Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1525
 

El yordamıyla tanıdım hayatı, size de tavsiye ederim

El yordamıyla tanıdım hayatı, size de tavsiye ederim
 

Bir yaseminin, bir iğdenin kokusunda hissetmek, nefessiz koridorlarda bile bir gökkuşağı renginde seyredebilmek hayatı ve zorluklara rağmen gülümseyen bir yürekle sarılabilmek hayata yeniden....

Zor mudur?

Beynimizin ve ruhumuzun kendini korumak için aldığı önlemler hayranlık uyandıracak düzeyde...Hayatımızın şoklarında neremizin kesildiğini anlamayız bile, ilk acıyı çok fazla hissetmeyiz. Nereden geldiğini bilmediğimiz bir güç ve dayanıklılık gösteririz tehlike anında. Nasıl dayandık acıya, nasıl geçiştirdik zorlukları anlamayız bile. Hani bir yerimizi çarptığımızda nasıl hemen acımaz, acısı sonradan çıkarsa işte onun gibi.

Kaldırabileceğimizden fazlası bir acı veya sıkıntı ile karşılaştığımızda ise beynimiz bunları derine gömmeye çalışır. Zamanla unuturuz acıları, zorlukları, yaşadığımız travmaları.

Unutmak da gereklidir… Yoksa sıkıntılarla sürekli yorulan bir yürek ve bir şuurla hayatımızın devamını sağlamak zordur. Bir kere kangren olmuş benliğimiz ne yapsan fayda vermez sonra.

İnsan kendi kendinin terapistidir. Sıkıntılara ve zorluklara katlanmak için bilinç altımızdan sürekli metodlar üretiriz.

Zor değildir, tekrar hayata gülümseyen bir yürekle merhaba demek… Her travmadan sonra.

Bir balıkçının sabrı ile ağ atmak umutlara… Yeniden her sabah yeniden,

Kıyıya vurduğunda yeniden denize dönebilmek… Yorgun bir deniz yıldızı gibi.

Acıların üstesinden gelebilmek… Bir martı edasıyla.

Geçmişi bir masal sanmak ama geleceğe de dört elle sarılmak…Masaldan ders alarak,

Hiç de zor değilmiş...

Geldiğimiz gibi gideceğiz, gelmeyi bildik, gitmeyi de biliriz. İhtiyacımız olan sadece sıkı bir yürek ve yere sağlam basan ayaklarımızdır.

El yordamıyla tanıdım hayatı, size de tavsiye ederim.

Beran
27.05.2005
.
.
.
.
.
.
.

Kıyıya vurduğunda yeniden denize dönebilmek… Yorgun bir deniz yıldızı gibi,
Acıların üstesinden gelebilmek… Bir martı edasıyla,
Her doğan yeni güne, yeniden doğabilmek
Hiç de zor değilmiş...
Demirden parmaklıklar engel değilmiş özgürlüğe!
Sen hiç kuşların kanatlarının sesini duydun mu?
Dedim ya "el yordamı ile tanıdım hayatı, size de tavsiye ederim"...
Kocaman bir adım daha...sıkı bir yürek ve yere sağlam basan ayaklarla!

Beran
05.01.2010

Salih ERDAGI bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Artık hayatı hücrelerine kadar tanıyorum" derken, AAA! bakıyorum, yeniden ellemem gerekiyor hayata...Napcam ben Beran? Sence İyileşir miyim?:)) Sevgilerimle...

fatma iyibilgin 
 09.01.2010 1:02
Cevap :
Çok yakında topluca iyi olacağız:))...sevgiler  09.01.2010 20:15
 

Benim için çok değerli bir dostum demişti ki : " Geçmişten kaçmak gerekmiyor. Elbette kaçış kurtuluş değildir. Ne var ki durumumuz, bindiği trende,gidiş yönünün aksi istikametinde oturan ve tren camından dünyanın hep geride kalanına bakarak gözlemler yapmaya çalışan bir yolcuya da benzememelidir. " Dostum bunu daha çok toplumsal boyutu ile anlatmıştı . siz o güzel şiirle taçlandırarak birey için her birimiz için vurgulamışsınız. ve sihirli sözcük umut ile ..aslında toplumda bireylerden oluşmuyor mu ? uzaktım bir süredir blogdan. gecikmeli yorumum için kusura bakmayın. sevgiler, selamlar

mor lale 
 07.01.2010 20:16
Cevap :
Merhaba, geçmişinden kaçan kendinden de kaçar, sonunda da kendini kaybeder...ancak geçmişinden derler çıkarırsa kendini yeniden bulur ve umutla geleceğe bakar, tabi ki içinde insan olduğuna dair halen emareler taşıyorsa:) umut etmek, yenilenmek ve yılmamak, tüm bunlar için de güçlü olmak...zaman zaman gücünü yitirdiğini hissetsen de asla vazgeçmemek...tren camından dünyanın geride kalanına bakmak ama trenin ulaşacağı yerin de ümidini yakalamak...bu mudur?, evet bence de budur:)...teşekkürler güzel yorumun için...sevgiler  08.01.2010 7:13
 

O da nesi? Bir sümüklü böcek. Ne yaparsın? Ya da şöyle düşün. Düşün ki ellerin yok uzatabileceğin. Nereden yakalarsın. Seni, beni, bizi beklemeyen, iplemeyen hayatı.

Ayrıntıda gezinmek 
 06.01.2010 2:04
Cevap :
El yordamıyla hayatı tanıdığında yoluna çıkan sümüklü böcekler dahi seni iyi tanırlar, bilirler sana sümük bulaştırılmaması gerektiğini:)...ellerin yoksa bile beynin ve yüreğin var...yeter ki yakalamak iste,bulursun illakide...kötümser olmak istedikten sonra çok kolay, zor olan başını dik tutabilmek...teşekkürler, sevgiler  06.01.2010 22:17
 

Bazen böyle el yordamıyla öğrenilmek durumunda kalınıyor hayat. Üstesinden gelinmez ama hep denemek gerekiyor. Hayat biraz da o deneme çabası çünkü... Güzel bir yıl diliyorum. Sevgilerimle...

Murakami 
 05.01.2010 21:18
Cevap :
Aslında öğrenmek durumunda kalmak değil, bizzat bu şekilde öğrenmeli...şekil 1 a:)))...sevgiler  05.01.2010 21:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 485
Toplam yorum
: 2871
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 2238
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

bir ters, bir düz ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster