Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1987
 

Eğitimde değişim için ne yapılmalı?

Eğitim faaliyetinde öğretmen, araç gereç, program, yöntem teknik bilgisi ve kullanımı, fiziki ortam gibi unsurlar karşılıklı etkileşimde bulunmaktadır. Tüm bunların etkileşimi öğrencilerin iyi yetişmesi için gereklidir. Öğrenci okula aile ortamından çıkarak gelir. Bu ortam da öğrencinin okuldaki eğitim öğretim sürecindeki başarısı üzerinde olumlu veya olumsuz etkide bulunur. Öğrenci başarısı üzerinde tüm bu unsurlardan hangisinin daha fazla etkiye sahip olduğunu belirlemek oldukça güç bir iştir. Ancak öğrencinin başarısında bu unsurlardan sadece birisinin etkili olduğunu düşünerek yapılacak bir değerlendirme doğru sonuçlara ulaştırmaz.

Eğitim faaliyetleri içerik itibariyle insan davranışlarına odaklı faaliyetlerdir. Bu nedenle de klasik üretim faaliyeti yapılan kurumsal yapılardaki faaliyetlerden büyük oranda farklılık arz eder. Klasik üretim yapılan birimlerde kullanılan süreçlerdeki girdi, çıktı, ürün gibi faktörler ölçüme dayalı bir takım verilerle kolayca ifadelendirilebilirken insan davranışlarının merkezde yer aldığı eğitim faaliyetlerinde ortaya çıkan nitelikler kolayca ifadelendirilemez. Daha çok dolaylı gözlem ve değerlendirmeler sonucu bir takım sonuçlara ulaşılabilir. Yapılan gözlem ve değerlendirmeler de yine insan unsurundan bağımsız değildir. Yani yapılacak değerlendirmeler kişilere göre farklı şekillerde sonuçlandırılabilir. Bu durum eğitim faaliyetlerine yönelik yapılabilecek olası değerlendirmelerin sağlıklı, sistemli, düzenli, ortak olmasını engeller.

Eğitim faaliyetlerinin içeriğinde var olan insan odaklılık faaliyetlerdeki insan unsurunun etkisini, gücünü ve önemini artırır. Bu nedenle araç gereç, program, yöntem teknik bilgisi, fiziki ortam gibi tüm unsurlar insan gücünün kapasitesine doğrudan bağlıdır. Faaliyete dahil olan insan unsuru kapsamındaki öğeler öğretmen, öğrenci, yönetici, ailedir. Bunlar eğitim öğretim faaliyetlerinde birinci derecede yer almaktadır. Dolayısıyla bu öğeler yapılacak çalışmalarda alınacak sonuçlara doğrudan etki etmektedir. Eğitime dair sonuç alıcı çalışmalar yapmak isteyenler öncelikle bu öğelere etki etmeyi düşünmelidir.

Son yıllarda eğitim sistemimizde yapılan çalışmalara bu yaklaşım çerçevesinde bakınca bu temel unsurlara yönelik düzenlemelerin henüz yapılmadığını, ya da yapılan çalışmaların yüzeysel kaldığını görmekteyiz. Eğitim sistemine yönelik çalışmalar yapanların ortaya koyulan performansa yönelik yaptıkları değerlendirmelere bakılınca ücretsiz kitap dağıtımı, yeni programlara yönelik büyük çaplı değişiklikler, bilgisayar destekli eğitimin yaygınlaştırılması amacıyla bilgi teknolojilerinin okullara daha çok sokulması, bilgi teknolojilerine yönelik imkanların, uygulamaların çoğaltılması çabaları, fiziki ortamların geliştirilmesi, çoğaltılması çabalarla sınırlı kaldığı görülmektedir. Yapılan değerlendirmelerde dile getirilen çabalar eğitimde etkin, can alıcı olan temel öğeler olan insan unsuru yerine ikinci planda önemli olan öğelerle sınırlı kalmaktadır. Bunları küçümsemek gibi bir yaklaşım doğru olmamakla birlikte eğitim öğretim faaliyetlerinde bu yapılanlar büyük oranda insan unsuruna bağlı olarak etkili olabilecek öğelerdir. İnsan unsuruna yönelik etki olmadığı sürece bunlar çok fazla bir anlam taşımamaktadır.

İnsan unsuruna yani eğitimde temel unsur olan öğelere yönelik çalışmalar ise belli araç gereçlerin hazırlanmasıyla, örgüt içi bir takım yasal ve yazılı düzenlemelerin yapılmasıyla bir anda ortaya çıkabilecek, sonuçlanabilecek kadar basit ve kolay değildir. Öncelikle etkin bir düzenlemeye ihtiyaç vardır. Zira örgütsel yapılarda insan davranışlarının yönlendirilmesinde örgütleme en genel, en kaba çerçeveyi oluşturur. Bu düzenleme yapılmaksızın insan davranışlarına yönelik bir değişiklik yapılması oldukça güç hatta imkansızdır. Özellikle de ülkemiz gibi katı bürokratik süreçlerin işletilmesinin gelenekselleştiği, uygulamalardan çok kağıt üzerinde bilginin önemli olduğu bir yapıda düzenleme çalışmaları olmaksızın girişilecek bir yenileşme, değişme çabası kısa sürede karmaşık kurumsal yapılar içinde yok olmaya mahkumdur. Düzenleme, örgütleme çalışmalarının ardından etkin bir bilgilendirme ve eğitim süreci gelmektedir. Milli eğitim bakanlığı eğitim işlerine yönelik bir çok konuda etki ve yetki sahibidir. Bu etki ve yetkiye rağmen devasa bir yapıya sahip olan eğitim sistemi içinde bilgilendirme ve eğitim süreci gerçekten oldukça zor bir iştir. Ancak bu yapılmaksızın da sonuç alıcı bir takım işleri başarabilmek neredeyse imkansızdır. Bilgilendirme ve eğitim sürecinin istendik sonuçlara ulaşabilmesi etkin bir denetim ve değerlendirme sisteminin kurulması ve işletilmesine bağlıdır. Milli eğitim bakanlığı en üst yöneticisinden en alt yöneticisine kadar uzun bir hiyerarşik yapıya sahiptir. Bu yapı içinde etkin bir idari denetim yapılabilmesi mümkün değildir. Sistemin işleyişi konusunda yöneticilerden bağımsız denetim mekanizmalarının kurulup işletilmesi gerekmektedir. Zira yöneticiler biraz da mevcut sistemin zorlamasıyla başında bulundukları kurumların rutin işleri arasında öylesine boğulmuş durumdadır ki bu işlerin dışında gerçek anlamda eğitimin niteliğine etki edebilecek öğelere yönelik hemen hiçbir çalışma yapmamakta/yapamamaktadırlar. Bu nedenle sadece yönetsel birimlerin başındaki kişilere dayanan bir denetim ve değerlendirme sistemi yarardan çok zarar getirmekte, denetim faaliyetini işlevsiz bırakmaktadır. Atılacak bir sonraki adım iyileştirme, geliştirme ve gerekirse yeniden düzenleme sürecinin işletilmesidir. Bu adım bir bakıma baştan sona kadar yapılan çalışmaların ne derece sonuç verici olduğunu gösterir ve karar alıcılara gidilmesi gereken yol konusunda rehberlik de yapmış olur. Ancak bu çalışmaların sadece eğitim faaliyetlerinin en alt birimleri olan okullarla sınırlı kalmaması gerekiyor. Okullar eğitim faaliyetlerinde bir basamaktır. Okulların bağlı olduğu diğer üst birimler taşra ve merkez teşkilatının tüm birimleri bu çerçevenin içinde düşünülmesi gerekmektedir.

Eğitim sistemine yönelik olarak yapılması gereken iyileştirici ve geliştirici çalışmalar uzun süreli, karmaşık, sistemli, koordineli ve ekip çalışmasını gerektiren süreçleri içermektedir. Bu süreçlerin işletilmesi öncelikle en üst düzeyde iradenin olması yanında gerçek bir yönetişim anlayışının varlığına ve uygulanmasına bağlıdır.

Soru, görüş ve önerileriniz için…

Ali Hikmet DEMİR

ahdiron4@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eğitimde yanşış olan nedir, nasıl bir eğitim istiyoruz? Bir kere bu soruların cevabını önümüze koymalıyız. Ama, Türkiye Cumhuriyetinin temel niteliklerinin yerinden oynatıldığı, Atatürk'ün çizdiği "çağdaş uygarlık" doğrultusunun fütursuzca sorgulandığı ortamda bunları konuşmak anlamsızdır. Biz, çocuklarımızın çağdaş anlamda yurttaşlar olarak eğitilmesini istemiyoruz ki!

Tamer KAPLAN 
 14.10.2008 6:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 145
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1183
Kayıt tarihi
: 26.09.08
 
 

Öğretmen olarak başladığım meslek hayatıma yönetim ve denetim konusunda aldığım yeni eğitimler sonr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster