Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '09

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
993
 

Eğlenirken öğrenmek…

Offf! Yarın okula hiç gitmek istemiyorum. Çok sıkıcı dersler var. Nasıl vakit geçecek bilemiyorum. Allahtan, 2 saat ……dersi var. O da olmasa sıkıntıdan patlayacağız. “ benzeri sözleri akşamdan okula giden çocuklarımızın ağzından sık sık duyarız. Dersler arasındaki farklılıkları sıkıcı ya da neşeli diye içtenlikle açıklamaları çok doğal. Çünkü onlar da öğretmenlerini - kendi kriterlerine göre - değerlendirmektedir bir müfettiş gibi…

Dışarıda yemek için nasıl ailece A lokantasını diğerlerine tercih ediyorsak, bu da onun gibi bir şey. Çünkü oranın aşçısı mükemmel, servisi süper, yemekleri de çok nefis ayrıca çok da hesaplı gibi kriterlerimiz yok mu? Var.

Öğrencilerimizin öğretmenlerini değerlendirirken, sadece alan bilgilerine bakarak karar verdiklerini düşünmek yanlış olur. Yaşları gereği onlara, ilginç menüler sunmak, onları sıkmadan derste canlı tutmak, onların derse katılımını sağlamakla mümkün olur. Bu da “Öğrenci Merkezli Öğretim” ile sağlanır. Öğrenci merkezli öğretim ise, kısaca :

Öğrenmeyi öğretmektir.

Araştırmacı, sorgulayıcı öğrenmedir.

Öğrencinin teknolojiyi kullanmasıdır.

Ekip çalışması yapmaktır.

Bilgiyi yaratıcı kullanmaktır.

Yaşam boyu öğrenmedir.

Öğrenciler açısından dersin nasıl geçtiğinin farkına varılmaması, “Aaa ! zil çalmış, ”dedirtmek için, öğretmenlerimizin, Dr .Robert Swerdlov’un dediği gibi; konularını öğrencilerine aktarmak için, sınıfta ders anında “Profesyonel bir aktör ve satıcı “olduklarını hatırdan çıkarmamaları gerekir. Hiç unutmuyorum, 30 yıl sonra –geçmişteki derslerimizden bahsederken- bir öğrencim, attığı e-mailinde, “Biz İngilizce derslerini “eğlenirken öğrendik” demişti. Yaptığım iş çok basitti. Kendimi onların yerine koyarak dersi onlarla birlikte işlemiştim.

Öğretmenlerimiz için, özetle ifade edecek olursak, “Öğrenci Merkezli Öğretimin Temel Ölçütleri”ni şöyle sıralayabiliriz.

Bütün öğrenciler öğrenmeye karşı isteklidir.

Bütün zekâlar geliştirilebilir özelliktedir.

Öğretmenler tüm öğrencilerin öğrenmesi için gerekli koşulları sağlar.

Öğretmen uygun yaklaşımla her öğrenciyi yönlendirir.

Öğretmenler farklı yöntemleri farklı hızlarla kullanır.

Öğrenme bireyin kendi anlamasını yapılandırdığında anlamlıdır.

Öğrenciler ekip çalışmasını öğrenmiştir.

Öğrenme bireyin kendi anlamasını yapılandırdığında anlamlıdır.

Öğrenciler ekip çalışmasını öğrenmiştir.

Bir gazinoda çalışan ses sanatçısını dinlemek için giden müşteri sayısının artması o ses sanatçısın –müşterileri ile iletişim kurarak - kendini kabul ettirmesi ile mümkündür. “Öğretmen ve öğrencinin ortak yaşantısı öğrenme ortamıdır.” Sınıfta da öğretmen – uygun metot, yöntem ve teknikler ile, konulara uygun ders araç-gereçlerini kullanarak - önce kendisini- sonra da dersini sevdirebilirse, bir başka ifade ile “ders anında öğrencileri ile aynı frekansta” ise, öğrencileri tarafından yıllar geçse de hatırlanacaktır.

Öğrendiklerimizi, % 1’i “tatma”, % 2’si “dokunma”, %4’ü “koklama”, %10’u “duyma”, % 83’ü “görme” duyusu ile kazanırız. O nedenle derslerimizde başarı çıtasını yükseltmek istiyorsak, öncelikle göze hitap etmeyi unutmamalıyız.

Yabancı dil sınıf ortamında en verimli çalışma, grup çalışmasıdır. Nasıl yapılacağına gelince, aşağıdaki sıra izlenmelidir. Grup Çalışmalarında :

1- Gruplar hazırlanır.

2- Gruplar sıra sayıları ile yeniden oluşturulur.

3- Faaliyetin seçimi dikkatle yapılır.

4- Yabancı dili kullanımı için cesaret verilir.

5- Faaliyet dikkatle sunulur.

6. Önemli olmadıkça, grup çalışmasına karışılmaz.

7- Hatalar düzeltilmez, sadece not alınır.

8- Uygun bir anda çalışma durdurulur.

9- Gruplar çalışmalarını sınıfa aktarırlar.

10- Öğretmen öğrencileri değerlendirir.

Bilimsel olarak ispatlanmış olan ve unutulmaması gereken çok önemli bir husus da, “akılda kalan öğrenmeler”in % 10’unun “okuma”, % 20’sinin “duyma”, % 30’unun “görme” , % 50’sinin “duyma ve görme”, % 70’inin “söyleme” ve % 90’ının “yapma” ile sağlandığıdır.

“En iyi metot nedir?” diye sorarsanız, işte yanıtım.

“Duyarsam unuturum, görürsem hatırlarım, yaparsam öğrenirim

Yabancı Dil derslerinde, öğrencilere –cesaretlendirerek- öğrendiklerini uygulama şansı verilmeli, bunun için de “öğrenci – öğrenci” çalışması dediğimiz “ikili” ya da “grup çalışması” yapılması en doğru olanıdır. “Öğretmen-öğrenci” ikili çalışmalarında - öğretmenin elinde not defteri olduğu için – öğrenci hata yapma korkusu ile öğretmeniyle tam iletişim kuramaz. Ama arkadaşları ile aynı şartlarda olduğu için daha rahat iletişim kurabilir. Grup çalışmalarının nasıl yapılması için aşağıdaki yol izlenmelidir. Grup Çalışmalarında :

1- Gruplar hazırlanır.

2- Gruplar sıra sayıları ile yeniden oluşturulur.

3- Faaliyetin seçimi dikkatle yapılır.

4- Yabancı dili kullanımı için cesaret verilir.

5- Faaliyet dikkatle sunulur.

6. Önemli olmadıkça, grup çalışmasına karışılmaz.

7- Hatalar düzeltilmez, sadece not alınır.

8- Uygun bir anda çalışma durdurulur.

9- Gruplar çalışmalarını sınıfa aktarırlar.

10- Öğretmen öğrencileri değerlendirir.

Sonuç olarak;

Öğretmen öğrencilerine “Eğlenirken Öğreniyoruzdedirtmek isterse, yukarıdaki açıklamalarımız doğrultusunda, “ The Diamond Shape Lesson” (Elmas Biçimli Ders) denilen ders planı ile “ hazırlıklı olarak” dersine girmelidir.

Altıgen şeklinde olan bu ders planında, öğretmen dersin başında ve sonunda rol alır. Planın orta kısmında, dersin % 60’ında öğrenciler rol alır. Öğretmen öğrencilerine konu hakkında ip uçları vererek derse başlar, dersin ilk %20’sinde kendisi konuyu anlatır, % 60’ında yukarıda açıkladığımız İkili ya da grup çalışmalarını yaptırır, kalan % 20’lik sürede de konunun anlaşılıp anlaşılmadığını değerlendirerek, evde yapılmak üzere konu ile ilgili alıştırmalarını verir.

Öğretmenlerimizin sabırla, öğrencilerini severek öğretim yapmaları dileğimle…

Ali İhsan ÖZÇAKIR

MEB. Bakanlık Başmüfettişi (E)

e-mail: aliihsanozcakir@hotmail.com

Web.Sitesi: aliihsanozcakir.googlepages.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 75
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4811
Kayıt tarihi
: 07.04.09
 
 

50 yıllık eğitimciyim. İngilizce öğretmenliği ve Bakanlık müfettişliği yaptım. Bunca yıllık eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster