Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ocak '18

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
136
 

Ego, Tavır ve İnsan

Ego, Tavır ve İnsan
 

İnsanlar sorunlu varlıklardır. Belirli yaşlarda kendimizden dolayı veya istemdışı bir takım problemler yaşayabiliyor, çıkmazlarda olabiliyoruz. Bu kimine göre saçma, kimine göre önemlidir. Çünkü dönemsel sorunlar kendinizle özeleştiri yapmanızı sağlar. Silkelenirseniz ve bir sonraki dönemsel problemlere hazırlıklı olursunuz. Bu da yeni çıkacak, oluşacak problemleri ortadan kaldırmanızı sağlar.
 
Bunu neden anlatıyorum? İnsanların sorunları var, evet. Fakat izlenimim şu ki; hemen hemen herkes kendi sorununu bir başkasının sorunuyla yarıştırır durumda yaşıyor. İnsan kendi sorununu çözemezken, diğerinin sorunlarına bilgelik taslıyor. Aslında kendine söyleyemediklerini size söylemeye kalkıyor. Eğer size söylediğinde rahatsız olmaz ise, bu defa size söylediklerini kendi sorununda uygulayabileceğini sağlamış oluyor. Yani sizin sorununuz bir deney olurken, kendi sorunu daha değerli kalıyor ve daha değeri bir sonuca ulaşıyor. 
 
Ömrüm boyunca bundan rahatsızlık duydum. Kendi sorununu çözemeyenin başkasının sorununu çözebilen bir varlık gibi görünmesi benim şevkimi ve inancımı kırıyor. Konuşmalar ve sohbetler gerçekçi olmuyor. Kendi söküğünü dikemeyen terzi, ne cesaretle bana ceket dikmeye kalkıyor, anlayamıyorum. Anlatımları böyle olunca zayıf kalmaya başlıyor. Bunun gibi saçma sapan diyaloglardan rahatsızlık duydum her zaman. "Akıl yaşta değil, baştadır" atasözüne ne kadar inanmadığımızı gözlemliyorum.
 
Toplum olarak bir yafta yapıştırmak derdindeyiz. Özeleştiri yapmıyoruz. Kendi kusurlarımızı görmek yerine başkalarıyla uğraşıyoruz ve kendimizi gizliyoruz. İnsanoğlu böyle. Hani "Ham Meyvayı Kopardılar dalından, beni ayırdılar nazlı yarimden" türküsüne benzetirim bunu. Ham meyva koparılıyor dalından ama ayrıldığın nazlı yarinden önce o meyva ağacına ne oldu? Bunu soran yok.
 
Tabiki, insanlar sorunlu. Psikolojik sorunlar fazla. Bulunmaz hint kumaşı olmaya gerek yok. 2 yıl sonra o kumaşın da yenisi çıkacak! Çocuklarımız büyükecek. Biz model olarak öyle böyle eskiyeceğiz. Ne sürüm güncellemesi, ne de format yetecek. Hatamızla, errorlarımızla kalacağız. Şimdi aklımız yetiyorken, çalışıyorken, hatalarımızı, egomuzu indirgemek varken, bunu gecikeceğimiz bir döneme bırakmamak gerekir. Çok konuşmak, karşı tarafa fırsat vermemektir. Hepimiz iyi olmalıyız. Eşit davranmalıyız. Kusuru başkasında aramadan önce, ben de kusurluyum diyebilmeliyiz. Ne tecrübesi? Her yaşın uzunluğu bir yıldır. Tecrübeler zamanla zaman aşımına uğramıyor mu? Elbette birbirinizi dinleyip doğruları ve yanlışları ayıklayacağız. Ama bu tercih ihtiyaç duyanındır. Tecrübelerden çok insanı dinleyen insanlar gerekiyor. Bu eksiği giderebilirsek dünya daha güzel bir yer olacak. Bundan eminim. Sadece konuşan, aydın geçinenler bilmelidirler ki dünya konuşanların olduğu kadar, konuşmayanların da dünyası. 
 
Hayat tecrübeye ve başarıya bakmıyor. Hayat bir anlık yanlış yapmanızı bekliyor. Ayağı bacağı bir kaptırırsanız asıl yumruk işte o zaman atılmış olacak suratımıza. Hayat böyleyken, insanın insana ego gösterisi yapması, bilge davranması kaba gürültüden başka bir şey değil. Hayvanlar hala koklaşa koklaşa anlaşıyor. İnsanlar konuşa konuşa anlaşmayı öğrenemedi. Biz iyisi mi eşit olmayı öğrenelim. 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 146
Kayıt tarihi
: 05.03.14
 
 

Konservatuar Mezunu ve Bilgisayar Mühendisiyim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster