Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '07

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
1613
 

Eksik Puzzle

Eksik Puzzle
 

Her şeyin olumsuz gittiğini sanar insan. Hayat tüm kötülükleri kendine yapar da güzellikler hep başkalarının şansı gibi görünür. Elinin değdiği her şeyin kötü gideceği fikrine koşullandığı için sıfırdan değil de daha geriden başlar. Zaman aleyhine işler... Yağmurlar onun inadına yıkıp geçer şehri.. Dostu kötü bakar ailesi anlamaz ve her şey ondan çok uzakta kalır..

Kendine bir iyilik yapmalı insan... Tüm olumsuzları ruhuna yapıştırmayı bırakıp arındırmalı kendini.. Farklı sokaktan yürümeli mesela... Ufak kaçamaklar yapmalı farklı şehirlere..Bir çiçek almalı sevdiğine.. Ya da gecenin bir yarısı bahçeden balkonuna salınan portakal çiçeğinden mis gibi kokan bir kolye yapmalı...

Erkenden uyanıp saçlarını taramalı... Heyecanla çıkıp evden sevdiklerine giden arabaya yetişmeli... Yol boyunca saate bakıp kalan zamanı hesaplamalı... Arabadan indiğinde kocaman sarılmalı sevdiklerine... Küçük görünüşlü kocaman kalplere sahip mükemmel bir takım oluşturmalı...

Sonra oturmalı gölün muhteşem manzarasına bakan şirin bir yere.. Gözlerine bakabilmeli.. Üç yürek bir araya gelip sarmalamalı birbirlerini... Adını ne istersen koy.. Arkadaş, dost ya da sıkı bir kan bağı var de... Ama bilmelisin ki o üç yürek birbirinden farklı yerlerde olsa bile atışlar hep aynı ritimde..

Yüreğini, hayatını bir puzzle gibi düşün.. Parçaları her yana saçılmış. Bulup birbirlerini tamamlamalısın. Hani eksik olan parça boşluk yaratmasın... Her şey yerli yerine otursun da daha bir sağlam durasın..

Şimdi bunun adını ne koyarsan koy... Yaşam mı dersin yoksa eksik bir puzzle mı? Ne söylersen söyle parçalar tamamlandı mı dostların güzel elleriyle?

Her yaşam doğru gitmez... Yön tayini yapmadan ve simsiyah bir gözle bakarsan dünyaya göremezsin eksik parçaları... Fakat ruhuna zorla yapıştırdığın kötülükleri atarsan bir kenara görürsün parçaların ne de çabuk yerine geldiğini...

İnsan kendine bir iyilik yapmalı... Küçücük yüreklerle kocaman bir takım kurmalı. Bilmeli eksik olan puzzle ancak bu şekilde tamamlanır ve bilmeli eksik parça ne kadar çok olursa olsun tam olan parça dost ise her şeyin yoluna gireceğini..

Resim : www.deviantart.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

puzzle yapmanin en zor yani nedir...Ben puzzle yapmaya basladigim zaman bir kac parcayi deneyip yerine oturtamazsam vaz gecer birakirim.Yazinizi okuduktan sonra dostluk kurmak konusunda da ayni hatayi yaptigimi anladim.Siki bir dostluk kurabilmek icin sabirli olmali ve basladigimiz isi yarim birakmamaliyiz.Dostumuzun gercek sicakligini ancak puzzle i bitirdigimizde hissedebiliriz.Birde hep puzzle lara koselerden baslanir ya kolay yapilsin diye...Keske dostluklara baslamak icin de boyle bir ipucu olsa ne kadar guzel olr degilmi.....Saygilarimla

Tolga Deniz 
 10.05.2007 21:05
Cevap :
Dostluk için tek ipucu var. Oda yüreğiniz ve yüreğinizin göstereceği sabır..Yorumunuz benim yazımı tamamlıyor. Teşekkür ederim... Saygılarımla  10.05.2007 22:10
 

Hediye almayı ve vermeyi çok seven varlıklarız. Ben ara ara birşeyler yazarım kendimi mutlu etmek için. Beğendiğim ufak tefek şeyleri alabilecek gücüm var ama kağıt kalemle birşeyler yaratmak bana ayrı bir zevk veriyor. Amaç mutluluk, nasıl mutlu olursak olalım değil mi:) Sevgiler...

Hasan ARSLAN 
 20.04.2007 8:45
Cevap :
Kesinlikle hediye almayı ve vermeyi seven varlıklarız..Kendime hazırladığım bir hediyeden bahsedeyim hemen :)) Sevgini, emeğini katarak yaptığımız hediyeler daha bir anlamlı oluyor.. Çok sevdiğim iki yazı vardı.. o yazıları el yazımla yazıp dışına şeffaf bir kap yaptım.. Çok şirin bir kitap ayracı oldu.. Kendimi küçük bir hediye.. Kitabımı okumaya başlamadan önce kitap önce ona bakıyorum.. Arkadaşlarımın o güzel yazıları beni mutlu ediyor.. Amaç mutluluk iştee.. Nasıl ulaşacağımız konusunda çok seçeneğimiz var.. Sevgiler  20.04.2007 10:25
 

Kendin yönettiğin zaman hayatı daha mı huzurlu oluyor ne... Ben hep akışına bıraktım hiç keşke demedim ama şimdi anlıyorum ki akışına bırakırken kürekleri elden bırakmayacaksın.Güzel yazı...

analizatöz 
 19.04.2007 19:42
Cevap :
Kendi yönettiği zaman daha huzurlu oluyor tabii..Sizinde söylediğiniz gibi her zaman akışa bırakmak doğru gelmiyor bana.. Bıraksan bile kürekleri sıkıca tutmak gerek..Kuvvetli bir akıntı da tutunabilmek için.. Çok teşekkür ederim..Sevgiler  20.04.2007 8:56
 

"Keşke" demeyi sevmesem de bazen de deniyor işte..Keşke, tüm bunları o parçalar bir yerlere saçıldığı için yapmasak. Ne güzel bir yazı bu yine... Kalemine ve yreğine sağlık arkadaşım. Sevgi ve ışıkla, Ayna

Ayna 
 18.04.2007 16:33
Cevap :
Keşke demeyi sevmem bende... Yaşam öyle tuhaf ki söylettiriyor.. Malesef hep parçaları saçtığımız için yapıyoruz bunları.. Offf of.. Ama güzel tarafı dağıttıklarımızı da toparlayabiliyoruz.. Ya bunu yapamasaydık... Teşekkür ederim katkın için..Kucak dolusu sevgiler arkadaşım..  18.04.2007 22:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 194
Toplam yorum
: 2196
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1464
Kayıt tarihi
: 04.08.06
 
 

1981 yılında aslında istenmiyor olsam da geç alınan karardan dolayı hayattayım:)) Haritacıyım ve işi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster