Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '08

 
Kategori
Kültür Turizmi
Okunma Sayısı
299
 

Ekonomik gezi

Yıllar içerisinde, kültür turlarına katıldım... Likya, Ege, Akdeniz vs. turlarıydı bunlar...

Çok eğlendim diyebilirim, çünkü insan imkanları dahilinde, ancak taksit imkanıyla bir defada birçok tarihi, kültürel yerleri gezebiliyor.

Dostlukların pekiştiği, halen sürebildiği insanlarla tanışıyorsunuz...

Bambaşka şehirlerden, ülkelerden gelen insanlarla doyasıya eğlenebiliyorsunuz.

Bol bol resim çekme şansına bu turlarda sahip oldum diyebilirim... Resim çekmeyi, anı yakalamayı çok seviyorum...

Tarihimizi, kitaplarda okumakla, bizzat görmek inanın çok farklı oluyormuş... İnsanın tüylerini ürperten, şaşırtan, bazen üzüp bazen güldüren yaşanmışlıkların izlerine dokunabilmek harika bir duygu...

Turların avantajı, nerde akşam orda sabah :))

Her gün başka bölge, başka güzellikler ve tarihsel yapılar...

Eğlence ve deniz, tekne gezilerine zaten diyecek yok... 45 derece sıcakta Efes'i gezdikten sonra serin sulara tekneden atlamak anlatılamaz bir duygu. Ama Efes'i gezdim dersem yalan olur.. o kadar büyük , o kadar çok yaşanmışlık ve tarih birikimi varki, inanın zaman yetmedi bence...

İnsanın herbir taşa tek tek dokunası, o enerjiyi hissedesi geliyor...

Ayrılmak istemiyorsunuz oralardan... insanların alın terleriyle örülmüş duvarlar, kölelerin zamanında güçleriyle taşıdığı kocaman taşlar...

Zamanın ileri gelenleri; krallar, kölelerin emeğinin karşılığını ödemediği
için köleler tarafından taşlara atılan imzaların anlamı... Daha neler neler...

Kocaman bir şehrin içinden geçip giderken arkanıza bakmadan edemiyorsunuz...

Yöresel yapıların içinden geçerken orada yaşayan halkın kendilerine has kurdukları dünya öyle sıcak ve samimiki görmeniz gerekir diye düşünüyorum. Lezzetli , kendilerine has damak tatları süperdi..

Doğanın tüm güzelliğini yaşamak , şehir stresinden uzaklaşmak için son derece güzel bir tatil diyorum...

Aslında hangisini anlatacağımı bilemiyorum. her gününüz dolu dolu geçiyor ve akşama pestiliniz çıkıyor..
İstersen sabah uyanma, yandın kahvaltı saati belli, gidilecek güzargah ayarlanmış, oteller ayrılmış durumda..

İnsan kendi başına gitse nereyi göreceğini bilemeyeceği için rehber eşliğindeki geziler son derece avantajlı oluyor.

Kısa sürede birçok yer geziyorsunuz.

Antalya kanyon'da muhakkak rifhting yapmalısınız.... yüzme bilmeniz gerekmiyor, can yelekleriyle her daim suyun üzerindesiniz :))
ben yüzme biliyorum ama :))

kilometrelerce dalgalarla boğuşup, kürek çekiyorsunuz.. Bir yandanda diğer botlarla yarış halindesiniz...

Gece geldiğinde bölgenin gece gezileri başlıyoorrr.. ne kadar haliniz kaldıysa tabi...

İnsanlar para verdi ya, sonuna kadar kullanmalı diye düşünüyor...

Hayatında ilk defa disco'ya da giriyorsun, lünaparkta çocuklar gibi çarpışan otolarada .))

Ordaki sen değilsin artık..Eğlenebildiğin kadar ordasın...

Anıların ve resimlerinle döndüğünde kimbilir bir daha ne zaman bunları yaşayacaksın...

Derken sabah yine oluyor... ne zaman sabah oldu anlamadık derken başka bir bölgeye devam.

Ömrün otobüs, tekne, yapılar, otel arasında geçiyor :)

Dönüş anı gelip çatıyor hüzünle..

Sonra bir bakmışsın evdesin... tatil bitmiş... sende kalan sadece mutluluk, anılar ve resimler....

Herkes bir kez olsun gitmeli diyorum ...O kadar güzel yerler varki ülkemizin cennet köşelerinde... Kendi ülkemizi tanımadan , görmeden yurt dışı gezilerine çıkmamak gerek... Bence...

Gezi anılarım

Devam edebilir :))) kimbilir !!!!


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 662
Kayıt tarihi
: 20.01.08
 
 

1966 İstanbul doğumluyum. Arçelik A- Bayanlar Milli voleybolcusuyum. A.Ö.F.İnsan kaynakları Halkla i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster