Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '07

 
Kategori
Yemek - Mutfak
Okunma Sayısı
9068
 

Ekmek makinesinde nohut ekmeği

Ekmek makinesinde nohut ekmeği
 

Ekmek makinemi alır almaz bir nohut ekmeği yapmaya karar verdim. Hatta nohut ekmeği yapmak için ekmek makinesi aldım, diyebilirim. Birkaç kez, makinede normal, çavdarlı, tahıllı, kepekli vs. ekmek yapmayı deneyip başardıktan sonra nohut ekmeğine sıra geldi.

Bir avuç kadar kuru nohutu pirinç havanda etrafa sıçratmadan olabildiği kadar parçaladım. Nohutların iki üç parçaya bölünmesi yeterli olabilir.

Kırık nohutları orta büyüklükte bir kavanoza koydum. Üzerine bir iki yemek kaşığı un ve çok az tuz, bir iki tutam şeker ekledikten sonra hepsinin üzerine elimi "yakmayacak" kadar sıcak su ilave edip kavanozu kapattım ve sarıp sarmalayıp radyatörün üzerine (yazın güneşe) koydum.

Bir süre sonra suyun yüzeyinde köpükler oluşmaya başladı. Akşam yatarken kavanozun içine bir miktar daha sıcak su (kaynar değil) ilave edip kapattım. Sarıp sarmaladım.

Sabah kalktığımda maya, kavanozun ağzına kadar kabarmıştı.

Bir süzgeç yardımıyla kavanozun içindeki suyu üşütmeden ve süzerek (320 ml.) makinenin içine aldım. Üzerine dört kap un (ilk defa yapıyorsanız beyaz un) ilave ettim. Çok az tuz ilave ettim ve makineyi 3 saatlik programa(BASIC) ayarlayıp çalıştırdım.

Kavanozun içinde kalan mayayı, nohut parçacıklarını bir kenara ayırıp, yine aynı kavanozun içinde, göz kararı un ve sıcak suyla (kaynar değil) karıştırıp boza kıvamından biraz daha yoğun bir hamur yaptım, kavanozun kapağını kapattım ve siyah bir kumaşa sarıp güneşin altına mayalanmaya bıraktım. Kavanovdaki hamur, hızla mayalandı, göz göz oldu.

Bütün bunlar olurken makine, içindeki hamuru bir kez yoğurdu ve mayalanmaya bıraktı. İkinci kez yoğurmaya başlayınca asıl hamurun mayalanmasını garantilemek için kavanozun içinde mayalanmış hamurdan da bir miktar alıp kenara ayırdığım nohut parçalarıyla birlikte yoğurma kazanına attım. Kavanozdaki mayalanmış hamuru daha sonra bir-iki ekmek daha yapmak için derin dondurucuya attım. Makine, hamuru ikinci kez yoğurdu ve mayalanmaya bıraktı. Makinenin mayalama süresi nohutlu ekmek için yeterli olmuyor. Pişmeye başlamadan, hamurun tam iki misli kabarması gerek. Makinenin stop düğmesine bastım ve karıştırma kazanını makineden çıkarıp güneşli bir yere (kışın radyatörün üzerine) sarıp sarmalayarak üzerine de siyah bir örtü örterek bıraktım. Hamur iki misli kabarınca kazanı sarsmadan makineye yerleştirdim. 12 no'lu programa (BAKE) ayarladım ve çalıştırdım. Bu program, karıştırma yapmadan hemen pişirmeye başlıyor. Yaklaşık bir buçuk saat sonra ekmek pişiyor. Bir saatte de pişebilir; ama ben biraz daha kalın kabuklu olması ve üstünün kızarması için yarım saat daha pişiriyorum. Ekmek pişerken ortalığı mis gibi nohutlu ekmek kokusu sarıyor. Ben bu kokuya bayılıyorum. Siz hoşlanmazsanız kavanozda hazırladğınız mayayı daha az miktarda kullanarak kokusunu azaltabilirsiniz.

Program bittikten hemen sonra ekmeği makineden alıp kalıbından çıkardım ve bir nihalenin üzerinde soğumaya bıraktım. Fotoğrafta beyaz undan yaptığım ekmek görülüyor. Tam buğday unuyla da çok lezzetli oluyor. Ben ekmek makinesinde yaptığım ekmekleri hep kızartarak tüketiyorum. Ekmeği normal fırında pişirirseniz buna gerek kalmayabilir.

Bu arada, ekmeği yaparken, özellikle soğuk kış aylarında, dikkat ettiğim noktalar aşağıda. Bu konulara kesinkes uymak gerekiyor.

1. Nohut mayası çok hassas olduğundan makine içindeki kap 25 derecelik bir odanın içinde, odayla aynı sıcaklıkta, radyatörün üzerinden aldığım mayalı suyu soğutmayacak sıcaklıkta olacak... Hatta kış aylarında, yoğurma kabını ılıklaştırmak için içine hamur suyunu sıcak döküp ılıklaşmasını bekliyorum.

2. Bütün malzeme, un da dahil olmak üzere ılık, oda sıcaklığında olacak. Kışın un paketini radyatör üstünde tutarak ılıklaşmasını sağlıyorum.

3. Son aşamada ekmek makinesini çalıştırdıktan sonra, pişirme programı bitinceye kadar makinenin kapağını açmayın.

4. Pişirme süresince ortamı sıcak tutmaya çalışın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ekmek makinası denemelerine yeni başladım. Tarifi görünce hemen denemek istedim. Ancak bu ölçülerin makinam için fazla geleceğinden endişe ettim. Benim makinamda 700 ve 900 gr ekmek seçenekleri var. Tarif bu boyutlar için uygun olur mu acaba?

filiz türer 
 19.02.2008 13:28
Cevap :
Evet, 900 gr.'lık uygun ... Nohutla maya tutturmak bu soğuk havalarda pek kolay değil. Mayalama ve pişirme sıcak bir ortamda olmalı.  19.02.2008 17:09
 

Türkçe konusundaki duyarlılığımı şimdiye kadar birkaç arkadaşımız dışında kimse takdir etmedi, aksine eleştirdiler. Size teşekkür ediyorum. Site yöneticilerinin görevi değil düzeltmek Bilge Hanım. Onlar ''Blog gir'' kısmında gerekli uyarıları yapmışlar. Bloğunuzu yayına gönderirken bir kere daha uyarıyorlar. Hepimiz aklı başında insanlarız. Kendimiz dikkat edeceğiz. İnanın çoğu arkadaşımız istediklerinde çok güzel yazıyorlar. Ama önemsemiyorlar. Benim eleştirdiğim, kendilerinin düşmanlığını kazandığım üç kişinin çok değiştiklerini ve dikkatli yazdıklarında çok az hata yaptıklarını gördüm. Aslında bana düşman olacaklarına hatırlattığım için minnettar olmalılar. Ara sıra da arkadaşlarımıza özel mesajlar atarak dikkatli yazmalarını rica ediyorum. Bunlar edebi değeri olan yazıların yazarları. Kıyamıyorum onları eleştirmeye. Çok güzel cümleler kurmuşlar ama yazım hataları var. Oğlunuz da çok şeker maşallah. Allah uzun ömür versin. Sağlıklı ve mutlu yaşayın ailecek. Saygılarımla.

Mustafa Mumcu 
 06.08.2007 23:03
 

Aynen öyle düşünüyorum. Vallahi 27 yıl Almanya'da yaşadığım sürede kendimi bu kadar yabancı hissetmemiştim. Biliyordum ki o ülkede almanca konuşuluyor, zaten almanca biliyordum, bir problem olmadı. Türkçe özlemimi de ara sıra müzik dinleyerek, Türk asıllı insanlarla konuşarak giderdim. Kendi ülkemde pencereyi açarak oturamıyorum odamda. Sokakta bağrışmalar, konuşmalar hepsi değişik aksanlarda ve bozuk Türkçe ile. Kapatıyorum pencereyi, vantilatörü açıyorum. Düşünebiliyor musunuz? Türkiye'de bunlar. Bahçeye çıkıyorum biraz hava almak için... Bu sefer yan binadan Kürtçe konuşan komşular. Hem de bağırarak. Kürt asıllı vatandaşlarımızın ana dillerini konuşamamalarına en çok üzülenlerden ve bunu demokrasiyle bağdaştıramayanlardanım. Ama ''Türkiye kasıtlı olarak bir yerlere götürülmek mi isteniyor?'' diye düşünmeden edemiyorum. Bizim mahallenin girişinde bir köfteci var ben, doğduğum büyüdüğüm bu mahallede gece emniyet içinde yürüyemem. Hapçısı, tinercisi. Türkçe konuşmazlar. Saygılar.

Mustafa Mumcu 
 06.08.2007 19:37
Cevap :
Size yerden göğe kadar hak veriyorum. Şimdi kuzenimle sahilde yürüdük. Belediye Suadiye ve Caddebostan sahillerine halk plajı yaptı. Bütün bunları yaparken halkımızın 'yüksek' kirletme potansiyelini düşünememiş herhalde. Sahildeki yürüyüş yolu, plajların olduğu bölgeler özellikle, pislikten, çöpten, kokudan geçilmiyor. Bu kadar masraf yapıp bu tesisleri yaptın; şimdi bu insanların geride bıraktığı çöp dağlarını temizle bakalım !!! Bu memlekette çıldırmak işten değil ... Dil konusundaki titizliğinize diyecek yok :)) Yazılarınızın bir kısmını, mesajlarınızı okudum. Site yöneticileri yanlışları düzeltmeye yetişemiyorlar sanırım. Bu nedenle burada bir Türkçe öğretmenine çok ihtiyaç vardı. Maşallah siz mesajlarınızla herkese yetişiyor, gerekirse derslerini veriyorsunuz :))) Tebrikler ....  06.08.2007 22:39
 

Yıldız Demirel Hanım'ın bir bloğuna yaptığınız yorumla tanıdım sizi. Edebiyatçı olmanız beni hemen sizi tanımaya yönlendirdi. Nohutlu ekmek yazınız çok keyifli. Ben de 2 gün önce katkı maddesi kullanmadan ekmek yapan bir fırın bulmuştum. Bıktım artık lezzetsiz ekmek yemekten. Bugünlük bir yazınızı okuyabildim. Daha sonra diğer yazılarınızı da okuyacağım. Türkçe'yi düzgün kullanan insanlara büyük bir saygı duyuyorum. Etrafım değişik lehçelerle Türkçe'yi rezil eden kimselerle dolu. Türkiye'de miyim yoksa başka diyarlarda mı bilemiyorum bazen. Saygı ve sevgilerimle.

Mustafa Mumcu 
 05.08.2007 20:32
Cevap :
Ben de öyle Mustafa Bey, Türkçe'yi iyi kullananların bloglarını okuyorum. Türkçe'yi iyi kullanmaktan, dili doğru ve olanca zenginliğiyle kullanmak ve yazım yanlışı yapmamayı kasdediyorum. Bir blogda yazım yanlışı gördüğüm anda okumaktan vazgeçiyorum. O andan itibaren içerik de inandırıcılığını kaybediyor. Selamlar.  06.08.2007 15:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 2526
Kayıt tarihi
: 24.10.06
 
 

Eskişehir'de doğdum. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesini bitirdim. Aynı Üniversitede yüksek l..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster