Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '10

 
Kategori
Yetenekler
Okunma Sayısı
1811
 

Einstein ve şoförü

Einstein ve şoförü
 

Resim: Alıntı


Süpersonik bir hikaye. Paylaşmak istedim.

***

Einstein konferanslarına hep özel şoförü ile gidermiş. Yine bir konferansa gitmek üzere yola çıktıkları bir gün şoförü Einstein'a;

"Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve neredeyse söyleyeceğiniz her şeyi kelimesi kelimesine biliyorum" demiş. Einstein gülümseyerek ona bir teklifte bulunmuş:

"Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar... O halde bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen konuş. Ben de arka sırada seni dinlerim.

" Şoför, gerçekten çok şahane ve başarılı bir konuşma yapmış ve sorulan bütün soruları doğru cevaplamış. Tam yerine oturacağı sırada bir kişi, o güne kadar konferansta sorulmamış ağır bir

fizik sorusu sormuş. Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönüp:

"Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok garip" demiş.

Sonra da salonun arkasında oturan Einstein'ı işaret ederek şöyle devam etmiş:

"Şimdi size arka sırada oturan şoförümü

çağıracağım ve sorduğunuz soruyu,

göreceksiniz, o bile cevaplayacak."

Netice:

1-AKILLI İNSANLAR, AKILLI İNSANLARLA

ÇALIŞIR

ve

2-İNSANIN ZEKİLİĞİNİN YANINDA UYANIKLIĞIDA İNSANA ÇOK ŞEYLER KAZANDIRIR

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mükemmel bir kıvrak zekâ örneği bence. Hem çok güldüm okuyunca hem de imrendim doğrusu. Anlatmaya değer bir anekdot. Paylaşım için teşekkürler.

Mümine Tayan Coşkun 
 21.06.2010 17:59
Cevap :
Haklısınız. Ben de çok imrendim şoförün kıvrak zekasına. Ve kıskandım açıkçası. Saygılar  21.06.2010 22:23
 

Bir başka güzel oluyor her halde,,,süpper bir cevap.,,,,,paylaşım çok güzeldi sağol,,,,,,,,,sevgiler,,,,,

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 20.06.2010 14:33
Cevap :
Sen de sağ ol arkadaşım. İyi bak kendine, yüreğine...  20.06.2010 16:19
 

Bu ülkede BİLSEM diye bir kuruluş var, duymuşsundur. Bilim ve Sanat Merkezleri. Üstün ve özel yetenekli öğrencilerin ciddi seçimlerden sonra devam ettikleri bir devlet kurumu. Kuruluşlarında bizzat rol ve görev almıştım... Şimdi ne yuvası olduklarını söylememe gerek var mı bilmiyorum... Açma ayrıntısını sevdiğim, açma yaram... Kan oluk oluk...

Emine Supçin 
 20.06.2010 1:18
Cevap :
Bilmez miyim? Bilmez miyim Emine. Ama çocuklar. Bizim çocuklarımız... Her şeye rağmen, bu karanlığı aşacaklar. Umutsuzluğa yer yok. Boyun eğmek yok. Bu kara gidişe geçit vermek yok. Bunu sen yapacaksın, ben yapacağım, o yapacak. Bu gidişatın gidişat olmadığını gören bir avuç yürekli insan yapacak. İnançlı insan. İnancını ranta çeviren, pazarlayanların ipliğini pazara çıkararak. Asıl uyanış şimdi başladı. Başlayacak. Başlamak zorunda. Yoksa! ... Yoksası yok bunun. Mecburuz. Anlıyorsun değil mi? Herkes anlayacak!  20.06.2010 2:44
 

4- Zekayı iyi eğitmek ayrıca önemli bir şeydir. :)

Emine Supçin 
 19.06.2010 21:27
Cevap :
Fazlası da zarar ama... Yalnızlaştırır insanı. Hiç bi yerlere sığamazsın, hiç bir şey mutlu etmez olur seni. Her şeyin fazlaı zarar yani... Eğitebilcek okul nerde ki hem. :Biz biraz normal üstü çocukların zekalarını törpülemek için elimizden geleni yapıyoruz Emine. İyi öğretmeni barındırmıyoruz. Çalışanın hayatını zehretmek için elimizden geleni yapıyoruz. İyi eğitmeni sürüp duruyoruz. Takdir görmen için yalaka ve biat' çı olacaksın. Tapınacaksın bir yerlere... Bir eğitimci olarak bunu en iyi sen bilirsin aslında. Sevgilerimi yolluyorum, güzel ülkemin nadide kadını.  19.06.2010 22:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1459
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster