Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '16

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
48
 

Ekonomi bir sonuçtur

Açık ve doğru düşünelim. Gerçekleri ortaya koyalım.

Türkiye’nin Ekonomisinin bozulması; 14 yıldan beri AKP Hükümetlerinin izlediği yanlış ekonomik programların sonucudur.

Türkiye Ekonomisinin güçlenmesi; teknoloji geliştiren ve uygulayan,  dış bağımlılığı az, üretim yapan ve ürettiğini satabilen, istihdam yaratan bir yapıya kavuşması ile mümkün olacaktır.

AKP Hükümetleri; Türkiye Ekonomisinin güçlü olmasının önlenmesi için ne gibi önlemler alınması gerekiyorsa bugüne kadar onu uygulamıştır.

* Üretken yatırımı engellemiş, mevcutları da elden çıkararak çalışmaz hale getirmiştir. Üreticinin çalışma şartlarını zorlaştırarak, girdi maliyetlerinin artmasına neden olmuştur.

* Üretim yerine ucuz ithal malları pazarı olmayı refah seviyesinin artması olarak görmüş ve insanları borçlandırarak sahte bir hayat yaşatmış ve Ülkenin geleceği karartılmıştır.

* Tarım ve hayvancılığı baltalamış, yüksek girdilerle tarım çalışanlarının maliyetlerini artırmış, üretemez ve ürettiğini satamaz hale getirmiştir.

* Ülkenin 80 yıllık birikimleri birer - birer elden çıkarılarak, yabancıların eline geçmesi veya işlevsiz hale getirilerek çalışmaz durumda atıl kalması sağlanmıştır.

* Maden yatakları, akarsu havzaları, limanlar ve topraklarımız yabancılara pazarlanarak, tabii kaynaklarımızı işletemez duruma getirilmiştir.

* Paradan para kazanmayı gelişme olarak görmüş, maddi karşılığı olmayan paranın gerçek ekonomiye katkısının olamayacağı görülememiştir.

* Bankaların büyük bir kısmı yabancıların eline geçmesine seyirci kalınmış, bugün de bu bankaların Türkiye Ekonomisi üzerinde diledikleri gibi oynamasına fırsat verilmiştir. Bu sonucun daha önceden görülememiş olması kabul edilemez.

Türkiye’nin Ekonomisi güçlü olmuş olsa; Dolar Dünyada %1-2 değer kazanırken, Türk Lirası % 20 değer kaybeder miydi? Sorun dış dinamiklerde değil, bugüne kadar yürütülen rant ekonomisi, paradan para kazanma, borsa oyunları üzerine kurulmuş bir Ekonomi politikası uygulanmasının sonucudur.

Türkiye’nin bugünkü durumunu değerlendiren hiçbir yetkili, Ekonominin dış dinamiklerin etkisi ile bozulduğunu, ABD’deki seçimlere, FED kararlarına, FETÖ’ya, Ortadoğu’daki savaşa, teröre, dış siyasi gelişmelere bağlı olduğunu söyleyemez. Bu faktörler sağlam temellere oturan bir Ekonomiyi kolay sarsamaz. Bu şekilde bahane üretenler, sorunu göremez ve doğru çözümler üretemezler.

Problemi doğru olarak ortaya koyamazsanız, doğru sonuç alamazsınız. Problemlerin üzerini kapatarak, gizleyerek, saklayarak bu ülkenin geleceğine fayda değil zarar verirsiniz. Problem iyi tanımlanır ve sorunlar net olarak bilinirse, çözümü de mümkün olur. Problem yok derseniz, çözümü de yok olur.

Teşhisi doğru koymazsanız, doğru çözümler bulamazsınız. Ameliyat yapılmadan iyi olması mümkün olmayan hastaya, ilaç tedavisi uygularsanız, belki hastalığın daha kötüye gitmesini bir müddet durdurabilirsiniz, fakat hastanın iyileşmesini sağlayamazsınız.

Şimdi de çıkar, faiz lobisinden ve faizlerin indirilmesinden, dar gelirlinin elindeki dövizlerin Türk Lirasına çevrilmesinden ülkenin bu zor durumdan çıkacağını umut ederseniz, sizin Ekonomik gerçeklerden haberiniz yok derim. Bu düşüncelerle yapacağınız çözümler; kangren olan yarayı pansumanla tedavi etmeye benzer. Bu şekilde alacağınız tedbirler geçici bir süre yaranın üzerini kapatarak, hastaya ağrı kesici vermeye benzer. Ama bu bir tedavi şekli olamaz.

Türk Ekonomisinin güçlenmesi; üretim ekonomisine geçmek ve yerli malı kullanarak ülkede istihdam sahası yaratabilmekle mümkün olacaktır.Bu konu da bugünkü yönetimin uygulayabileceği ve kısa zamanda uygulamaya konabilecek bir kalkınma modeli değildir. Kararlı adımlar atılarak, istikrarlı tedbirler alınması ve israftan kaçınarak, tasarruf tedbirler uygulanması ile mümkün olacaktır.

Türkiye’yi bu bataklığa sürükleyen AKP Hükümetinin bu güveni sağlaması ve bu gibi tedbirleri uygulaması mümkün değildir.

Bugünkü Ekonomik sorunlar, uygulanan rant Ekonomisinin sonucudur. Bunu bilelim ve bu uygulamadan dönmenin yolunu bulalım.

Bunların derdi; başkanlık, halkı ayrıştırmak, aynı fikirde olmayanları susturmak, kendi çıkarlarını kurtarmak.Türk Milletinin dertleriyle uğraşmak değil, o zor iş.

Türkiye; suni gündemlerle yaratılan gerginlik ortamından kurtulup, en kısa zamanda normalleşmek zorundadır. Normalleşme ancak Türkiye’nin kurucu değerlerine sahip çıkarak, Atatürk İlke ve Hedefleri ışığında geleceğe güvenle bakmasıyla mümkün olacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 66
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 280
Kayıt tarihi
: 23.04.12
 
 

İTÜ Makina Fakültesi 1974 mezunuyum. Ankara İTİA İşletme Yönetiminde master yaptım. Mühendislik v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster