Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ağustos '18

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
533
 

Elazığ Dik Halayı

Elazığ Dik Halayı
 

https://www.youtube.com/watch?v=D8ozKFBi7Js

 

Akşamın gamını alıp götüren güneş ha doğdu doğacak Mezire’de. Yükseldikçe dört binlik yıllık kültür mirası Harput’un sütle yoğrulmuş bembeyaz duvarlarına sarı ışıltılar yayacak. Sonra ver elini bütün Anadolu baştanbaşa ışık cümbüşüne kesilecek. Elazığlı uyur mu? Üstüne güneşi doğurduğu nerede görülmüş. İbadetler yapılmış, dualar edilmiş. Evlerin beti bereketi, memleketin dirliği için Rahmet çağrılmış. Evin erkeği başına takıp sekiz köşe şapkasını, sırtında sakosu (ceket) her mahallede bulunan açık ekmek( bir çeşit ince pide) fırınının yolunu tutmuş. Elinde tele dizilmiş bir sıra biber. İki, üç ekmek almaya kalmadan ne canı var ki biberin közlendi bile. Gayretli Elazığ kadını, evin bütün işini bitirmiş. Kahvaltı sofrası hazır. Ne yok ki sofrada. Toprağı verimli memleketin. Kimseye yük değil. Kendi eker, biçer, kendi besler… Ne dosta bel bağlar, ne düşmana muhtaç olur.  Taze ekmeğin üstüne dökülür biber. İncecik kabuklu siyah üzüm, çökelek (bir çeşit lor, ancak sütten değil ayrandan yapılır), taze tereyağı, tulum peyniri, reyhan, nane… Artık Allah ne verdiyse!  Halil İbrahim sofrası mübarek. Rastlanılan buyur edilir. Uykunun en tatlı saatiymiş hiç oralı olunmaz çağalar da (çocuk) kaldırılır. Değil mi ki ailece yenilen her lokma daha tatlıdır, yeri ziyadesiyle dolar. Yenilir, içilir. Eh, çok şükür. Biz yedik içtik Allah arttırsın, sofrayı kuran kaldırsın. Eline tez kadın. Gözünü korkutmaz. Bir baktın sofra yok. Evin erkeği işe. Çocuklar sokağa. Kadın durur mu? Hele iki lafın belini kırmaya karşı komşuya. Ahbaplığı, yarenliği sever Elazığlı. Kabuğuna çekilmez.

Derken sokaklardan birinde bir gırnata (klarnet) sesi yükselir. Bir kalabalık. Ne ola ki; ya düğün alayı gelmiş gelin kız baba evinden alınıyor. Ya da bir yiğit askere uğurlanıyor. Coşkusu artar usul usul başlayan gırnatanın. Tokmak iner davula. Hey, hey sesleri yükselir.  Gidip izlememek olmaz. Duyduğun an omuzları sallamazsan günah. Koşulur kalabalığa. Halay başı elinde mendili nasıl da nazlı sallıyor. Yan yana omuz omuza vermiş Gakkolar (baba, ağabey, kardeş) Ufak ayak adımlarıyla başlar dik halay. Hem halay olup hem insanın ciğergahına nasıl dokunur bir ezgi? Elazığ müziğiyse dokunur. Hüzün coşkunun kardeşidir Elazığ’da.  Ölçülüdür, ağırbaşlıdır, intizamlıdır dik halay. Her hareketinde zarafet, edep vardır.  Toprağı incitmekten korkar gibi ağır aksaktır 2/4’lik ritim. Elazığ’da olgunlaşmak gibidir; tadı, kavı yerinde.   

Kolay mı; Mazluma yumuşak, zalıma sert,
Sözünün eri, cömert,
Vatanperver, çalışkan,
Yiğit, namuslu,
Kendini bilen gakkoların halayıdır.

Sevince ortak olur bütün mahalle, bütün memleket. Gırnatayla davulun uyumuna,  ayakların yumuşak hareketlerine kaptırırken kendini,

Evin erkeği Halay alayına; ‘’Gençliğim olaydı ki, görediz beni halay çekerken.’’

Evin kadını; ‘’ He anam Allah bir yastıkta kocatsın. Ne tez büyüdü eksik etek. Allah muradını gözünde komıya.’’

Evin çağaları; ‘’ Şekerle, leblebi atiler havaya, de hadi yarışak kim cebini en çok dolduracak’’ der.

Akşama kadar sürer halayın coşkusu. Güneş batıdan batarken doğudaki cümbüşe iç çeker. Sabah bütün kudretiyle gelip yine doğacağı memleketi kaybolana kadar özlemle izler.  

Matilla, bayram aslan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Okumadım,sanki yaşadım yazıyı canım Sultan...Gezdim,gördüm Elaziz'i.Halayın ucuna ben de yanaştım,kadınsın demediler,aldılar beni de halaya.Ne de olsa bacılarıyım ben onların,değil mi?Bizim buralarda hiç halay yoktur.Aksine,ben de çok severim halay çekmeyi.Omuz omuza,yürek yüreğe oynanan halayları çok severim.Olsun,memleketin her yeri bizim.Ben her yerdenim.Zeybek de oynarım,halay da çekerim öyleyse.Ne güzel yazmışsın.Yüreğine,eline sağlık kardeşim.Beni bambaşka bir ruh haline soktun gene.Bunu nasıl başarıyorsun bilmiyorum ama yapıyorsun.Umut ekiyorsun gönlüme.O gönülden,çokça sevgiler yolladım sana.İnşallah kabul edile...

fisun gökduman kökcü 
 15.09.2018 18:07
Cevap :
Hoşgeldin güzel ablam, derler mı hiç! Alırlar halaya; " Vay senin Allah'an kurban, gadan alam derler" Bilemezler ki, nasıl ağırlasınlar.. Çok ilginç her yerin halayı var zannediyordum. Olsun tabi biz siz mi var. Ben de Zeybek oyununa hayranım. Bilmem ki, özlüyorum öyle olunca da yazdıklarım benim yüreğimden sizlerinkine dokunuyor.. Ah! Aldım o sevgiyi baş göz üstüne, tüm Elazığ adına da üç kez öpüp koydum başıma.. Birgün gerçekten gidelim gezelim seninle, çıkalım Harput'a, Çırçır Şelalesine, Keban Barajına, Hazar Gölü' ne.. Bakalım yukarı şehirden aşağıdaki Mezireye.. Halaya tutuşalım; üç ayak, dik halay, güvercin, ağır halay.. Bırakalım kendimizi o cümbüşe..   16.09.2018 11:08
 

---devam. Güneş ışığını üzerimizden çekmek üzereydi kafilenin otobüsüne binme vakti geldiğinde. Samet için için ağlıyordu. O ağladıkça ben de dayanamıyor, kendimi zor tutuyordum. Alnından öptüm Samet'in. ''Allah'a emanet ol güzel yüzlü gakkoşum'' dedim. Samet'i emanet edecek başka kimsem yoktu çünkü. Otobüs hareket edip Samet gözden kaybolana kadar otobüsün arka camından el salladım. Şimdi Samet 20'li yaşlarında bir delikanlı olmalı, ben onunla geçirdiğim zamanları hiç unutmadım. Acaba o da hatırlıyor mudur beni? Başınızı ağrıttım kusura kalmayın... Saygıyla...

Özkan Sarı 
 31.08.2018 21:16
 

2007 yılı soğuk bir şubat günü ulaştık Elazığ'a 8.Kolordu'da icra edilecek satranç turnuvası için gelmiştik. Önce Kolorduyu gezip, ardından orduevine yerleştik. Boş vakitlerimizde orduevinden çıkıp Gazi caddesini boydan geçip, öğretmen evinin oralardan dönüp geri geliyorduk. Yine bir gün kafilece gezinirken tanıdım Samet'i. 10 yaşında para kazanmaya çalışan güzel yüzlü bir çocuktu. Gazi caddesi üzerindeki saat kulesinin önünde elinde tartısıyla yanıma yanaştı: ''tartıyım mı abi?'' dedi. ''Tart bakalım'' dedim. Koyu bir sohbetin ardından arkadaş oluverdik Samet'le. Elazığ'da kaldığım üç ay boyunca istisnasız üç güne bir görüştük. Ona her buluştuğumuzda yemek ısmarlıyor, bir iki saat beraber dolaşıyorduk. Bazen Akgün AVM'ye(yanılmıyorsam adı buydu), bazen kolordunun altındaki lunaparka götürüyordum. Harput'uda gezdik beraber. Bizim kafileden biri gibi olmuştu. Zaman gelip, Elazığ'dan ayrılık vakti geldiğinde bizi yolcu edenlerin arasında Samet'de vardı. ------devamı var.

Özkan Sarı 
 31.08.2018 21:07
Cevap :
En son Ramazan Bayramı'nda gittim Elazığ'a. Bu kez gidemedim. Birkaç kez İstanbul'a gidip geldiğim için yorgundum. Bir de havaalanı yok Balıkesir'de. Tekrar kara yoluyla İstanbul gözüm kesmedi. Ama benim dışımda tüm aile Elazığ'daydı. Bu özlemle yazdım bu yazıyı. Şimdi bir de ayrıntılarıyla sizden duyunca gerçekten çok özlemişim. Her yeri biliyorsunuz. Ne ilginç sizinle ne kadar çok ortak noktamız var. Evet, Akgün AVM. Bir de PARK 23 yapıldı. Hızlı büyüyen bir kent. Bir kenti bir insanla hatırlamanız ne hoş! Güzel yüzlü Samet hiç unutur mu sizi? Vefalıdır; sevgi gördüğü, ekmek yediği insanı unutmaz. Yüzden sevmez memleketim insanı, gönlüne kor sevdiğini, hatırlarken ciğeri sızlar. Unutmamıştır, bir komutan abim vardı der; onu bir bulsam bir görsem bir hasretle sarılsam.. Olur mu baş ağrısı özlediğim yerlere götürdünüz beni güzel bir gakkoşa iyiliğinizle, dostluğunuzla.. Bulurum ben Sameti :) Belki bende tesadüf etmiş başını okşamışımdır kimbilir? Sevgiler..   01.09.2018 0:00
 

Güzel ve sade bir anlatım, Gakkoşlara yakışır bir şekilde. Ne kadar az edebiyat o kadar çok insan. Özenli ama özentisiz, bir zamanlar Caroline de Winter:) Sevgiler

Matilla 
 29.08.2018 13:01
Cevap :
Siz olmayınca bir eksiklik oluyor. Yok diyorum, Matilla Bey olmalı dürtmeli bu yazıyı :) dürte dürte uçurumun kenarına götürmeli. Tam bir tekmeyle alaşağı edecekken şöyle göz ucuyla bana bakmalı. Eh neyse bu da dursun bari demeli. Elazığlı Karolin :)) Sevgiler..  29.08.2018 13:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 420
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 963
Kayıt tarihi
: 26.05.14
 
 

Dünyanın kirletemediği bir lotus... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster