Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Yunus Emre Öztopaloğlu

http://blog.milliyet.com.tr/yunusoz

09 Ağustos '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1494
 

Elalem ne der?

Elalem ne der?
 

elalem ne der çgh


İnsanların, bizim hakkımızda ne düşündüklerini çok merak ederiz. Hatta kendimizce varsayımlarda bulunuruz. Bu benim kıyafetimle dalga mı geçiyor, şu benim saç stilime mi gülüyor diye içimizden geçirdiğimiz olur. Ancak yaptığımız her varsayım onun doğru olduğunu göstermezmiş ben bunu daha yeni anladım. Biri bunu bana söyleyene kadar ben bunun belki farkındaydım ama farkında değilmiş gibi davrandım. Attığım her adımın, yaptığım her hareketin takip edildiğini, eleştirildiğini düşünürdüm. Ben bunu giyersem acaba insanlar ne düşünür, ben şu görüşümü beyan etsem ne derler diye hep düşünür dururdum. 

Hayatta attığımız her adımı önce durup, acaba elalem ne der diye düşünür, hep kendimizi kısıtlamaya çalışırız. Peki neden bu kadar çok önemseriz başkalarının ne diyeceğini, düşüneceğini? Bana ne ne düşünüyorsa canım diyip kestirip atamaz mıyız yani? Özellikle büyüklerimiz bu cümleyi çok sık kullanır. Elalem ne der, herkes sana güler, arkandan konuşur vs. 

Bir de kime ne insanın yaşam tarzından. Kime ne giyiniş tarzından. Kime ne dışa görünüşünden. Herkes senin gibi giyinmek zorunda mıdır? Herkes senin gibi görünmek zorunda mıdır? Herkes senin gibi düşünmek zorunda mıdır? İnsanların ne düşündüğü seni bağlamamalıdır. Herkes kendi hayatını, kimsenin hayatını kısıtlamadan yaşamalıdır. Hepimiz farklı düşüncelere, farklı görünüşlere sahibiz. Bu dünya da sadece siyahın hakimiyeti ya da sadece beyazın hakimiyeti söz konusu değildir. Bu dünya da her renk birbiriyle iç içedir. Renkler birbirine karışmadan hep bir ahenk içinde vardırlar. Hepsi ayrı ayrı bir güzellik içindedir. 

İşte bu yüzden kimse kimseyi kendinden daha üstün ya da daha aşağıda görmesin. Birini aşağıda görmek aslında o kişinin de ne kadar aşağıda olduğunun göstergesidir. İşte bu yüzden hakkınızda kimin ne düşündüğünü fazla takmamak gerekir. Bu yüzden kendinizi kısıtlayıp da hayata kendinizi küstürmeyin. Hayata bir kere geliyorsunuz. Hayatınızı böyle şeylerle heba etmeyin. Sizin hakkınızda olumsuz fikilere sahip olduğunu düşündüğünüz kişilere, siz her şeye rağmen olumlu yaklaşın. Belki sizin bu yaklaşımınız onun da fikirlerinin değişmesini sağlayabilir. 

Tabi ki polyannacılık oynayın demiyorum. Siz sadece kendinizle hesaplaşın. Kimseye karşı bir hesaplaşmanız olmasın. Hayat sizin hayatınız. Onu huzurlu ve mutlu bir şekilde sürdürmek istiyorsanız bütün olumsuzluklara göğüs germelisiniz. Hiçbir zaman olumsuzluklar karşısında boyun eğmemelisiniz. Hep bir mücadele içinde olmalısınız. Öncelikle bir hayat gaye ve gaileniz olmalı. Ondan sonra onun için savaşmalı, yorulmalı, ter dökmelisiniz. Siz mücadele vermedikçe, kimse hayatın nimetlerini sizin önünüze koymaz. Onları ancak siz elde edebilirsiniz. Her şey sizin çabanıza ve gücünüze bağlı.hayat boyu, didinmeli yorulmalı ve çalışmalısınız. Hiçbir zaman azıyla yetinmeyin. Sahip olduğunuz kadar her şeyin en iyisine sahip olun. Ama sırf bu yüzden de hayatınızı hırsınıza kurban etmeyin. Hırslı olmak yerine sürekli içinizde bir azim duygusu olsun. İşte o zaman her şeyi başarabilir ve hayat karşısında mağlup olmaz hep galip gelirsiniz. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 730
Kayıt tarihi
: 04.07.11
 
 

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster