Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mayıs '15

 
Kategori
Turizm
Okunma Sayısı
1353
 

Eldere Gölü ve Pan Flütün Hikayesi

Eldere Gölü ve Pan Flütün Hikayesi
 

Anadolu toprakları dünyanın en eski ve zengin medeniyetlerinin kurulduğu, tarihteki önemli olayların yaşandığı ve efsanelerin üretildiği seçkin bölgelerinden biridir. Dünyanın neresini giderseniz gidin bu topraklardaki efsanelerden ve tarihi hikayelerden bahsedildiğini duyarsınız. Size bu hikayeleri anlatanlara bu anlattıklarınız bizim topraklarımızda yaşanmış desenizde o yerleri gezmediğinizde kendinizi anlatmakta güçlük çekersiniz. Çünkü çoğumuz çevremizde yaşanan bu efsanelerden ve tarihi olaylasrdan bi haber yaşarız. Ta ki çevrenizi tanımaya başladığınızda ve tarihi geçmişi anlamaya çalıştığınızda sizlere mekanlar çok farklı gelir. Çünkü bu topraklarda herşeyin bir hikayesi vardır.

Her medeniyet kendi kültürünü ve efsanelerini yaratmıştır. Her ne kadar bu topraklarda bugün yok olsalarda, geride bıraktıkları tarihi eserlerle ve belgelerle bu değerli hikayeleri aktarmayı başarmışlardır. Geçmişi geleceğe taşımışlardır. Eğer bir gün yolunuz Dinara’a düşerse Suçıkana’a gitmeyi ve yörenin zengin tarihini yansıtan panoları okunmayı unutmayın. Çünkü bu panoları okuduktan sonra Keçiborlu yönüne giderken çevrenizi farklı göreceksiniz. Keçiborlu’ya 10 km mesafede bulunan yol kenarında görünen, fakat çoğumuzun tarihi  ve mitolojik geçmişinin hiç farkında olmadığı yerlerden biri de Dinar ilçesi Eldere köyü sınırları içindeki Eldere Gölünü farklı gözlerle göreceksiniz. Bu göl ile bütünleşen Pan Flütün Hikayesini akşam güneşi göle vurduğunda, güneşin kızıllığı gölü kapladığında, esen rüzgar kamışları bir oyana bir buyana savurduğunda bire başka yaşayacaksınız.

Bugün Eldere Köyü olarak anılan köyün tarihi ve mitolojik geçmişini okuduğunuzda karşınıza Pan flütün acıklı ve çekişmelerle dolu hikayesi çıkar. Eski adı flüt çeşmesi anlamını taşıyan köy (Aulutrene) pek çok kaynağın beslediği bir Eldere gölü civarında Roma garnizonunun bulunduğu Büyük mederes çayının kaynağında eski adıyla Maeander Nehri’nin kaynağında kurulmuştur. Yazıtların belirttiğine göre balkanlar’dan gelen askerler burada konaklamışlardır. Bu askerler Asya ve Galatia eyaletleri arasındaki sınır olan, Apameia ve Apollonia şehirleri arasındaki sınırı beklemişlerdir.

Efsaneye göre tanrıça Athena, bu gölde yetişen sazlardan ilk flütü icat etmiştir. Ancak tanrıca göldeki yansımasında flütü çalarken yanaklarınn şiştiğini görünce, kendini çok çirkin hisseder, flütü atar.  Satyr Marsyas flütü bulur ve iyi bir flüt ustası olur. Lir ustası olan Müziğin, sanatların, güneşin, ateşin ve şiirin tanrısı  Apollo onunla yarışmak ister. Tanrı Apollo ile Marsyasarasında yapıln enstrüman çalma yarışmasında Kral Midas hakemlerden biri olarak seçilir. Marsyas’ın flütüTanrı Apollon’un lirinden daha başarılı görünür. Hakemlerden dağ tanrısı Tmolos oyunu Apollon’a yönelik kullamış. Ancak Kral  Midas oyunu Pan'a vermiştir. Çünkü sonuç Tanrı Apollo’yu kızdırır kendisinin üstün sayılmaması onun için büyük bir prestij kaybıdır. Apollo bu durum karşısında benim güzel müziğimi anlamayan kulak insan kulağı olamaz, sana eşek kulağı yakışır" diyerek Kral Midas'ın kulaklarını eşek kulağına çevirir.

Kral Midas bir süre kulaklarını koca bir külah içinde saklar, Midası sırrını öğrenen berberi onun sırrını taşımada dayanamaz. Kralın sırrını bir kuyuya söylemeye karar vermiş. Kuyuya Midas'ın kulakları eşek kulakları diye bağırmış ve kendini rahatlatmış. Ama kuyudan yankılanan ses sazlara yansımış ve rüzgarla tüm ülkeye yayılmıştır.  

Bu durum karşısında büyük bir kızgınlıkla suçsuz Marsyas'ı cezalandırır ve derisini yüzdürür, Dinar'daki Suçıkan kayalıklarına astırır. Bu haksızlık karşısında Marsyas'ın acımasız şekilde ölümüne kayalar bile üzülür ve ağlar. Dinar’daki Suçıkan şelalesibu şekilde oluşturur. Tabii Kral Midas da Tanrı Apollo'nun gazabından kurtulamaz. Apollo, Midas'a "Sen benim lirimin nağmelerini değerlendirmekten acizsin. O kulakların eşek kulağı gibi uzasın, kıllarla dolsun!" der. Efsaneye göre Midas'ın kulakları uzar ve kıllarla kaplanır. Kral durumu bir süre gizlediyse de traş olması gerektiğinde berberi kulaklarını görür. Bu sırrı uzun bir süre saklayan berber sonunda dayanamayıp Suçıkan'da bir çukur açar, içine "Midas'ın kulakları eşek kulakları" diye seslenir ve çukuru kapatır.  

Yöredeki diğer bir efsanede Pan Efsanesidir. Bu efsaeye göre de çobanları tanrısı olan dağların keçi ayaklı ve boynuzlu tanrısı Pan bir gün Eldere Gölünde yaşayan su perisi Syrinx’i çırılçıplak yıkanırken görür. Onu çok beğenir ve sarılmak ister. Su perisi Syrinx kaçar ve gölden yardım ister. Göl Su Perisi Syrinx’e yardım eder. Ama tanrılar onu kamışa dönüştürür. Sebep olduğu bu durma çok üzülen Tanrı Pan kamışlardan değişik uzunluklarda parça kesip onları bal mumu ile bibbirine yapıştırır ve tarihi ilk flüdünü yapar. Flüdü her çaldığında Su Perisi Syrinx’i öptüğünü hayal eder ve flüdün sesinin onun sesi olduğunu düşünür ve ağlar.  Tabii bu ilk fülüt Efeste bir mağraya bırakılır. Mağaraya bakirler girdiğinide fülütten güzel hoş namelerle çalar. Kız başında çiçeklerle mağaradan çıkar. Bakire olmayan mağaraya girerse flütte kötü sesler çıkar ve kız yok olur. Bu efsaneile Efes ile Apemeia arasında bir ilişki kurulur.

Çoğu kez Afyondan Ispartaya giderken ana karayolu kenarıda bulunan Eldere Gölünün çevresinden kıvrıla kıvrıla yol alırken efsanelerin yaşandığı yerden geçersiniz. Mitolojinin en tanınmış bölgesinde farkında olmasanızda tarihle iç içe seyahat edersiniz. Akşamüstü sizi göl kızıl elbisesi ile karşılar. Gölün çevresini dolanan yolda sudan yansıyan kızıl ışık altında çevrenin güzelliğini farkedersiniz.

Yolunuz bir gün bu yöreye düşerse, hele birde bu yol üzerinden geçerseniz. Tarihte olduğu gibi günümüzde de mola yeri olan Eldere Gölü kıyısına bir akşamüstü uğramayı ihmal etmeyin. Göle karşı bir masada oturup, yorgunluk çayınızı yudumlarken batan güneşin kızıllığıda gölün seslerini dinleyin. Su perisi Syrinx’in kamışa dönüşmüş bedenini ve ona flütü ile ağlayan Pan’ın nağmelerini hissedin. Midasın Eşek Kulakları diye bağıran Berberinin sırrını sazlıkların savrulma sesleri içinde duyun. Pan Flütün yüzyıllar ötesinden günümüze ulaşan efsanelerini sizde  yerinde yaşayın. Çekeceğiniz her fotoğraf karesinde Pan Flütün hüzünlü nağmeleri içinde saçları rüzgarda dalgalanan Su Perisinin de yer alacağını unutmayın.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 407
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 746
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

Tarım, Gıda, Ormancılık, Çevre, Örgütlenme ve Proje konularında çalışmalarda bulunmaktayım. Öncel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster