Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Eylül '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
880
 

El yordamı ile...

El yordamı ile...
 

Yaşadığı kasabanın, ünlü arabacısıydı Ahmet Usta. İki gözü görmediği halde, at arabaları yapıp satardı. Atelyesinde metre, pergel, şu, bu, bulunmazdı ustanın. Metresi de, pergeli de, cetveli de, hesap makinesi de elleriydi, tırnaklarıydı, parmak uçlarıydı..

Elinin karışı, parmak boğumları ölçü birimiydi. Tırnakları kalemdi. İz bıraksın diye bastırırdı ki, testeresi ile bu çizgiyi parmak uçları ile yoklaya yoklaya gitsin. Keskin testere, milim şaşmazdı bu tırnak çizgisinden. Her şey, el yordamı ile yapılıyordu bu derme çatma atelyede..

Bitişiğinde, az ötede, sanat okulu mezunu başka bir arabacı da vardı. Tekerleğin göbeğindeki o çıkmaların hesabını, gelip gelip bu adama yaptırırdı. Gözleri gördüğü halde.

Bir mengene yapmış. Bir oluklu burgu yontmuş tahtadan... Dönen bileyi taşını bile kendisi yontmuş taştan.. Kuyunun çıkrığını tepeye asmış. Kayış geçirmiş. Ucuna dibi delik testi bağlanmış. Testi öyle ayarlanmış ki, bileyi taşının sarsıntısı ile o testi, dibinden su akıtıyor bileyi taşının tam üzerine.. Damla, damla.. Kör bıçaklar bileniyor burada, eller kanamadan..

Müşteri pek nazlı imiş. Demiri sağlam olsun istermiş. Usta da, arabanın demirlerini, dişiyle geveleyerek 'test' edermiş! Usta, ardından kötü lafların edilmemesi için, böylesine titizmiş.. Uzak yerlerden araba siparişleri almış. Bir zaman sonra yetiştirememiş. Şimdi yaş yetmiş.. Ha babam, de babam, yolun sonundaki ışık gözükmüş. Ama Ahmet Usta o ışığı görememiş. Kolları ipincecik kalmış. Çekici kaldıracak gücü yok.

Arabacının ışığı, daha beş yaşında iken sönmüş.. ''Çiçek'' olmuş küçükken. Komşuları, ''Doktor, moktor neyine gerek! Septuzelerin gelini kestane yediydi, geçtiydi gözleri'' demişler. Yemiş kestaneyi,''Tepmiş'' gerisin geriye.. O gün, bu gün...İşte !..

İki başcağızlar. Çalışamıyor usta şimdi. ''Ah bir 5O liracık aylığım olsa, ne iyi olurdu'' diyor.

Günler; acımsı, mayhoş, zehir!

Karısı Duran, dertli. Herkes görmeğe gelirmiş çalışırken kocasını. Dantel gibi işlermiş. Kem gözlerden saklamak için dualar okurmuş: ''Altmış, yetmiş, çıkmış, gitmiş... Dağdaki geyik otlamış.. Otlarken b.klamış. Anası ''Dil'' demiş. Kuzusu alnını uzatmış.. Ahmedimin önünden, ardından laf söyleyenler, çatır çatır çatlasın, patır patır patlasın!..''

Dualar yerini bulmuş. Gül gibi geçinip, bu günlere gelinmiş şimdi..

İnsan eskisi olmak.. Kandildeki yağı tükenmek.. El yordamı ile yaşamak..

Ahmet Usta, o keskin aletlerle şimdiye kadar hiç bir yerini kesmedi, kanatmadı amma, şimdi kanayan: ''Yüreği!''

***

Bu yazı, resimleriyle birlikte Ege'nin mehur Gazetesi Demokrat İzmir'de yayınlandığı zaman, yer yerinden oynadı. Çevreden pek çok kişi, kuruluş yardım yağdırdı. Takım halinde ''Atelye'' kuralım diyenler oldu. Çifterli maaş bağlayanlar oldu. Çuvallarla un, paketlerle kuru yiyecekler yığıldı kapısına..

Şimdiki gibi, ''yeşil kart'' yoktıu o zamanlar.. Sivil toplum örgütleri yoktu..

Şimdiki gibi; hem villası, hem katı, hem otomobili olanların, ''Yeşil'' kart sahibi olamalarına karşın, onların aspirin alacak paraları bile yoktu!...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsanı usta yapar, insanı sevgili yapar, insanı "sevgili araba ustası" yapar. Ellerinde emeğe dönüşen sevgisiyle; Ahmet Usta'ya selam olsun... Selamlar, sevgiyle.:)))

derinmavi.. 
 11.07.2007 23:42
Cevap :
Ahmet usta:''El yordamı ile yaşayan adam''Bu röportaj,resimleriyle Demokrat İzmir Gazetesinde yayınlandığı zaman,bu gazetenin AYDIN muhabiriydim.İnsanlarımız çuval çuval erzak taşımış onların evine..Kutu kutu ambalajlarla marangozluk aletleri takımlar halinde yollanmış..Para yardımı yapılmış.Bunları aileden öğrendim,ikinicinde gittiğimde.Bu yazı,gözlemlerime dayalıdır.Sevgilerle kalın.  12.07.2007 18:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 891
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster