Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ocak '09

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1139
 

Elde edilemeyen kadın var mı?

Elde edilemeyen kadın var mı?
 

Dünyada yaşanan bir çok olgunun temelidir kadın erkek ilişkisi. Adem ile Havva denince ilk akla gelen veya yapılan bir çok savaşın nedeni vb. saymakla bitmez.

Dünya döndükçe de hiç bitmeyecek bir ilişkidir bu. Aslında bir takım farklı yöntemler geliştirilmişse de insanoğlunun üremesinin genel şeklidir.


Başlıkta belirtilen söz toplumda bir yer bulmuş gibi görünse de elde edilmeye çalışılan erkeklerin sayısının daha fazla olduğunu düşünmekteyim. Bir ilişkide genelde oyunun piyonundan öte değildir erkekler. Kadın karmaşık zekası (genlerinden kaynaklanan şeytani fikirleri) ile görüntüyü erkeğin onun peşindeymiş şeklinde ortama sunmasına rağmen içinde yaşadıklarında sürekli bir seçim ve değerlendirmeyle kendisi için doğru olduğunu düşündüğü erkeğin peşindedir.


Doğru erkek kimi kadına göre üreme için ihtiyaç duyulan cinsel obje, kimisine göre hoş iltifatlarla egolarının tatmin olmasını sağlayan karşı cinsten bir esir, kimine göre her türlü giderini sağlayacak bir eşek, kimine göre istemediği mahalle baskılarından onu koruyarak yapmayı ve yaşamayı istediği şeyleri rahatça yapması adına bulunan bir gladyatör olarak piyondan öte bir şey değildir.


Fiziksel kuvvetiyle dünya erkeklerin elinde gibi görünse de hep zavallı ve ezilen izlenimi yaratarak akıl oyunlarıyla ile kirlenen ve kullanılan olmaktan ziyade kirleten ve kullanan insan cinsidir kadınlar. Erkekler beden olarak daha iri bir şekilde büyüseler de beyinlerindeki bu hususla ilgili bölüm hep çocuk kalır. En kolay aldatılan olmaları bu yüzdendir.


Hangi platformda olunursa olunsun genelde karşı cinsle yapılan iletişim ise hep daha hoş gelir her iki cinse de. Buradaki gerçek bir şekilde kendi cinsinden olanların dünyaya ve kendisine hangi gözle baktıklarını bildiğinden kaynaklanmaktadır. Acaba karşı taraf olayları nasıl algılıyor. Acaba karşı taraf için ne ifade ediyorum merakını gidermek için iletişim onlarla daha tatlı olur. Beğendiğine kendini beğendirme amaçlıdır. Erkekler genelde beğendiğini arzulamaya başlarsa da kadınlar beğendiği tarafından beğenildiğini anlamadan arzularına gem vurmakta çok daha güçlü bir cinstir. Bu sebeple oyunun yöneticisi ve gizli lideri onlardır.


Bir araştırma yapılsa eminim her tabakadan insanlar ve herhangi bir konu ile ilgili iki erkeğin veya iki kadının sanal dünyada dahi olsa yazışma süreleri çok farklı kişiliklerdeki karşı cinslerde yazışanların beşte-altıda biri kadardır. Ha keza günlük hayatta da zorunlu durumları hariç tuttuğumuzda genelde karşı cinslerle kurulan iletişim ve diyalog oranı daha fazladır.


Yine her iki cins için de geçerli bir başka kavram ise sahiplenilmiş hal olgusudur. Aslında sahiplenilmiş hal olgusu kaybetme korkularının bittiği noktadır.
O noktadan itibaren artık daha öncesinde hücrelerde şok yaşatan sözler sıradanlaşır bir şey ifade etmez duruma gelir. Çoğu zaman geri dönüş dahi yapılmaz. Oysa kazanılmaya çalışılan dönemlerde söylenen her söz veya yapılan her hareket amacının birkaç kat ötesinde güzel algılanıp geri bildirimlerle memnuniyet ifade edilir.


Bir ilişkide erkekler sürecin başından itibaren aynı çizgilerini hiç değiştirmeseler de kadınlar olmadık anlarda olmadık ve küçücük sözlerden bir anda etki altına girip daha farklı bir yaklaşıma yönelebilmektedirler. Erkekler ise bir söz veya bir hareketten daha çok ilişkinin geneline anlam yüklemeye çalışırlar.


Yukarıda yazılanları yetişkin her insan bir şekilde bilmekte ve değerlendirmekte ise de herkes bu oyunun içindedir ve oynanmaya devam eder.

Diğerlerinin veya karşıdakinin fark etmeyeceği farzedilerek veya aptal yerine konularak….


Bir çocuktan birkaç satır işte…

Okuma lütfunda bulunduğunuz için teşekkürler…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu, bir mizah yazısı gibi olmuş. Okurken çok güldüm. Özelikle, kadınların, erkekler hakkındaki düşünceleri kısmına. Bu konuda, muzdarip biri gibi anlatmışsınız. Yok ama erkekler hakkındaki düşüncelerimizi, nispeten doğru yazmış ta olsanız:) o kadar da uzun boylu değil. Sonra birde, Silver arkadaşın yorumunu okuyunca, daha da fazla güldüm. Ben kafadaki tv yi, görmemiştim:)))) Lütfen, gülmelerimi yanlış yorumlamayın. Asla dalga geçmiyorum. Yazı çok hoşuma gitti. Sevgiler.

SINIR 
 11.01.2009 21:34
 

Ben beğendim, başkasını bilmem...Kafadaki 37 ekran tv yerine LCD tv olaydı yorum sayısına müspet katkısı olurdu...

silik 
 10.01.2009 19:09
Cevap :
Teşekkür ederim. Televizyon konusuna gelince teknoloji takip etmek o kadar zor ki tam LCD koyacağım sırada full HD ler çıktı. (: Saygılar çağlayan...  10.01.2009 23:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 405
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İstanbul' da doğup, büyüdüm. Matbaacı ve üç çocuk babası, evliyim. Açık Öğretim İktisat mezunu olup,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster