Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Aralık '13

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
1606
 

Ekonomide "yalancı" baharın sonuna mı gelindi?

Ekonomide "yalancı" baharın sonuna mı gelindi?
 

İktidara geldiğinden beri DSP-MHP-ANAP Hükümeti’nin kendilerini feda ederek hazırladıkları programın nimetlerini yiyen, buna karşın bir kez bile o hükümetleri olumlu yadetmeyen AKP, ekonomide duvara mı tosladı?

Hatta Kemal Derviş’in hazırladığı o programın dışına çıkıp, halkı borçlanmaya ve çılgınca tüketime yönelterek, ekonomide yarattığı “yalancı bahar” da sona eriyor.

AKP, kendisine seçim üstüne seçim kazandıran tüketimi frenlemek için harekete geçmek zorunda mı kaldı?

Bunun için kredi kartına taksit tutarının azaltılması ve bazılarında kaldırılmasını gösterebiliriz.

AKP iktidara geldiğinden beri tüketimi körükledikçe körükledi. Bir taraftan da kredi musluklarını açan AKP halkı daha fazla tüketmek için daha fazla kredi almaya teşvik etti. Bir başka taraftan da yandaşlarına korkunç bir rant yaratmak için konut projelerini hızlandıran AKP, halkı bu cepheden de borçlandırdı.

Tüketim çılgınlığı öyle bir noktaya geldi ki; cari açık patladı. Bunun sonucunda 2011 yılında ekonomide sarsıntılar başladı. Borsada sert düşüşler, döviz kurlarında sert yükselişler oldu. Bu dalgalanmalar 2012 ve 2013'te de halen bile sürüyor. Bu da ekonomide krizin sürekli dalgalanmalarla kalıcılaşmaya başladığını gösteriyor. Buna karşın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, giderek artan tüketimle yarattığı yalancı baharın kışa dönmeye başlamasına aldırmadan, üstelik bütün ekonomistlerle alay edercesine otomobil, beyaz eşya satışlarıyla bile övündü. Kimse de "İktidar saçmalıyor" diyemedi. Diyemezdi de! Diyenlerin başına neler geldiğini hepimiz biliyoruz.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yarattığı yalancı bahar sayesinde 11 yıldır habire oylarını artırarak seçim kazandığı için hava basıp, neredeyse bir tek padişahlığını ilan etmediği kalırken, halk boğazına kadar borca saplanıp kaldı. Öyle ki; vatandaşların borçları Türkiye ekonomisini ağır bir krize girmenin eşiğine getirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, geçen haftaki grup toplantısında verdiği bilgilere göre; vatandaşların bankalara olan borçları, AKP’nin iktidara gelmesinden bu yana geçen 11 yıllık süre içinde tam 49 kat artarak 322.2 milyar liraya ulaştı.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’nin verilerine göre; bankalara kredi kartı ve konut, taşıt gibi bireysel kredi borçlarını ödeyemeyen vatandaşların sayısı 2011 yılında 414 bin kişiydi. Bu sayı 2012’de 750 bine ulaştı. 2013 yılı Eylül ayı itibariyle 885 bin 772 kişiye ulaştı. Yılın kalan üç ayında sayının nereye ulaşacağı henüz kesin değil ama 1 milyona bile geçebilir. Son dört yıl içinde söz konusu borçlarını ödeyemeyenlerin; yani yakasını bankalara kaptırmış olanların sayısı ise 2 milyon 838 bin kişiyi geçmiş durumda.

Ekonomide, 2011’den beri ara ara sert dalgalanmalarla süren bir kriz söz konusu. AKP, yarattığı korku imparatorluğu sayesinde medyanın, halkı bu krizden haberdar etmesini engelliyor. Halkın haberdar olması borsadaki aracı kurumların, şirketlerin ve borsada oynayan yatırımcılarla yabancıların işlerine gelmiyor. Bu nedenle de sanki ekonomi güllük gülistanlık gibi bir hava yaratılıyor. Ancak kredi kartı ve bireysel kredi borçlarını ödeyemeyen vatandaşların sayısındaki korkunç  artış, görmezden gelinen krizin sonucu.

Ancak cari açıktaki artışın durmaması, özel sektörün dış borçlarının sürekli artması, vatandaşların borcunu ödeyemez duruma gelmesi nedeniyle bankaların da tehlikeye girmesinden korkan hükümet, tüketimi kısma ve yalancı bahara son verme kararı almak zorunda kaldı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), bu amaçla için kredi kartlarına ilişkin yönetmelikte değişiklik yapma kararı aldı. Kamuoyunda tartışmaya açılan yönetmelikle artık isteyen vatandaş istediği gibi bireysel kredi veya kredi kartıyla; yani borçlanarak harcama yapamayacak. 

Düzenlemeye göre; kredi kartı ile yapılan gıda ve akaryakıt harcamalarında taksit kalkacak. Elektrikli cihazlar, elektronik, araç kiralama, telekomünikasyon ve kuyumculuk ile ilgili harcamalarda en fazla 6 ay taksit yapılabilecek. Beyaz eşya ve mobilya harcamalarında 2-3 yıla varılan taksitlere son verilecek. Bu ürünlerde taksitler 12 ayı geçemeyecek.
 
Artık sıfır peşinatla isteyen istediği arabayı alamayacak. Fiyatı 50 bin liraya kadar olan otomobilleri satın almak isteyen vatandaş, otomobilin bedelinin yüzde 30’nu peşin ödemezse kredi kullanamayacak. Yüzde 30’u peşin öderse kalan yüzde 70’i kredi alarak ödeyebilecek. Peşinat oranı, fiyatı 50 bin liranın üzerinde olan arabalarda ise yüzde 50 olacak.

Ayrıca tüketici kredilerinde 5 yıla varan vadeler olmayacak. Konut kredileri hariç tüketici kredilerinin vadesi 36 ayı geçemeyecek. Taşıt kredilerinde en fazla 48 ay vade yapılabilecek.

Yani her gecenin bir sabahı olduğu gibi, ekonomide de gün ışımaya başladı. Biliyorsunuz gün ışıyınca, ortalık aydınlanır ve her şey açıkça ortaya çıkar.

Şennur Köseli bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Medyada göremediğimiz gerçekci haberleri sayenizde duyabildiğimiz için ellerinize sağlık.

Ayten Ögütçü Yildirim 
 13.12.2013 10:09
Cevap :
Teşekkürler... Selamlar...  14.12.2013 9:18
 

Aydınlanır mı dersiniz? Büyük bir çöküşün altında, daha büyük bir karanlığa mı savrulacağız acaba? Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 12.12.2013 12:14
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  12.12.2013 16:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3075
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster