Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '14

 
Kategori
Ekonomi Yayınları
Okunma Sayısı
496
 

Ekonomi – kar algısı

Ekonomi  – kar algısı
 

Hatırlayacağınız üzere, bir önceki yazımızda; “Kâr = toplam gider + satışı yapılmış ürünün tekrar yerine konulması sonrası elde kalan nakittir. Yani, kasanıza koyduğunuz temiz birikimdir”. Diye, bir açıklama yapmıştık.

Kâr amacı gütmekte olan işletmelerin yapmakta oldukları ticari uygulamalarda önemle üzerinde durulması gereken asıl konu; elde edilecek olan kâr marjı hesaplamalarının doğru tahlil edilir olmasıdır. Zaten tüm çalışmalarımız kâr etmek üzerine plânlanmıyor mu? Diye, sorabilirsiniz. Doğru. Aslında başlangıçta tüm kuramlar kâr eksenlidir. Ancak, pratik alanda ne yazıktır ki, kazancın artırılmasına yönelik çalışmalar aşamasında bu “sonuç hedeften” uzaklaşılmakla birlikte bir süre sonra eksen kayması yaşanılması kaçınılmaz bir durum ortaya koymaktadır. Eksen kaymasına neden olan başlıca faktörleri şöyle sıralayabiliriz;

1.     Gereğinden fazla banka ya da nakit piyasa kredileri kullanılarak borçlanma üst sınırının sağlıklı bir şekilde belirlenememesi.

2.     Pazarlaması yapılmakta olan ürünün müşteri portföyünün tam olarak netleştirilememiş olması.

3.     Ürün kalitesindeki noksanlıklar.

4.     Yeteri kadar piyasa analizi yapılmaması. Giderlerin artacağı düşüncesiyle ARGE çalışmalarına yeterli finans ve personel desteğinin sağlanmaması.

5.     Pazarlama ağına gereken işlerliğin kazandırılamaması ve çalışma alanının genişletilememesi. Tanıtım noksanlığı doğal olarak talep artışını düşürecektir.

6.     Tüketici alırlık limiti hesaba katılmadan kapasite fazlası üretim yapılması. Aynı zamanda ürün zayiatı ve depolama maliyetlerinin artması gibi sorunları beraberinde getirecektir.

Piyasa ve de banka kredilerinin artırılması ile hedeflenen büyüme trendi kısa bir süre sonra iflasları kaçınılmaz kılacaktır. Bu tür ekonomik büyüme verilerindeki sanal, varsayımsal, beklenti yoğunluklu rakamlar gerçek doneler olmaktan çok uzak neticeler sunmaktadır. Daha açık bir anlatım ile “hormonlu”  bir genişleme ile karşı karşıyayız demektir. Kredibilitedeki artış kâr oranındaki artış ile paralel olmayacaktır.

Tamamen ya da yüksek oranda kredi sermaye tabanlı ticari çalışmalarda önlenemez “bilânço olan iflâs tablosunun” tek çıkış yolu, hali hazırdaki sigorta primlerinin en yüksek limitten ödenmesi olasılığıdır.

*****

Ancak, ticaretten beklentiler kazanç sağlamak değil de spesifik ideal, misyon ya da görevlendirmeler ise o kadarını da bilemem.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 635
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 546
Kayıt tarihi
: 07.09.13
 
 

Şiiri, yazmayı seviyorum..hepsi bu kadar.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster