Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '13

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
561
 

Eğitimin zorunlu olması özgürlük ve yaşam hakkını kısıtlayan bir unsur olabilir

Eğitimin zorunlu olması özgürlük ve yaşam hakkını kısıtlayan bir unsur olabilir
 

Zorunlu eğitime tabi tuttuğumuz ilköğretim öğrencilerini bir an için yaşları küçük kendileri büyük olarak kabul edelim. Onları zorla (kendileri ben bunu istiyorum demedikten sonra istediklerine emin olamayız. Kaldı ki itiraz edebilecek yaşta da değiller) kollarından tutup senelerce (8 yıl) okula götürmemize ne derlerdi acaba. Bir şeyin doğru olması onu bize zorla yaptırma hakkını vermez.

Küçük olmalarından da yararlanarak anne baba, toplum, devlet biz büyükler çocuklara bu anlamda zulmediyor olabiliriz. El kadar çocukların itiraz etmeyi bilmemeleri, bilseler de itiraz edememeleri, okula gitmenin hayatın bir gereği olduğunu sanarak istiyormuş gibi çantalarını sırtına yüklenmeleri ama aslında belki gönüllerinde farklı şeylerin olabileceği düşünülmeli.

Büyükler her şeyi daha iyi bilirler (valla ben emin değilim)Ayrıca 06 yaş çocuklara sorumluluğun başlaması için çok erken. Ağzı süt kokan çocuğa “yeter büyüdüğün artık hayatı öğreneceksin” demek pek doğru gelmiyor.

Ağaç yaşken eğilirmiş. Ağacın duyguları, hayalleri mi var? Ağaçlar misket oynamaz, balon şişirmez. Eğitimcilerimiz çocuk büyütmüyor, doğma büyüme asker yetiştiriyorlar

Ya bir de ne yapmak istediklerini (çocuk bile olsa) insanların kendisine bıraksanız. Çocuklarımız beyni ipotekli, yüreği kısıtlı, cesaretsiz, girişimci ruhtan uzak, kendisi bir şey bulamayan/yaratamayan, bizim doğrularımıza mahkûm, zorla iterek bir yerlere götürdüğümüz insanlar olarak yetişiyor.

Bir şey zorunlu olabilir mi ya!”Sayın Korkut, sizin eğitim sisteminizde de 06–16 yaş arası 10 yıllık zorunlu temel eğitim yok mu?” Eğitim zorunlu ama içerik zorunlu değil. Artı müfredatın %70’i çocuğun istediği şeylerden oluşuyor. Biz çocuğa (eğitim dönemi/okul çağları) denilen bir hayat vermiyoruz; zaten var olan kendi hayatını yaşamasına yardımcı oluyoruz. Sen şunu yapacak, bunu yapacaksın diyorsun. Yapmadığı zaman cezalandırıyorsun. Çocuk korkudan yapıyor. Böyle şey olur mu?

“Çocuk bu, ne istediğini bilmez; bu nedenle denileni yapar” mantığıyla hareket edersek ne istediğini bilmeyenlere de çocuklar gibi davranmalıyız. Çocuk beyni özgür gelişmek zorunda; bizim talimatlarımızla gelişemez. Eğitimde süreç zorunlu olabilir; çünkü herkesi keyfine bırakırsan kimse okumaz öğrenmez. Ancak verilen/ya da alınan eğitimin içeriği zorunlu olamaz. Çocuk için öğrenmesi mutlaka gerekli olan ana konular dışında bütün öğrenim argümanları çocukların istekleri doğrultusunda hazırlanmalıdır.

Çocuğun hayata hazırlanmaya 6 yaşında başlaması erken olabilir. Ve 16 yaşının altında çocuklara verilen eğitimin yükü sanki bu kadar ağır olmamalıdır. Çocuklara sorumluluk yükleme işini biraz geciktirebiliriz. Bence ilk 16 yılı hayatın bir ödülü olarak çocuklara vermeliyiz. Zorla (disiplinle, sorumluluk altına alarak) herkese her şeyi yaptırabilirsiniz; ama bu, özellikle çocuklar için hiç doğru olmaz. Çocuklar ağaçlar gibi büyümelidir.

Birgül YILMAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kerim Kardeşim, zorunlu Eğitim diye tutturuncaya kadar önce eğitimdeki çarpıklıklar düzeltilsin.Selamlar, sağlık ve mutluluklar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 23.08.2013 15:36
Cevap :
Sağ olasın Nahide hanım.  24.08.2013 20:26
 

Eğitim bir zihniyete göre değil,ulusal ve evrensel boyutta ele alınırsa,sanırım o zaman çok cazip hale getirilmiş olacağından zorlama duygusu da ortadan kalkmış olacaktır. Elinize sağlık,çok önemli bir konu aslında...Düşüncelerinizi destekliyorum.Selamlar..

Abbas Oğuz 
 22.08.2013 15:28
Cevap :
İnsanların bu özlü yorumları okumaları lazım.  24.08.2013 20:57
 

yazdıklarınız ilk bakışta doğru gibi görünüyor ama o yaştaki çocukların aileleri tarafından sigortasız, üç otuz parayla çalıştırılmaları daha büyük zulüm olur. ya da boş boş durup, haylazlık etmeleri ve bir şey yapmamaları hayatlarının temeli olan çocukluk ve ilk gençliklerinin boşa harcanması demektir. çocuk ve gençlere eğitim verilsin ama ezbere dayanan ve yeteneklerini köreltici değil gerçekten öğretici ve yeteneklerini geliştirici eğitim verilmeli. şu anki hayat şartları bunu gerektiriyor çünkü.

baki kılınç 
 21.08.2013 16:03
Cevap :
Farklı bir bakış açısı sizinki...  22.08.2013 20:03
 

Kıymetli korkusuz Kerim: Çocuklar ağaç gibi büyüsün,ne dalları,ne yaprakları,ne tomurcukları vede ne meyveleri olsun.Kavak ağacı gibi büyüsün,gölgeleri dahi olmasın. Siyasetçiler onları rahatça kandırsın.Elbette çocuklar bebek yaşta okula gitmesin ama Türkiye şartlarına uygun yaşta okula giderken de okulun bağbanı ve bahçıvanı onları bin bir renkli çiçekler gibi,meyveli,bol yapraklı,gölgeli ağaçlar gibi büyütsün.Selam ve saygılar korkusuz. Gönderdiğim yorumlar hala kapalı perde arkasında saklı duruyor.Sen onları nezarette tutuyorsun,bundan böyle senin adın nezaretçi zaptiye olsun..

Mehmet Burakgazi 
 21.08.2013 14:43
Cevap :
Yorumlarını tek tek okuyorum, ilgileniyor cevaplıyorum.Bir yanlışlık olmalı.  24.08.2013 20:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 4909
Toplam yorum
: 13027
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 670
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster