Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mart '14

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
6120
 

El Kaide neden Suriye'nin içindeki Türk toprağı türbeye saldırıyor?

El Kaide neden Suriye'nin içindeki Türk toprağı türbeye saldırıyor?
 

 Amerikan Cumhuriyetçilerinin terör maşası El Kaide ve onların beslemeleri El Nusra şu an Suriye içinde bulunan ve Türk toprağı olarak Türk Askerince korunan Süleyman Şah Türbesine saldırmasının arkasında sadece Türbelere düşman olan Vahhabi anlayışının etkisi yok. Bu sadece beynini yıkadığı milatanlara "İslamda Türbe Yok" fetvası verip savaştırmak için uydurulan bir gerekçe neden değil. Çünkü arkasında bir nas koymazsanız o militanı şehit olmaya inandıramaz ve şehit olduktan sonra 70 bin huriye kavuşma mitolojisiyle gazı tamamlayamazsınız.

Peki gerçek neden nedir? Neden Türbeye saldırıyor El Kaide ya da Suriyedeki adıyla Nusra ya da İŞİD ordusu?

Cevap çok açık.

Amerikan Cumhuriyetçi partisi, görünen ilişkileri ta 1980'li yıllardan kalma Afganistan'dan beri süren aslen 1900'lü yılların hemen başlarında Britanya ile başlamış Arap İngiliz aşkının veled-i zinasıdır Vahabilik. 

El Kaide bu kafadadır. Görünürde ABD ve İngiltere düşmanıdır ama aslında onların derin devletlerinin en büyük kuklalarıdırlar. Terör maşalarıdırlar.

İŞİD'in tek işittiği yer ve merkez Londra'dır aslında. 

O türbeye saldırmalarının nedeni Türk ordusunu Suriye'ye girmeye, Esad'la ve kendileriyle savaştırmaya çalışmak. Bu sayede kendi içlerinde bulunan teröristlere Ankara ve İstanbul'da daha fazla terör yaptırarak Türkiye'nin iç ve dış siyasal dinamiklerini ters yüz etmek. Son zamanlarda Şangay Beşlisine yanaşan ve NATO'dan ve Batı'dan uzaklaşan bir görüntü veren Türkiye'yi tekrar Batı güdümünde bir ülke haline düşürmek istiyorlar. Derin Batı'nın en büyük hedefi Türkiye'yi Rusya, Hindistan, İran, Çin ile karşı karşıya getirmek .

Bu olursa zaten Erdoğan'ın en büyük destekçilerinden Putin ile arası açılacak Türkiye Doğu'dan uzaklaşarak tekrar Batıyı KIBLESİ edinecektir.

Türkiye'de bir kısım cemaatte böyle düşünmektedir ve Namazda her ne kadar KABE'ye dönse de aslında emirleri Piramit (İlimünati) ve Beşgenden (ABD Derin Devleti-Derin Pentagon'dan) almaktadırlar.

Türkiye ne yapmalıdır?

Suriye'ye girmeli ve Türkiye'nin toprağı sayılan Türbeyi savunmalı mıdır?

Asıl soru bu?

Ana muhalefetin siyaseti okumak ve anlamaktan uzak olan lideri Kılıçtaroğlu "Türkiye'nin Suriye'deki savaşa gireceğini" iddia ediyor ve bu fikre karşı duruyor.

Peki Suriye'deki Türk toprağı IŞİD'in eline mi geçsin?

Bu soruya cevapları yok tabi ki?

MHP lideri sayın Bahçeli'nin Boines Aires ve Rİga nerenin başkenti bilmese de Süleyman Şah Türbesinin nerede olduğunu bildiğine eminim. Onun fikri o türbenin Türk toprağı olduğu için mutlaka operasyon yapılması yönünde olacaktır. Hatta bu konuda şayet Meclis oylaması yapılırsa tabanıyla ters düşmemek kendine aykırı olmamak için Hükümeti destekleyeceğine inanıyorum.

Neyse gelelim sadede...

Eğer İŞİD bastırır da o türbeyi işgal eder ve Türbedeki Türk askerlerini de öldürürse kesinlikle oraya operasyon yapılacağını düşünüyorum. 

İŞİD'in militanlarının zayıflatılması Rusya'nın da işine gelir çünkü IŞİD militanları şu an ki ÖSO militanları gibi değil. ÖSO, ağırlıklı olarak Türkiye'den desteklenirken İŞİD, Britanya ve ABD derin devetinin ürünüdür ve NATO'nunda ayakta kalması için ihtiyaç duyulan şişmanlatılmış köpürtülmüş RADİKAL İSLAMCI(!) düşmandır Batı için.

Suriye'de barışın sağlanabilmesi için EL Kaide denilen unsurların temizlenmesi gerek. 

ÖSO ve Esad, şayet İŞİD olmazsaydı daha rahat antlaşma imzalayabilir ve sonuca ulaşabilir.

IŞİD olduğu sürece ne Irak'ta ne de Suriye'de istikrar sağlanamaz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Ayhan Özçimbit, (Büyük Britanya) İngilizler, yaklaşık iki yüzyıldır, boğazlarına kadar her işimizin içinde olmalarına rağmen "Bab-ı Ali basını!" sayesinde görünmez kılığa bürünmüşlerdir. İstanbul ve Atina'nın fethinin bir intikamı olarak Osmanlıyı, (Sabık Sultan Vahdettin'i) masa başında (1920 yılında) parçaladıkları San Remo'ya süren İngiliz hanedanlarının bir üyesi ülkemize geldiği vakit, "Babaları hac ziyaretinden dönmüş!"ler kadar sevinen "bab-ı Ali basını" neden Lozan Antlaşması'nın 128'nci maddesini görmez, Suriye'de dalgalanan Türk Bayrağı'ndan önce? Çanakkale ismi geçtiğinde "Anzak koyu" diyenler, ve oradaki yabancı anıtların, Türk anıtlarından neden büyük dikildiğini sorgulamazlar? Peki, Lozan Antlaşması'ndaki 128. maddede ne yazmaktadır? Özellikle belirtmiyoruz, belki birileri gerçek tarihini (Lozan antlaşmasını) öğrenmek için araştırır. Sağlıcakla kalınız.

Vefa Can 
 25.03.2014 10:01
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim can alıcı önemli bir noktaya değinmişsiniz. Saygılarımla  26.03.2014 0:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 722
Toplam yorum
: 418
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 3407
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

A.Ü İktisat Fakültesi mezunuyum, daha önce Kazakistan ve Hollanda'da eğitmenlik ve tercümanlık iş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster