Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ağustos '13

 
Kategori
Futbol
 

Ehveni şer

İki takım taraftarı için de sıkıcılıkla eziyet arasında bir yerlerde seyreden bir doksan dakika oldu.  Maç keyif vermekten o derece uzaktı ki normal sürede eşitliğin bozulmayıp ilave yarım saate geçilmesi muhtemelen taraftarlar arasında homurdanmalara neden oldu.

Erken derbi gösterdi ki Galatasaray hazır değil, Fenerbahçe hiç hazır değil.

Sarı kırmızılılarda Melo, Sneijder, Drogba, Selçuk gibi anahtar oyuncularda sezon öncesine bağlı olarak bir istenen seviyede olmama durumu var;  başka deyişle de uygulama sorunları.

Fatih Terin Amrabat’ı ilk on bire koyarken muhtemelen kendisinden daha iyi bir performans bekliyordu. Gökhan Zan beklendiği gibi vasat, Hamit de artık şaşırtıcı olmamaya başlayan bir şekilde kayıptı. Fakat Terim’in takımı en azından sahada ne yapmak istediğinin bilincinde ve yeterince uygulanamasa da bir plan üzerineydi.

Rakibin kendilerini zorlayacak güçten uzak olması Galatasaray’daki eksiklikler için bir örtü oldu ancak özellikle maçın son anlarında yaşanan zor anlarda da Muslera’nın devreye girmesi, meşin yuvarlağın yüz yirmi dakika içinde sarı kırmızı ağlarla buluşmasına hiç izin vermedi.

Fenerbahçe açısından ise tablo biraz daha karanlık. Zira sarı lacivertlilerde sorunlar biraz daha yapısal; blokların birbirinden kopuk görüntüsü bir tarafa, genel organizasyon ve pozisyonu hazırlama konularında büyük eksiklikler mevcut.

Maçın ilk yarısı sarı lacivertliler adına geçtiğimiz sezonun kopyası gibiydi; orta sahadaki etkisizlik ve hücumdaki verimsizlik. İkinci yarıda Alves’in takımını on kişi bırakması- ki Alves bu kartların birini sol bek diğerini de orta saha pozisyonlarında, bu mevkilerin asıl sahiplerinin hataları nedeniyle gördü- sonrasında Yanal’ın öğrencileri, garip bir şekilde mevcut skoru koruma yoluna gitti.

Bir takımın on kişi kalması, havlu atmasını gerektirmez. Eğer saha içi dizilişinizi iyi yapar, oyuncular olarak da biraz daha fazla gayret sarf ederseniz, bu eksikliği belli etmeme bir tarafa avantaja dahi çevirebilirsiniz. Fakat Fenerbahçe altmış beşinci dakikadan sonra, tıpkı daha ellilerinde evine kapanan bir insan gibi kaderini yani ölümü beklemeye başladı ve nitekim sonuç gecikse de değişmedi.

Sarı lacivertlilerin bu “korumacı” tutumunun yanlışlığı, geriye düştükten sonraki dakikalarda girilen net pozisyonlar ile çok daha anlaşılır oldu.

Bu kırılma anının yanı sıra sarı lacivertlerdeki diğer sorunlar sağ bek pozisyonunun olmaması, Baroni, Topal, Emre orta sahasının üretkenlikten fersah fersah uzak olması, savunmanın her maçta kalecilere maçın yıldızı olma şansı tanıması gibi dişe dokunur eksiklikler.

Bu noktada iki genç isim akla geliyor. Biri üç sene önce bir Manisaspor maçında sağ bekte görev alıp parmak ısırtan bir performans gösteren Okan Alkan, diğeri de artık dünyaca tanınan Salih. Bu iki oyuncunun nerede olduğu ile Fenerbahçe’nin bu seneki performansı arasında önemli bir bağlantı var.

Neticede maçı eskilerin değimiyle ehveni şer kazandı ama iki takım da Avrupa için olumsuz sinyaller verdi.

can.nizamoglu@gmail.com

Twitter:_acn_

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 783
Toplam yorum
: 416
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1419
Kayıt tarihi
: 11.11.07
 
 

Çoğu çocuk gibi ben de futbolcu olmak istedim, olmadı. Bu oyundan kopmamak adına üniversite yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster