Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '15

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
89
 

Eğitimin Asli Unsurlarına yönelmek

Eğitimin Asli Unsurlarına yönelmek
 

Eğitim sistemi bireylere bilgi, beceri, tutum, değer ve potansiyelini kullanma yeteneği kazandırmak amacıyla yapılandırılır. Bu amaçların gerçekleştirilmesi için okullar kurulur, personel atanır, araç-gereç ve her türlü materyal hazırlanır. Sistemin işleyişi için ihtiyaç duyulan her tür insan ve madde kaynaklarını sunduktan sonra da süreci gözler ve değerlendirir. Yaşanan sorunların nedenlerini sorgular ve gerekli düzeltmeleri yapar. Burada tanımlamaya çalıştığımız sistem teorik olarak bilimsel bir işleyiş sürecine sahip olan bir sistemdir. 
 
Teorik olarak tanımlanan bu sistemin hayata geçmesi için yasal ve kurumsal bir örgütlenmenin ortaya çıkması, uygulayıcıların kendileri için tanımlanmış görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerekir. 
 
Teorik düzeyde ele alınan eğitim sistemi daha çok kağıt üzerindeki görünümü ortaya koyar. Kağıt üzerindeki görünümle gerçeklik arasındaki fark arttıkça sistemin işleyiş düzeninde sorunlar da gittikçe artar. 
 
Eğitim sistemi kuruluş aşamasından sonra işleyiş aşamasında yapılması gereken çalışmaların herkes tarafından aynı şekilde anlaşılması sistemin işleyişindeki bütünlüğün sağlanabilmesi açısından oldukça önemlidir. Sistemin işleyişinde uygulanacak politika, kural ve prosedürlerin sistemin içinde bulunan herkes tarafından aynı şekilde anlaşılması sistemin işleyişinde görev alan kişiler açısından yani insan gücü unsuru açısından önemlidir. Çünkü sistemleri harekete geçirenler insan unsurudur. İnsan unsuru sistem içindeki insan ilişkilerinin nitelikli olmasını gerektirir. Sistem içinde görev alan kişiler arasında tanımlanmış görev ve sorumlulukların yerine getirilmesi yönetim birimleri aracılığı ile gerçekleştirilir. 
 
Sistemi oluşturan her bir parça için aynı uygulamaların hayata geçirilebileceği ön kabulü teorik olarak doğru gibi görünse de her bir parçanın içinde bulunduğu çevreden yalıtılabileceğini düşünmek gerçeklerle uyuşmaz.
 
Eğitim sisteminin parçaları olarak mevzuat hükümleri açısından bakıldığında merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatı ana başlığı altında gruplandığı görülmektedir. Merkez teşkilatı olarak bakanlık merkez teşkilatı, taşra teşkilatı olarak il/ilçe milli eğitim müdürlükleri, yurt dışı teşkilatı olarak da temsilcilik düzeyindeki birimlerin kast edildiği anlaşılmaktadır. Bu birimlere bakıldığında daha çok idari düzeydeki görev ve sorumlulukları yürütmeye yönelik işlevleri yüklendikleri görülmektedir. İdari düzeydeki görev ve sorumluluklar eğitim sisteminin asli unsurlarından değildir. Asli unsur sistemin var oluş amacı olarak tanımlanan bireye yönelik kazanımları edindiren işlevlerdir. Bunlar öğretmenler aracılığı ile okullarda ve diğer kurumlarda yerine getirilir. Asli unsur niteliğindeki işlevler bakanlık merkez teşkilatına bağlı birimler aracılığı ile planlanmakta, yönetilmekte ve değerlendirilmekte gibi görünmektedir. Merkez teşkilatındaki bu yapılanma aynen il/ilçe düzeyi olarak tanımlanan taşraya da yansımaktadır. Ancak merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatındaki yapılanmanın doğrudan eğitim sisteminin asli unsuruyla ilişkisi bulunmamaktadır.
 
Eğitim sisteminin asli unsuru durumundaki faaliyetler, işlevler okullar ve diğer kurumlarda yerine getirilirken mevzuat uygulamalarından çok eğitim bilim ilkelerine uygun olarak davranmayı gerektirmektedir. Eğitim sisteminde merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatında yer alan birimlerin işleyiş sürecine bakıldığında bu birimlerin daha çok mevzuat boyutundaki düzenlemeleri yapmakla uğraştığı görülmektedir. 
 
Eğitimin asli unsuru olarak tanımlanan faaliyetler öğrenme, öğretme, ölçme ve değerlendirme gibi faaliyetlerdir. Bu faaliyetler eğitim öğretim sürecinde yönlendirilmesi, işlenmesi, şekillendirilmesi gereken bireye yöneliktir. Bu işlevler istendik düzeyde ve şekilde yerine getirildiğinde eğitimin bireye ve topluma yönelik işlevleri yerine getirilmiş olur. Bu yönüyle eğitim sistemimizin işleyiş süreçlerine bakıldığında önemli eksiklik ve sorunların varlığı ile karşı karşıya gelindiği görülecektir. 
 
Eğitim sistemi denilince yaşanan sorunlar, çözüm yolu aranan sorun alanları, geleceğe yönelik çizilmek istenen yol haritaları konusunda değerlendirme yapıldığında üst öğrenim kademelerine geçiş sistemine yönelik arayışlar, personel atama ve yer değiştirme sistemi, eğitim sisteminin süresi, yönetici atama ve seçme sistemi, kademeler arası geçiş sistemi, eğitimin süresi gibi konular etrafında dolaşıldığı görülecektir.
 
Eğitim sistemi gerçek işlevine dönebilmesi için çalışma alanındaki iş yükünün çoğunluğunu asli işlevlere yöneltmesi gerekmektedir. Eğitim sisteminde örgütsel yapıların kurulması, okulların kurulması ve işletilmesi, personel atanması ve araç gereç temini veya mevzuat düzenlemelerini yapma düzeyinde eksiklikler bulunmakla birlikte büyük oranda sorunların çözülmeye çalışıldığı söylenebilir. Ancak eğitimin asli işlevleriyle ilgili çalışmaların gerektiği gibi yönlendirilebildiği, yönetilebildiğine dair elle tutulur bir çalışma yapılamadığı görülmektedir. Okullarda eğitim öğretim faaliyetleri öğretmenlerin kişisel anlayışlarına terk edilmiş gibi bir durumun var olduğu iddiası boş bir iddia değildir. Eğitim sistemi sadece öğretmene bırakılamayacak kadar önemli çalışmaların yapılmasını gerektirmektedir. Bu ise okul ve kurumlarda yapılan uygulamaların çok daha yakından gözlenmesi, değerlendirilmesi ve analiz edilmesini gerektirmektedir.
 
Ali Hikmet DEMİR
 
ahdemir35@gmail.com
 
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 141
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1115
Kayıt tarihi
: 26.09.08
 
 

Öğretmen olarak başladığım meslek hayatıma yönetim ve denetim konusunda aldığım yeni eğitimler so..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster