Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
903
 

El insaf yaahuuu, el insaf!!!

El insaf yaahuuu, el insaf!!!
 

At çamuru, izi kalsın! 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu suçlayacak bir unsur bulamayan başbakan iki konuda bastırıyor; SSK ve Kaset olayı. 

“SSK’ yı yönetemedin, zarar ettirdin, batırdın.” 

“Bir kaset olayıyla genel başkan oldun.” 

Başka suçlama? 

Yok… 

Bulamazlar… 

Bulamayınca ne yapıyor? 

SSK’ya ve kasete sarılıyor. 

Kaset olayında ki CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal’a kurulan bu tezgâhın sonucu hâlâ belli olmadı, Kılıçdaroğlu ile uzaktan yakından bir bağlantısı yok. Deniz Baykal partinin yıpranmaması için istifa etti ve yerine Kemal Kılıçdaroğlu seçildi. Seçilerek gelen bir siyasi partinin genel başkanına sürekli olarak “bir kasetle geldin” diye acımasızca ve haksızca suçlamaya çalışmak ne kadar ‘âdil bir davranış yorumu sizlere bırakıyorum. 

SSK olayına gelince. Başbakan yine takılmış plâk gibi her mitingde tekrarlıyor; Sen SSK’ yı bile yönetemedin, zarar ettirdin, batırdın. Ülkeyi nasıl yöneteceksin?” 

Pes Yaaahuuu, Pes! 

Kılıçdaroğlu ise her fırsatta başbakana çağrı yapıyor; 

“Çık karşıma, hodri meydan, istediğin kanalda, senin ayarlayacağın gazetecilerin soru soracağı bir programda, bakanlarını da getir, istersen SSK, istersen ekonomi, hangisini istersen tartışalım. Yüreğin varsa çık ” diyor. Başbakan’dan bir cevap alamadığı için de mektup yazacağını ve davet edeceğini söylüyor. Veremeyeceği bir kuruş hesabının olmadığının ısrarla altını çiziyor. 

Daha ne desin? 

Ama Başbakan hiç oralı değil; Habire vuruyor, bindiriyor da bindiriyor... 

Çünkü biliyor, vatandaşın kulağına kar suyu kaçtı mı işlem tamam... Bizim vatandaşımız kulaktan dolma dedikodularla iş yapmayı sever. Olayın gerçeğini araştırmaz, sormaz, karşı taraf ne demiş, kendisini nasıl savunmuş, bu suçlamalar doğrumu, değil mi? Neye dayanarak suçlanıyor? Hiç umurunda olmaz. Hele de bu suçlamaları yapan biraz da sempati duyduğu bir kişi ise tamam. O söylüyorsa doğrudur, bir bildiği vardır düşüncesinin ardına takılır gider, oyunu kullanır… 

Hal böyle olunca da bu oyların iş başına getirdiği zihniyet seni beni yönetir… 

Başbakan bu halkı çok iyi tanıdığı için CHP’ yi işte böyle vuruyor. Varsa yoksa kaset ve SSK… 

Eskilerin bir sözü vardır; 

“At çamuru, izi kalsın!” 

Bu söz de bizden olsun! 

El insaf yaahuuu, el insaf!!! 

Tülay Hergünlü 

İstanbul, 11.05.2011 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

SSK genel müdürünün görevi yürürlükteki kanunları uygulamak ve uygulatmaktır. Olumsuzluklardan dönemin bakanı sorumludur, varsa tabi, sanki şimdi hastaneler avrupa standartlarında, dinleyen kuzular çok nasıl olsa

Gılgamış Kavasoğlu 
 15.05.2011 22:47
Cevap :
Değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Reklamlara bakınca sanırsınız ki sağlık sistemimiz çağ atlamış...Sevgiler.  16.05.2011 9:55
 

Kemal bey, SSK'yı borçlu alıp kârla mı teslim etti? Akrabalarını sınavsız işe aldığı belgenin altında kendi imzası var. Daha ne isbatı istiyorsunuz ki? Ankara'daki oğlunu İstanbul'da sigortalı göstermenin neresi dürüstlük Allah aşkına. Bilin ki ben bunlara takmıyorum. Çünkü bir çok kişi benzer durumlarla malüldür. Mesela başbakan'nın da Ramsey'den kızına burs aldığı söyleniyor. Ki bu Kemal beyin yaptığı, yani bir şehirde yaşayan oğlunu başka bir şehirde sigortalı göstermesi kadar garip değildir ama hoş ta değildir. Koskocaman Başbakan kızını kendisi okutabilirdi, Fikir değiştirmenin ispatı mı olur?Aç televizyonu, dinle Kemal beyi, on dakika önce söylediğinden on dakika sonra nasıl çark ettiğini gör. Davet edildiği oturumlarda taraftarı gazetecileri bile güldürüyor, hayal kırıklığına uğratıyor. Kendinizi kandırmayınız lütfen. Saygılar.

Hüseyin Atacan 
 13.05.2011 15:39
Cevap :
Hüseyin bey bu tartışmalar bitmez. Şu anda Türkiye'de gönül rahatlığıyla oy vereceğim bir parti yok. Ama rantiye ve çıkar partisine oy vermektense CHP' ye oy vermeyi tercih ediyorum. Hataları ve kusurlarıyla. Ülkeyi uçuruma götürdüğü ayan beyan meydanda olan bir iktidarın ise hata ve kusur yapma lüksü yoktur. Bunun savunulacak hiç bir yeri de olamaz. Düşüncelerinize saygı duyuyorum ve size teşekkür ediyorum. Esen kalın!  13.05.2011 17:51
 

Bazan görmek için göz yetmez. Basiret te gerekir. Yazınız buna somut bir örnek. İnsan bu kadar düsbastı gitmemeli. Kemal bey başkan olduğu günden beri Başbakan'a söylemediğini bırakmadı. Kalpazanlıktan, hırsızlığa, (hatta daha ötesi de var!) söylemedik lâf bırakmadı. "Statükonun Allah'ı" olgun insanlara has bir ifade değildir. Tabiri caizse bu varoş ağzıdır. Bu adamın söyledikleri hep doğru, Erdoğan'ınkiler çamur öyle mi? Evet, el insaf! Başbakan, Kemal bey için iki şey değil, başka şeyler de söylüyor. Dün Balıkesir'de dinledim. Müdürken akrabalarını sınavsız memuriyete aldığını, 35 dakika içinde fikir değiştirdiğini, ağzını bozduğunu (ki doğrudur), asılsız iddialarla iftira attığını vs. da anlatıyor. En çok üzüldüğüm, insanların ideolojilerine uygun düşenlerin hatalarını hiç görmemeleridir. Saygılar.

Hüseyin Atacan 
 13.05.2011 0:53
Cevap :
Değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Galatasaray'ın bir Allah kuruşu yok" sözü de başbakan'a aittir.Her konuşmasında Dini siyasete alet eden bir başbakanla karşı karşıyayız.İddia sahibi ispatla yükümlüdür. Başbakan Kılıçdaroğlu ile ilgili sözlerini ispat etmelidir.Kılıçdaroğlu tarafından ekranlara davet ediliyor neden bu fırsatı değerlendirmiyor? Ağzını bozmaya gelince; "Zor kuralı bozarmış." Başbakanın tüm belden aşağı vurmaları sonucunda o da bir insan elbette. Keşke insanlar da bu gerçekleri görebilseler ve bu rant iktidarına bir son verebilseler...  13.05.2011 9:57
 

O insaf ediğiniz otobüs onların semtinden geçmiyormuş:)) Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 11.05.2011 13:48
Cevap :
Teşekkür ederim:)) Sevgiler  11.05.2011 14:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 483
Toplam yorum
: 630
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1110
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster