Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '12

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
2077
 

El-Razi

El-Razi
 

(Ebu Bekir Muhammed ibn Zekeriye el-Razi,

Abu Bakr Muhammad ibn Zakariya al-Razi;

Zakariya-ye Razi;

Rhazesaya da Rasis; d. 865Rey- ö. 925),

Farssimyacı, kimyager, hekim, filozoftur.

Ansiklopedi yazan tıp adamı

*

O tabiatçı-deist felsefesinin önemli bir temsilcisiymiş.

Onun tıp tarihinde yaptığı en önemli katkılardan biri ilk defa kimyayıtıbbın hizmetine kullanmış olmasıdır.

Yaşadığı dönemin dinî, felsefî ve ilmî hoşgörü ortamında tabiatçı-deistfelsefenin en önemli temsilcisi olarak Râzi bireysel ve toplumsal yahut psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını giderecek ahlâklı ve mutlu bir hayatı gerçekleştirmesinde Allah'ın insana verdiği akıl gücü ve adalet duygusunun yeterli olduğu tezini hararetle savunmuştur.

Bunun için ayrıca dine ve peygamberin rehberliğine ihtiyaç olmadığını ileriye sürmesi nedeniyle şiddetli eleştirilere konu olmuş, kendisinden mülhid ve zındık şeklinde söz edilegelmiştir. Deist dünya görüşü ve felsefî yaklaşımıyla bir gelenek kuramamış olan Razî daha çok tıp alanındaki başarısıyla tanınmıştır.

Bu dönemde İslam uygarlığının en önemli başarısı Budistlerden aldıkları rakamlarla antik dönem eserlerden elde ettikleri geometriyi sentezleyerek analitik geometri ve cebiri geliştirmeleridir.

İspanya'daki Endülüs uygarlığı aracılığıyla bilhassa İbni Rüşd ve diğer bilim adamlarının eserlerinin Latinceye çevrilmesi Bertrand Russell'ın deyimiyle Avrupa uygarlığının doğuşu olmuştur.(alıntı)

Yine büyük bir bilim adamından, İslam simyacı, kimyager, hekim ve bir filozoftan söz etmek istiyorum…

Onun hayatını incelediğinizde hep ilkleri görüyorsunuz…

Böyle filozofların çoğunun gençliklerinde müzikle ilgilendiklerini okuyorsunuz.

Ebu Bekir el Razi, sadece müzikle değil edebiyatla da ilgilenmiş. Bunların yanı sıra iş olarak gençliğinde kuyumculuk yapmış. Filozof ve kuyumcu!

Türk kökenli olduğu da yazıyor… Rey şehrinde matematik, felsefe, doğa bilimleri ve bilim adamlarının olmazsa olmazı astronomi eğtimi almış. Ayrıca Bağdat ve başka İslam şehirlerinde de öğrenimini sürdürmüş.

Onun eğitim hayatının en önemli dalı Tıp olmuş.

O bir hekim… O büyük bir tıp adamı. Tıp hakkında ansiklopedi yazan bir ilim adamı… Eserlerinin hepsi latinceye çevrilmiş.

Tıp alanında yazdığı El-Havi adlı ansiklopedi 17. Yüzyıla kadar başvurulan en önemli kaynakmış.

Bütün bunların yanı sıra El-Razi ile ilgili bir olay daha var…

Antik çağda Thales’le başlayan Doğa felsefesinin İskenderiye kütüphanesinin yakılmasından sonra İslam Âlemi içinde tekrar doğuşu Ebu Bekir el Razi ile olmuş.

O tabiatçı-deist felsefesinin önemli bir temsilcisiymiş.

Ebu Bekir el Razi cömert ve çalışkan biriymiş. Devamlı çalışırmış. Hastalarına bakar ya da aralıksız okurmuş.

İleri yaşlarda parkinson hastalığına yakalanmış ve gözlerine katarakt inmiş.

Rey’de 925’de hayata veda etmiştir.

Eserleri:

Râzîkendisininde ifade ettiği üzere kaleme aldığı ikiyüz'den fazla eseri vardır.

Ancak bunlardan sadece ellidokuzu günümüze ulaşabilmiştir.

Bunlardan birkaçı:

El-Hâvi(20 cilt), 907, (Latince başta olmak üzere 11 dile çevrilmiştir. Döneminin tıp alanındaki en ayrıntılı ve bilgi içeren ders kitabıdır.)

·         Kitabul-Mansur, 920,

·         Kîtâb sırru sınâ'ati't-tıb.

·         Kitâbü't-Tecârib.

·         Et-Tıbbü'l-Mansûrî.

·         El-Hâvî yahut el-Câmi'u'l-kebîr.

·         Ahlaku't-tâbib.Mahmut Kaya " Ünlü Hekim Filozof EbûBekir er-Râzî ve Hekimlik Ahlakı ile ilgili Bir Rîsâlesi " başlığı ile Türkçe'ye çevirip neşretmiştir.

·         Makâle fî emârâti'ikbâl ve'd-devle.Mahmut Kaya " İkbâl ve Devlete Kavuşmanın Belirtileri " başlığı ile Türkçe'ye tercüme edip yayınlamıştır. Makâle fîmâ ba'de't-tabî'a.

·         Et-Tıbbü'r- rûbânî.Hüseyin Karaman Ruh Sağlığı adıyla Türkçe'ye çevirmiştir.

·         Es-Sîretü'l-felsefiyye.Mahmut Kaya " Filozofça Yaşama " başlığıyla Türkçe'ye tercüme etmiştir.(alıntı)

&

Tam adı Ebu Bekir Muhammed İbn Zekeriya El Râzî'dir. Râzî 864 yılında İran'ın Ray şehrinde doğdu. Yerleşik inançları sorgulayan felsefî düşünceleriyle tanınmış olan Râzî (öl. 925), bilimle de ilgilenmiş ve kimya ve tıp gibi alanlarda yapmış olduğu çalışmalarla bilim tarihinde seçkin bir yer edinmiştir.

Kimya biliminde Câbir'in açmış olduğu yoldan giderek yapısal dönüşüm kuramını benimsemiştir; ancak Câbir gibi Aristotelesçi değildir; maddenin oluşumunu dört unsurun birleşmesiyle değil, atomların birleşmesiyle açıklama eğilimindedir. Câbir gibi, bir dizi deney yaparak saf elementi elde etmeye çalışmış ve bu işlemin, maddenin erimesi, çözülmesi, parçalanması, ortaya çıkan parçaların farklı parçalarla birleşmesi ve oluşan ürünün çökelmesi gibi 5 ayrı süreçten geçtiğini belirtmiştir.

Çalışmaları sırasında yeni kimyevî maddeler, yeni yöntemler ve yeni aletler geliştiren Râzî'nin en önemli başarılarından birisi, farklı organik maddeleri damıtmak suretiyle çeşitli yağlar, tuzlar ve boyalar elde etmiş olmasıdır; ayrıca, demir gibi zor eriyen metallerin ergitme işlemleri ile ilgili araştırmalar da yapmıştır.

Razi'nin kimya alanındaki çalışmalarının yanı sıra, tıp alanındaki çalışmaları da çok önemlidir. Rey'deki bir hastanede doktor olarak görev yapmıştır. Bilimsel bir tutum sergileyerek yerleşik otoriteleri önemsememiş, daha çok kendi gözlem ve deneylerine öncelik tanımıştır. Kendisine daha çok Hippokrates'i örnek alan Râzî, Hippokrates gibi, iyi bir klinisyendir; hastalarını tedavi süresince dikkatle gözlemiş ve teşhis ve tedavisini bu gözlemler sırasında elde etmiş olduğu bilgiler ışığında yönlendirmiştir. Teşhis sırasında özellikle nabız, idrar, yüz rengi ve terleme gibi - gibi göstergeleri göz önünde bulundurmuştur.

Râzî ilk defa Ortadoğu ülkelerinin çoğunda yaygın olarak görülen çocuk hastalıklarından çiçek ve kızamığın tanılarını vermiş ve bunlar arasındaki farkları belirlemiştir.

Râzî'nin hastalıklara ilişkin incelemelerini içeren küçük boyutlu yapıtlarının yanı sıra, Hâvî (Bütün Bilgiler) adlı kapsamlı bir yapıtı daha vardır. Burada, baştan ayağa doğru bütün beden hastalıklarını sıralayarak, bunlara ilişkin derleyebildiği bütün bilgileri sunmuştur. Yapıtın en önemli yönlerinden birisi, daha önce yaşamış olan hekimlerin görüşlerini de içermesidir; bu nedenle, tıp bilgisinin gelişim sürecini araştıran tarihçiler için bulunmaz bir kaynak niteliğindedir.

Bu yapıttan edinmiş olduğumuz izlenime göre, Râzî hastalıkların tedavisinde, ilaçla tedavi yöntemini tercih etmiştir.

Böbrek taşlarının ve mesane taşlarının çıkarılması gibi, genellikle cerrâhî müdâhalenin beklendiği durumlarda bile, ilaçla tedaviyi yeğlediği görülmektedir; hatta bu konu ile ilgili olarak kaleme almış olduğu müstakil bir eserde de aynı şekilde ilaçla tedavi öngörülmüştür. (alıntı)

Nazan Şara Şatana

http://www.facebook.com/nazansara.satana.5

https://twitter.com/#!/nazansarasatana

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kimyayı anlayan hayatı da anlar cümlesi ( ya da benzer bir ifade) de ona aitti sanırım. Ne iyi yapmışsınız da Razi'yi anmışsınız . Hakkında daha çok bilelim, hatta filmi olsun isterdim.

Emef 
 29.09.2012 11:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1582
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4848
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster