Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '17

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
511
 

Ekonomi Üzerindeki Hibrit Savaş

Ekonomi Üzerindeki Hibrit Savaş
 

15 Temmuz’dan sonra Türkiye’de çok şey değişti fakat değişmeyen bir şey var o da halen bazı odakların ülkemiz üzerindeki emelleridir. Türkiye’yi halen eskisi gibi görmeleri karşımızdaki şer odaklarının en zayıf halkasıdır.

Jeopolitik hareketlerin ekonomi üzerindeki etkisi ve Türkiye'nin hamleleri bazıları inatla görmek istemiyor. Yurtiçinde ve yurtdışında devam eden davaları bir koz olarak kullanmak isteyen devletler üstü örtülü bir şekilde ekonomi kartlarını açarak kurdaki dalgalanmalarla toplumda bir algı oluşturma çabası içerisindeler.  

Türkiye’de ekonomi üzerinden büyük bir savaş yaşanıyor. Kurda yaşanan bu yükselişlerin arkasında spekülasyonlara bağlı eğilimler gözüküyor. Kurdaki özellikle Dolar ve Euro’daki yükselişlerin toplum içinde önceden süregelen bir karşılığı olması ekonomi de kötü gidiyor izlenimi vermek için bilinçli yapılan, ekonomideki ‘Hibrit Savaş’ örneğidir.

Hibrit Savaş’ın tanımını bakacak olursak ilk olarak 2014’ yılında Rusya’nın Kırım’ı ilhakında kullanıldığı ve mevcut NATO’nun bu savaş terimini ve karşı tedbirleri almakta zorlandığı/ alamadığı açık bir şekilde görülmüştür. Bu savaş türünde algı ön plandadır ve sosyolojik olarak direkt toplumun tabanına etki edecek unsurlarla ülkeler hedefteki ülkeyi etkilemeyi, pasifize etmeye odaklanır.

Son günlerde Türkiye Ekonomisindeki Dolar artışı ve buna bağlı olarak oluşturulmak isteyen algı tam olarakta hibrit savaşın bu tanımlamalarına uymaktadır. Elbette döviz kuru bir ülke için önemlidir. İthalat ihracat dengesi bakımından, ham madde ve yarı mamul ithal ederek ürünleri üreten bir ülke için döviz kurundaki bir kuruşluk artık piyasayı etkiler.

Asıl bilinmesi gereken Türkiye Ekonomisinin kısa zamanda yaptığı atılımlardır. Türkiye artık kendi çizgisini ekonomine determine (belirleme, tayin) edebilen bir ülke konuma gelmiştir. Bunu kısa vadede ülkeler arası yapılan ekonomik ve enerji anlaşmalarına bakarak görebilirsiniz.

 

Türkiye Ekonomisi en güçlü döneminde

Birkaç örnek vermek gerekirse, 2018’den itibaren Moskova Borsası TL’yi işleme alacak, ticarette iki ülke arasında kendi para birimleri kullanacak, İran ile 30 Milyar TL’ye yakın ticaret anlaşması, 300 Milyar varil kapasiteli Venezüella ile yapılacak olan petrol ve ticaret anlaşması, Sırbistan Borsasında TL’nin işleme açılacak olması bunlardan birkaçı. Türkiye yakın zaman SWAP işlemlerinde bölgede en etkili ülkelerden biri haline gelecek.

Merkez Bankasının kur’a faizlerle ya da dövizle müdahale etmesi durumunda döviz rezervindeki azalışla Türkiye kirli oyunun içine çekilecek ve dar boğaz oluşturulmaya çalışılıyor. Suudilerin geçtiğimiz yılın bu aylarında petrol fiyatlarının yarıya inmesiyle döviz rezervlerinin 4/1’ini kaybetmişti.

Türkiye Ekonomisi hiç olmadığı kadar güçlüdür ve kurulan bu oyundan kısa vadede yapılan ekonomik ve ticari anlaşmalarla çıkacağından eminim. Dövizden en az derece etkilenmek için üretim ekonomilerimizde kullandığımız ham maddelerin üretimine odaklanmalıyız. Ülkemizde üretilmesi muhtemel olan başta tahıl ürünleri olmak üzere yerli üretime önem vererek dövizle olan ilişkimizi minimize etmeliyiz. Buna karşın yazılım ve donanım anlamında ileri teknoloji ürünlerin tasarımlarından üretimine kadar yerli olmasına, teknoloji ortaklı çalışmalara ağırlık vermeliyiz.

-

Önemli olan Türkiye’nin çekilmek istenilen yere gelmesi değil, bizim ülke olarak istediğimiz yerde olmamızdır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 112
Toplam yorum
: 165
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 2628
Kayıt tarihi
: 15.09.09
 
 

Ülke meselelerine kafa yoran ulusal çıkarları korumaya çalışan düşünen bir genç. İlkelerim; Üstün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster