Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ocak '18

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
5314
 

Ekran Mahkemeleri Üzerine !...

Ekran Mahkemeleri Üzerine !...
 

Yorumsuz


Televizyonlarda evlendirme programları biliyorsunuz RTÜK yüzünden son buldu. Bu programlara karşı olan bir insan için şimdi keşke son bulmasaydı diyorum. Neden mi?  Evlilik programlarını millet çoğunlukla gülmek ve neşelenmek için izliyordu. Yoksa necip halkımız asla böyle programları izlemez. Sorsan belgesel izlerler değil mi? (Ben de bu yalancı çoğunluk içindeyim bu arada).  Neyse, efendim konumuza gelelim. Eski evlendirme programları evrim geçirerek bir acayip hal aldılar. Kimi zaman başımıza polis ya da dedektif kesiliyorlar, kimi zaman hastanede öldü denilerek başka ailelere verilen çocukları irdeliyorlar. Haftalarca ekranda aynı konukları görmek olası.

Beğenirsiniz, beğenmezsiniz, bir önemli tanınmış yazarımız gazetede köşesinde bu programları eleştirmişti. Baktım, böylesi programlarının gedikli konuklarından biri hem de isim vererek televizyonda o gazeteciyi eleştiriyor. Programı hazırlayan kadın sunucu da konuğunu sakinleştiriyor. Sanırsın sunucu, iyilik meleği. Halbuki, programın yayımlandığı o televizyon kanalının siyasi görüşü ve o programı eleştiren gazete yazarının siyasi görüşü birbirine taban tabana zıt. Peki bundan ne çıkarabiliriz?  Programın sunucusu televizyon kanalına yaranmak için bir nevi tetikçilik yapıyor. Üstelik o gazete yazarını eleştiren sözleri konuğuna söyleterek ve de konuğunu sakinleştirerek eleştirilerden ve sorumluluktan kaçıyor. Bence tam bir subliminal bir mesaj örneği. Tabii ki de yerseniz efendim. Daha sonra o sunucu başka kanala geçse o yazarla karşılaşsa ‘’Vallahi billahi ben masumum. Kanal yönetimi beni zorladı‘’ diyecek yeminle.

Bu programlar hakkında çok uzun bir yazı yazılabilir. Ama ben kısa tutmaya işin en can alıcı noktasına gelmeye çalışacağım. Bu programda iddialar atılıyor. Sunucu hemen konuşmada adı geçenlerin programa bağlanabileceğini ve cevap haklarının olduğunu anımsatıyor. Kazara insanlar telefona bağlansa, ahret sualine maruz kalıyorlar. Örneğin ben bu programa katılsam, ‘’Benim annem falanca sanatçıdır, babam falanca siyasetçidir. Hadi DNA testi yaptıralım‘’ desem ve o programda annem ya da babam olmakla itham ettiğim kişilere çağrılar yayımlanıp dursa sizce doğru olur mu?

İşlerini güçlerini bırakıp atlayıp programa katılmaları söyleniyor. Kardeşim siz yargıç mısınız yoksa savcı mı? Henüz ABD’deki gibi jürili sisteme geçmedik ama programa katılanlar da jüri mi? İnsanlar sizin programınıza katılmaya mecbur mu? İnsanların haysiyetlerini yok ederek o kişiyi medya linçine maruz bırakmak ne denli etik? Siz kim oluyorsunuz? Reyting için her şey mübah mıdır? RTÜK’ün, deyim yerindeyse, ekran mahkemesi konumunda olan bu programlar için de bir önlem almasını bekliyoruz.

 

Erhan Tigli bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 6241
Kayıt tarihi
: 24.04.15
 
 

Türkiye'nin kısa espri konusunda en çok üretken ve tanınmış mizah yazarlarından birisiyim. 30 yıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster