Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Eylül '13

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
236
 

Eğitimde değişim çalışmalarının değerlendirilmesi

Eğitimde değişim çalışmalarının değerlendirilmesi
 

Okulların açılmasının yaklaştığı şu günlerde eğitim sistemine ilişkin yoğun tartışmalar yine gündemde. Eğitim sistemine ilişkin tartışmalar aslında ülkemizde her zaman yoğun bir şekilde ilgi odağı olmuştur. Bunun çok değişik nedenleri arasında bir tanesi de ilgililerin eğitime yüklediği anlamdan kaynaklanmaktadır. Eğitimi toplumu dönüştürme aracı olarak görenler eğitimle ilgili her düzenlemeyi kendi açılarından ele alıp lehte veya aleyhte görüşlerini ileri sürmektedir. Bu görüşler tartışmanın başından itibaren siyasal bir gruplaşmanın da nedeni olmaktadır. Siyasal gruplaşmanın ardından herkes karşısındakini rakip olarak konumlandırıp adeta yok etmeye yönelmekte dolayısıyla tartışmalar güç mücadelesine dönüşmektedir. Böylesi bir ortamda eğitime dair sağlıklı sonuçlara ulaşabilmek, sorunlara çözüm önerileri sunabilmek de imkansız hale dönüşmektedir. Bu durum ülke açısından önemli bir kısır döngüdür.

Eğitime dair girilen kısır döngüden çıkabilmek mevcut şartlarda çok da mümkün görünmemekte. Okulların açılması yaklaşırken yaşanan tartışmalara genel olarak bakıldığında bakanlığın yapmaya çalıştığı düzenlemelerin önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Milli Eğitim Bakanı zaman zaman medya aracılığıyla yapmayı düşündükleri düzenlemeleri özetle veya ayrıntılı bir şekilde anlatmaya çalışmaktadır. Yapılan açıklamalarda özellikle sınav sistemine yönelik düzenlemelerin büyük yer tuttuğu görülmekle birlikte okul türleri, dershaneler, sistemdeki değişimin hızı ve yoğunluğu, FATİH Projesi, yönetici atama sistemi, yapılması düşünülen reform çalışmaları!, öğretmen alım sistemi, sistemdeki değişikliklerin isimlendirilmesi gibi başlıkların bulunduğu görülüyor.  

Eğitim sistemi ile ilgili olarak en güncel konular 4+4+4 sistemi, sınav sistemi, yönetici atama sistemi, öğretmen atama sistemi olarak sıralanabilir. Bu konulara bakınca eğitimde niteliğe yönelik kapsamlı ve sistemli bir çalışmadan çok günün getirdiği tartışma, sorun ve anlaşmazlıklara yönelik pansuman tedbir türünden uygulamalar olduğu söylenebilir. Bu konulardan hareketle eğitimde niteliğe yönelik sorunlara, çözümlere ulaşabilmek mümkün olmadığı gibi eğitim sistemini sağlam temellere oturtabilecek değişimlere gidebilmek de mümkün değildir.

4+4+4 sistemi ile ilgili tartışmaların başladığı günlerde kanuni düzenlemeye rağmen okula başlama yaşının genel bir açıklama ile farklılaştırılmasının yanlışlığı pek çok kişi tarafından dile getirilmişti. Buna rağmen bakanlık kararından dönmedi. Aradan geçen bir yılın sonunda yapılan yanlıştan dönülür gibi oldu ama uygulama geri dönme ile dönmeme arasında bir duruma geldi. Öğrencinin zorunlu devamı veya rapora dayalı devam etmeme uygulamasından veli isteğine gelindi, ama bu durumun da yeterince sağlıklı olmadığını görmek için biraz daha beklemek gerekecek.

4+4+4 değişikliğinin getirdiği farklı kademelendirmenin gereği olarak yapılması gereken program değişimlerine yönelik uygulamalarda da önemli sorunların olduğu görülüyor. Yeni sisteme uygun program değişimi gerçekleştirilemediği gibi yapılan program değişikliklerine ilişkin düzenlemelerin de önemli sorunları bünyesinde barındırdığı görülüyor. Hazırlanan yeni programlara program demek yerine konu listesi demek çok daha uygun bir isimlendirme. Zira yeni programlara bakıldığında sınıflar bazında işlenmesi gereken konulara veya kazanımlara ilişkin liste dışında fazla bir açıklama olmadığı görülüyor. Programların felsefesine, mantığına ilişkin açıklamalar, uygulamada dikkat edilecek hususlar, uygulayıcıların yapması gerekenler, programın farklı boyutlarına ilişkin açıklamaları bulabilmek mümkün değil. Konu listesi sıralamayı program olarak isimlendirmek geçmişte yapılan yanlışlıklardandı bir ara bu uygulamaya son verilir gibi olundu ama geçmişteki hatalara yeniden dönüyoruz gibi görünüyor.

Eğitim sistemimizde önemli sorunları tek tek sıralamak mümkün olmakla birlikte uygulamalara ilişkin yanlışlıkları birkaç başlıkta toplamak mümkün olabilir. Yukarıda dile getirilen sorun alanlarından birisi olan yasal düzenlemelere ilişkin uygulamaların genel bir yazı ile değiştirilmesi, geçmişte yapılan uygulamalardan ders çıkarmanın olmaması, eğitim sistemine yönelik değişikliklerin uygulayıcıların görüş ve önerileri dikkate alınmaksızın, sistemi yeterince tanımadan hızla ve reform anlayışı ile yapılması, sistemde var olan boşluklara, sorunlara duyarsız kalınması, yukarıdan aşağıya tek yönlü iletişim kanalının oldukça güçlü olması, yetersiz katılım, yetersiz örgüt/kurum içi etkileşim, sorunlu yönetim anlayışı gibi başlıklar bu yönüyle ele alınabilir.

Bu sorunlu alanlar sistemde güvensizliği, inançsızlığı, kıskançlığı, kamplaşmayı güçlendirirken kurumsal verimliliği de olumsuz etkilemektedir.

Eğitim sisteminde 4+4+4 sistemindeki yasal düzenleme bakanlığın yazısı ile değiştirilmişti. Milli eğitim müdürlükleri yönetici atama yer değiştirme yönetmeliği yürürlüğe girmiş olmasına, yer değiştirme çalışmaları başlanmış olmasına rağmen uygulama son gün bakanlığın yazısı ile durduruldu. Okullardaki rehberlik faaliyetlerine ilişkin uygulamalar yine bakanlığın yazısı ile kaldırılmış, değiştirilmişti. Atama ve yer değiştirme uygulamaları, branş değişiklikleri, yöneticilerin derse girme uygulamaları, yönetici atama uygulamaları, sınava dayalı yönetici seçme ve atama uygulamaları, ilköğretim kurum standartları uygulamaları ve daha birçok konu bu alandaki uygulamalara örnek olarak sunulabilir. Bu durum hukuka dayalı uygulamaların sistem içinde her zaman uygulanacağına ilişkin güçlü bir inancın oluşmasına engel olmakta, yasal düzenleme böyle ama bakalım bakanlık ne yapacak bekleyip görmek gerekiyor anlayışını doğurmaktadır. Böyle bir durumda yazılı kuralların gereğini yapmak yerine günübirlik emirleri bekleme davranışı gelişmektedir.

Eğitim sistemi içindeki değişikliklerin mantığına, gerekçesine, hedefine ilişkin yeterli bilgi paylaşımının olmaması sistem içindeki uygulamaları kağıt üzerinde kalmaya mahkum etmektedir. Programlardaki değişiklik uygulamaları bunun bir örneği olarak ele alınabileceği gibi yasal düzenlemeler de bunun bir başka örneğidir. Programı hazırlayanlar programın mantığını, hedefini, amacını ve sisteme olan katkısına ilişkin herkesin anlayabileceği ayrıntılı açıklamaları yapması gerekir. Yasal düzenlemelerin de benzer şekilde gerekçesi, mantığı, hedefi, amacı ve beklentileri herkesle açık bir şekilde paylaşılması gerekiyor. Yasal düzenleme denilince meclis tarafından yapılan düzenlemeler yanında genelge, yönetmelik, yönerge gibi her tür yasal metni düşünmek gerekiyor. Bu uygulama sistem içinde herkesin işleyişe yönelik bilgi, anlayış ve değerlendirme yapma/yapabilme imkanını sağlayacaktır. Mevcut uygulamada yazılı metinler yöneticilerin kişisel inisiyatifine terkedilmiş durumdadır. Yönetici yazılı metni nasıl anlayıp uygularsa onun kişisel kapasitesine bağlı bir durum ortaya çıkmaktadır. Kurum/örgüt içindeki herkesin gücünün işe koşulması engellenmekte, adeta tek adam yönetimi kurumlara hakim olmaktadır. Dolayısıyla kurum/örgüt içinde çalışan sayısı çok olmakla birlikte sistemin istediği düzeyde ürün ortaya çıkaracak çalışma yapan sayısı aynı oranda olmamaktadır. Sistem büyük oranda rutin, kağıt üzerinde görünecek türde veri üreten, kağıt hazırlayıp dosyalayan kişiler topluluğu haline dönüşmektedir. Üst yönetim, uygulamaları ayrıntılı bir şekilde kontrol edip değerlendirme gücüne sahip olmadığı için her şey kağıt üzerinde kalmaktadır.

Genel başlıklarla ilgili sorunlu alanlara ilişkin ayrıntılı örneklendirmelerin tümünü bir yazının sınırları içinde ele alabilmek mümkün değildir.

Eğitim sistemi içinde değişimin ortaya çıkabilmesi çok daha köklü düzenlemeleri gerektirmektedir. Pansuman tedbir olarak nitelenebilecek düzenlemelerle hele bu tür düzenlemeleri reform olarak pazarlamakla sonuç alıcı değişimlere ulaşabilmek boşuna bir beklentidir.

 

Soru, Görüş ve Eleştirileriniz için…..

Ali Hikmet DEMİR

ahdemir35@gmail.com

  

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 142
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1147
Kayıt tarihi
: 26.09.08
 
 

Öğretmen olarak başladığım meslek hayatıma yönetim ve denetim konusunda aldığım yeni eğitimler so..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster