Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '12

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
73
 

Eğitimin aksaklıklarına çözümler

Bu kadar eğitim sorunu varken, yetkili olanların açıklamaları bunlara çözmeye dönük olmaktan çok herkesimi adeta dışlayan ve farklı atmosferlere doğru öteleyen duruma dönüşmektedir. Milli Eğitim Bakanın açıklamaları ve eylemleri, adeta öğretmenlik mesleğini tahkir etmekte, dışlamakta ve sanki yanlışlıklarla doklu bir alan olarak gözükmektedir. Bunun bu değerlendirmelerine Başbakan’ın da çok doğru ifadelermiş gibi katılması, bir bütün gibi değerlendirmesi, insanımızı özellikle öğretmenleri ötekileştirmeye matuf durumlar oluşturmaktadır. Bir düzeltme beklerken ortalığı daha beraber ve içinden çıkılamayacak duruma getirmektedir.

Öğretmen atamalarının daha sağlıklı ve düzenli yapılması gerekmektedir. Sorunlarla bu tür bir ortama sürüklemek abestir. Eğitimin lokomotifi olan sınıf öğretmenliği pasifleştirici son eyleme olaya verilen önemi göstermektedir. Kırk bin alımın içinde üçyüz kırk kişi sınıf öğretmeni olarak alınmaktadır. Birinci sınıfların kontenjanı 80 kişilik sınıflarla eğitim yapılacağı şeklindeki açıklamalarla olayın vahimleştirildiğinden herhalde haberleri yoktur. Eğitimin sorunlarını halledeceklerini söylemelerine rağmen yeni sorunlar ortaya çıkarmaları işin başka bir yönünü göstermektedir. Yine sorunları öğretmen olanlara çözdürmeleri ve onları dinlemeleri gerekir sorunun çözümünü şirketler, işletmeler gibi işletme, kamu yönetimi personelini dinleyerek çözmeye çalışmaları işi çözümsüzlüğe götürmektedir.

Öğretmenlerin çalışma saatleri, eğitimleri, eksiklikleri, işin hantallığı artılar ve eksilerle birlikte düşünülmelidir. Bölgeler arası farklılıklarda sağlıklı puantaj ve ücretlerde farklılıklar getirerek çözüm yoluna ve norma fazlalığı veya eksikliğini giderebilirler. İstanbul, Yalova, Adana vb yerler ile Hakkari, Şırnak, Şanlıurfa, Diyarbakır arasında fark olmaz ve aynı ücret ödenirse, işte fırsatını bulanlar başka taraflara kaymaya çalışırlar. Sağlıktaki veya teşviklerin ödenmesindeki bölge statüsüne, öğretmenleri ve eğitimi aldıklarında kendiliğinden sorunlar çözülür. Feragat ve fedakarlık sözkonusu olunca öğretmen bunun yapmalıdır derken ücret veya maaşlar sözkonusu olunca öğretmen on beş saat çalışmaktadır, diğer memur otuz saat şeklindeki değerlendirmelerle işin vahameti artırılmış olmaktadır. Hele Başbakan’ın tayinler hususunda öğretmenini evinin yanına mı okul yaptıralım şeklinde değerlendirme akılcı çözüm yolunu göstermemektedir.

Ustalık döneminde çözüm yolları evrensel olduğu gibi bütün kesimleri kuşatıcı olmalıdır. Tevhidi tedrisatı kökleştirmeye çalışırken farklı eğitim modelleri öne çıkarılamaz. Her alanda sorunlar devasa boyutta çoğalmaktadır. Bütün kesimlerin dinlenmesi sonucu çözümlere gidilmesi gerekmektedir. Okula başlama yaşını buçuklu tartışmalara hapsedip, bütün kesimlerin o alanda tartışıp, başka alanlardaki eksiklikleri görmelerine engel olmak çözümsüzlükleri artırır.

Eş atamalarında, üst düzey yöneticinin eşlerini ayrı değerlendirip, öğretmenleri ve diğer memurları farklı duruma getirmek, eşitlik ilkesine ve adalet duygusuna yakışmamaktadır. Eşleri en uygun seçenekte birleştirip kaos ortamını ortadan kaldırmak daha akıllıca bir yaklaşım olur. İşin çözümünü genel olarak ele almak yerine bireysel ve lokal olarak ele alıp, tarafların memnuniyeti ile yaklaşıldığında başarı daha iyi yakalanmış olur.

4+4+4’i bazı sığ düşünceler yüzünden, taraflardan bazılarının zarar göreceği bir atmosferde dolaştırmak, bu sistemi beğenen insanların bile şüphe yaklaşmasına, İmam Hatip olayını çözerken yeni sorunların ortaya çıkmasını sağlamış olur. En akılcı tartışmalar, önyargılardan uzak değerlendirmelerle olayın çözülmesi ulusal barışın sağlanmasına zemin hazırlar. Küçük olumsuzluklar bir araya geldikçe büyük olumsuzluklar ve yaraların oluşmasına, hoşnutsuzlukların büyümesine zemin hazırlar.

 Her alanda olduğu gibi eğitim alanında kemikleşmiş olan sorunların çözümü için önyargılardan uzak durulması, devletin de geçmişte yapılan yanlışlıkları kabul edip buna çözüme açık olmalıdır. Görmezden gelinen sorunlar çözümsüzlüklere yenik düşecek bir pozisyona getirilmemelidir. Eğitim alanında öğretmen, öğrenci, okul, kurumlar, veli veya aile kaynaklı bütün sorunlar tam anlamıyla teşhis edilmeli ve ona göre gerekli çözüm sağlanmalıdır. Gelecekte daha sağlıklı bir eğitim oluşabilmesi, kendini dev aynasında görülen yanlışlıklara son verilmelidir. Sistemden kaynaklanan, anayasadan ortadan kaynaklanan yanlışlardan vazgeçilmelidir. Bir zamanlar türbanlı öğrencilere karşı düşmanca tavırlardan dolayı bu kızların bir kısmı okulu bırakmış, bir kısmı da yurt dışına gidip oralarda okumuşlardır. Bu yaklaşım ile insanını dışlayan, onları zihniyet ve fikirlerine göre yargılayıp dışlayan bir yaklaşım ile eğitimin sağlıklı yapıldığı söylenemez. Hatta onlardan bir kısmını düşüncelerinden dolayı, teröre varmayan eylemlerinden kaynaklanan gerekçelerle tutuklamalar ve mahkumiyetler bile olmaktadır.

            Toplumsal sorunlardan kaynaklanan yanlışlıklarla ilerleme gerçekleştirilememektedir. Halkın refah seviyesini artırıcı pozisyonlar sergilenememektedir. Değişime var olan insanlar olduklarını belirten siyasiler hala değişimin nereden ve nasıl olduğunu belirtememekteler. Eğitimin sorunlarının varlığı söylenmesine rağmen önyargılarla dolu bir şeklicilikle zorlanan bir sistem uygulanmaktadır. İnsanların zihinlerine prangalar vurulup tek tip insan yetiştirilmeye çalışmaktadır.

            Türkçe bilmeyen Kürt çocuklarına zorlayarak Türkçe öğretilmeye çalışılmalıdır. Halbuki oralara Kürtçe bile oranın halkından öğretmenler atanarak, hem öğretmenlerin başka yerlere göç etmesine engel olunmuş olunur hem de birbirlerini anlayan insanlar eğitimi daha sağlıklı ve severek yapmış olurlar.

            Kürtçe düşünen insanlara zorla Türkçe düşünmeye sevketmek, onların hayallerine, zihinlerine müdahale eğitimi gerçekleştirmek kültürel emperyalizm değil midir? Halkını anlayan, onların sorunlarına eğilen, kendisinin refah ve mutluluğu için politikalar üreten ve uygulayan yönetim anlayışları halkları ile barışık olurlar ve herkesi kucaklamış olurlar.  14.09.2012

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1210
Kayıt tarihi
: 17.08.12
 
 

Türkiye meselelerine duyarlı, çeşitli alanlarda yazan ve araştırmayı seven bir eğitimci...T ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster