası Eğitim Bilim ve Kültür Kuruluşu UNESCO’nun “Dünya Kültürüne Hizmet Odülü”nü almıştır. Daha sonra 1977 yılında da “Değişenler” adlı yapıtıyla Türk Dil Kurumu ödülüne değer görülmüştür. Seksen yıllık yaşamı Köy Enstitülü olma ruhuyla dolup taşmış, aydınlık ve ülkü dolu sevecenliği ile topluma mal olmuş bir Cumhuriyet dönemi yazarımızdır.

 

Dahası Mahmut Makal, eğitimciliği, yazarlığı, öncü oluşu nedeniyle de 2011 yılı “Mustafa Necati Onur Ödülü”ne değer görüldü. Gerçekten yerinde ve doğru bir hak edişti bu. Tüm saygım ve içtenliğimle kutlarım.

 

O’na tüm bu diriliği ve genç düşüncesi ile yazın dolu, topluma aydınlık saçan daha nice sağlıklı yıllar diliyorum.  

 

Mehmet ERBİL

 

www.mehmet-erbil.tr.gg

  

Ctmaksaray1973 bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Panelist konuşmasında 17 yaşında "Bizim köy"ü yazmış bir delikanlı kim yazabilir bu bir anı değil köy gerçekleridir dile gelen diye söyledi. Ve hala karalayanlar... Eski hamam eski tas neredeyse. Köy gerçeklerini yazan Köy Enstitülerinin dehası ve Türkiyeyi, dünyayı sarsan yazarları...

Nabide Kılınç 
 26.11.2011 10:18
 

Ötene bu yana okuyan ve düşünen bir toplum yaratmamak gayreti içerisinde olanlar...

Nabide Kılınç 
 26.11.2011 10:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 57
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 707
Kayıt tarihi
: 29.09.11
 
 

Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi-Yüksek Lisans Resim-19 kişisel Resim Sergisi Yazı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster