Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
246
 

Ekmek, kitap ve şehit

Ekmek, kitap ve şehit
 

Şehitler ölmemeli.


 Ağırlıklı buğday olmak üzere un haline getirilmiş çeşitli tahılların genellikle su, tuz ve maya ile karıştırılarak yoğrulması ve fırında pişirilmesiyle yapılan yiyecektir ekmek. Ekmeğini taştan çıkarmak, ekmek parası, ekmeği ile oynamak, ekmek aslanın ağzında, ekmek elden su gölden, ne kadar ekmek o kadar köfte, ekmek kavgası, ekmek teknesi, ekmek kapısı, ekmeğine yağ sürmek deyimleri ona aittir.

 Hayattaki tek amacı karnını doyurmak, midesi dolsun da ne olursa olsun, bu şekilde sanki dünyaya midesini doldurmak için gelmiş insanlar hayatı tuvaletle sofra arasında geçen bir yol zannederler. Umurunda değildir Afrikada ki bir çocuğun açlıktan ölmesi, hatta sınırdaşımız  dindaşımız Irak ve diğer Müslüman ülkelerdeki ya da komşusunun aç sefil çocuklarının dünyaya ümitsiz, yarınsız, mutsuz, kaygısız travmalar içinde bakmaları… Diyeceksiniz çok karanlık bir tablo çiziyorsun. İnsanların karnını duyurması, bir ekmeğe sahip olması neden seni rahatsız ediyor tabi ki bu durum beni rahatsız etmiyor. Fakat insanların hayata geliş amaçlarını unutup sadece bir ekmek için mücadele etmeleri rahatsız ediyor doğrusu. Fakirin beslenme kaynağı olan, zenginin ise kilolarının artacağı endişesi ile yemekte imtina ettiği yiyeceğin Ülkemizde çok büyük oranda çöpe atıldığı bilinmekte ve tüm uyarılara, eleştirilere rağmen tonlarca ekmek çöpe atılmaktadır. Üretimin hazını tatmayan sadece tüketime yönelik bir toplumda ekmekte çöpte yerini fazlası ile almaktadır. Ancak bir kısım duyarlı kadınlarımız ekmek nimettir diyerek evdeki fazla ekmekleri değerlendirerek çöpe atılmasını engellemektedir.

 Kitaplar; keşfedilmeyi bekleyen bir umman, sevgi iklimiyle yoğrulmuş, buram buram kokan, rengarenk çiçeklerle bezeli bir cennet bahçesi...Gönlümüze nazlı bir sevgili edasıyla akacak karşı konulmaz bir cazibe, yalnızlığımızı paylaştığımız vefakar bir arkadaş, dara düştüğümüzde başvurabileceğimiz kadim bir dost...Kitapların büyülü dünyasında yaşamak bir alışkanlık ister. Bir tutkudur bu. En güzel bağımlılıktır.  Öyle bir bağımlılıktır ki kendinizi bir kaptırırsanız, bir daha kurtulmak istemezsiniz. Romanlar, öyküler ve şiirler… Büyük ve bambaşka gezegenlerde gezer, sonsuz düşlere dalar, hayata başka bir pencereden bakarsınız. Kitapların olmadığı bir dünya yağmursuz kalan ekim alanları gibidir, kurumaya yüz tutar ve verimsiz kalır. Kısacası kitaplar hayatlarımızdır, başka insanların düşlerini öğrenmedir, doğanın gerçekleriyle yüzleşmektir ve bencilliği yok etme araçlarıdır. Kitapları seven, insanları ve diğer tüm canlıları sever. Bir bitkiye, kuru bir yaprağa veya bir teneke parçasına başka türlü bakar. Dünyayı yorumlar, değiştirme çabası içerisine girer. 

 Okumak, insan için en kolay ve en etkili öğrenme yoludur  Gelişmiş ülke toplumları, sahip oldukları bilgilerin % 60’ını bu yolu kullanarak edinmişlerdir  Geri kalmışlığın kaynağında ise eğitimsizlik yer almaktadır  Bugünün gerçek üniversitesi bir kitaplıktır, Kitaplar, aklın tedavi yerleridir, Bir kitaplık, bir cezaevi kapatır, milletleri ilerleten ve yükselten, zengin kitaplıklardır, Parayı kasa, bilgileri kütüphane saklar, Kitapsız büyüyen çocuk, susuz ağaca benzer, Kitaplar hiç aldatmayan dostlardır, Bir insanın değeri okuduğu kitaplarla belli olur, Kitapsız yaşamak, kör, sağır, dilsiz yaşamaktır, Kitaplar da dostlar gibi iyi seçilmelidir., Kitap akıl öğreten bir dosttur.

 Şehit; Allah yolunda canını feda eden, dinini, vatanını, bayrağını, namusunu savunurken ölen, haksız yere öldürülen müslümandır. Harp meydanında düşman tarafından, devlete karşı gelen asiler tarafından veya yol kesiciler tarafından kılıç, top, tüfek gibi silâhlarla ve bunlara benzer herhangi bir âletle öldürülen, yangın veya boğulmakla, veba gibi salgın hastalıkla ölen veya harp meydanında üzerinde ölüm alameti olduğu halde bulunan kimsedir. Vatani görevini yapmakta iken herhangi bir şekilde yaşamını yitiren tüm askerler, herhangi bir terörist saldırı sonucu yaşamını yitiren eğitim, sağlık, güvenlik vb. görevlileri ile görev başında yaşamını yitiren polis, itfaiyeci vb. diğer görevlilerdir şehit.

 Çok kutsal bir statü olan Şehitliğe ulaşmak için vatanı sevmek, gerektiğinde vatanımızı düşmandan korumak için savaşmak ve bu uğurda canımızı seve seve vermek gerekmektedir.
 
 İnsanın midesi için gerekli olan ekmeği çöpe atan, beyni için ise gerekli olan kitabı yakan, yırtan, çöpe atan ve şehidinin kutsiyetine gerekli önemi göstermeyen bir toplum çok şey kaybederek eriyor demektir.

 Bu toplumsal irtifa kaybından 90 yıl önce Millî şairimiz Mehmet Akif Ersoy özellikle şehitlerimiz için İstiklal Marşında:

Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı
Düşün, altındaki binlerce kefensiz yatanı
Sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı
Verme dünyaları alsan da, bu Cennet vatanı, diyerek şehitliğin yüceliğine vurgu yapmıştır.
Yoğun olarak üzüntülü olduğumuz bu günlerde halkımızın bir kez daha sessiz ve derinden düşünmesi ümidi ile Tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.

Nizamettin BİBER
Uzman İnşaat Mühendisi  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 834
Toplam yorum
: 3633
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2573
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster