Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '10

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
1102
 

Eleştiren haller; "Velev ki ciddiyim", "Avatar", "Yahşi Batı"

Eleştiren haller; "Velev ki ciddiyim", "Avatar", "Yahşi Batı"
 

" Velev ki ciddiyim" diyor kısa yazılarını paylaştığı son kitabı ile Gülse Birsel. Kalemini ve zekasını severim fakat ya bismillah hiç bilmediği ya da araştırmadığı bir konu ile başlamış yazmaya. Kitabın Velev ki çocuksun başlıklı bölümünde ilk konu, uçakta ağlayan bebekler ve çocuklar. Üstelik hiçbir pedegoğun bu gerçeği bilmemesi enteresandır cümlesi ile girizgah yapmış yazısına. Ailelerin konu ile ilgili kayıtsızlığına ve çocukların neredeyse organize olarak ağladıklarına değinmiş.

Konunun olası gerçek sebebini bilmiyor olmasına çok şaşırdığım gibi araştırmacı gazeteci kimliğinin yazıyı kaleme alırken nereye kaçtığı konusunda da hayal kırıklığı yaşadım. Hadi kendisi bilmiyor ( çocuğunun olması şart değil ) , kitabı çıkarmadan önce yazıları kontrol eden, belki de konuyu bilen ve "amanın bu yazı olmaz" diyecek bir editörü de mi yoktur?

Misal benim de çocuğum yoktur fakat konu tarafımca çocukluğumdan beri bilinmektedir. Uçak seyahatlerinde kalkış ve inişlerde kabin içi basınç değişiklikleri her çocukta aynı etkiyi yapmasa da genel olarak bebek ve çocukların kulaklarında basınç ve dolgunluk hissi ile ağrı yaratır. Bunun sonucunda da veletler ağlama krizine tutulur. Sebep sonuç ilişkisi gayet normaldir. Alınabilecek tek önlem yutkunmalarını sağlayacak emzirme veya bir şey yedirmektir ki yine de etkilenmişse korkusundan ağlayacaktır. Yetişkinlerin dahi yaşadığı kulakta tıkanma hissi çocuklar tarafından fazlaca hissedilmektedir o kadar. Bu yüzden çocukları uçaktan aforoz etme niyetinde bir yazıya gerek yoktur.

İkinci hikayesinde ise indigo ve kristal çocuklara değinmek istemiş ama yine araştırmadan yazdığı için "kristal" de tabir edilen indigo çocuklar terimini kullanmış ki hiç olmamış. Çocuklara son dönemde yapılan bu etiketleme ne kadar doğrudur bilemiyorum fakat tek bildiğim indigo çocukla, kristal çocuk farklı tanımlardır. Bkz. Indigolar ve Kristaller.

Ah Gülse, keşke biraz da bilse! Okumaya elbette devam edeceğim, velev ki sadece bu eleştirimde ciddiyim.

***

"Avatar" filmi şimdiye kadar insan olup da hayallerimin sığlığı karşısında beni utandıran tek film olmuştur. O nasıl bir hayal dünyasıdır? O dünyadaki her şey nasıl öyle sihirlidir? Çocukluğumda bile dinlediğim masallar üzerinden en fazla prenses olmayı hayal edebilme mertebesine ulaşmış biri olarak, hayalleri bu kadar büyük ve büyülüyse James Cameron'la benim aynı dünyada ne işim vardır? "Güzel bir şey hayal edelim" komutuna karşılık benim bildiğimiz deniz, güneş, orman hayali kurmam bu hayal dünyası yanında son derece basit kalmaktadır.

Ben kendi düz düşünce boyutuma vahlanadurayım, filmin boyutunun 3D olması şart değil azıcık dünyanız değişsin diye vizyondan kalkmadan izleyin, tavsiye ederim.

***

"Yahşi Batı" filmi yine başarılı bir Cem Yılmaz prodüksiyonudur. Filmin bazı sahneleri uzamıştır, kısalmıştır, filandır... Her şeye rağmen basit bir konusu olan film, çok ciddi bir oyuncu kadrosu, dekor, kostüm ve ince esprilerle desteklenerek komik bir Osmanlı hikayesine dönüştürülmüştür. Senaryoya başarı ile yedirilmiş sponsoru atlamamak gerekir. Ciddiye almak isteyene mizahla karışık tarih bile vardır. Bence bu işe gönül vermiş ve disipline bir şekilde belli aralıklarla sinema sektörü için çaba gösteren Cem Yılmaz'a saygı duymak gerekir. Ayrıca filmde fazla küfür olmasın diye herkesin anlamayacağı üstü kapalı argo esprilere yer verilmiş ki bu da Cem Yılmaz çok küfrediyor diyenlere zeki bir çözüm örneğidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Aksoy Yılardır zihinsel problemi olan çcuklara ''spastik'' denilmesiyle ilgili yanlışları düzeltmeye çalışırım. Psikolojik rahatsızlıkları olanlar için de tabi. Ee insan elit olunca daha spesifik hatalar yağıyor demek ki Gülse de ağlasa da biz alkış tutmalıyız efenim. selamlar

özeleğitimci 
 22.01.2010 10:30
Cevap :
Bilip bilmedenlerimiz o kadar çok ki neredeyse öylesine yaşıyoruz, umursamadan. Değerli yorumunuz ve katkınız için çok teşekkür ederim. Saygılarımla.  22.01.2010 13:07
 

yorumlarım. Ama benzer yorular aldım.. Yarın yahşi batı, hafta sonu Avatar... Ben sana bilahare yazarım :) Gelelim Gülse Birsel'e. Kendisini artık sevmem. Zekasını severim. Ama şımarmış olduğunu düşünürüm. Hele senin şu yazılanları okuduğumda böyle bir şey yazmış olduğundan dolayı kendisi hakkındaki fikirlerimi pekiştirmiş oldum. Yazmak, boş yazmak degildir. Sırf Gülse Birsel yazdı diye okunacağı düşüncesiyle yazması... olmamış. O Avrupa Yakası hikayeleri yazsın. Bilmediği konularda ya araştırıp üzerine mizah eklesin (zekice) ya da dokunmasın... Bence tabii... Sevgiler efendim.

Nilay Yıldırım 
 06.01.2010 14:49
Cevap :
Ne güzel dedin ama. Çok teşekkürler katkıda bulunan yorum için arkadaşım. Sevgilerimle sana.  07.01.2010 7:50
 

Adamlar dünyanın parasını harcayıp on yılda üç boyutlu film çekmiş... Biz gözlük bulup izleyemiyoruz! Peeeh...

Ali Gülcü 
 05.01.2010 18:06
Cevap :
Çok fena yaraya parmak bastık tabi, hay Allah :) Gözlüksüz olanından izleyin olmaz mı? O da mı yok? Şişe dibi gözlükle girip salona benimki sekiz boyut gösteriyor, yurtdışından özel geldi diye dalga geçin. :) Sonra da bize anlatın ben her zamanki gibi keyifle okurum.  05.01.2010 21:19
 

Avatar ile ilgili söylediklerinize katılmamak mümkün değil Seyran Hanım; Recep Ivediğin güzel kadınları gördüğü anda sergilediği isyanı ben de bu filmi izleyince, arkasındaki zeka karşısında sergiledim "e bu adam da insansa, ben neyim" yani :D Muhteşem bir kurgu, onun dışında sinema tarihinde bir ilke imza atarak, animasyon karakter yerine, oyuncuların bizzat kendilerinin rol yapıp, hareket ettiği motion caption teknolojisine, eş zamanlı görüntü aktarımını da eklemiş James Cameron. Kendisi aynı zamanda sinema camiasına sinema çekim tekniklerinin gelişmesinde icat ettiği cihazlar ve yöntemlerden ötürü "mucit" kişiliği ile de tanınıyor. Yahşi Batıya gelince; hayatım boyunca izlediğim en zekice espirileri içeren en komik filmdi demeliyim. Salondaki tepkilerin azlığının ve çoğu kişinin yanlızca bir iki sahne komikti eleştirisinin altında yatan sebebi çok güzel açıklamışsınız. Bu filmi bir klavuzla birlikte izlemenizi gerektirecek kadar çok argo kavram içermekte. Elinize sağlık saygılar.

Tevfik Munzevi 
 05.01.2010 13:38
Cevap :
Destekleyici ve hatta bilgi dolu değerli yorum için çok teşekkürler. Sevgi ve saygılarımla.  05.01.2010 17:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 118
Toplam yorum
: 727
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1581
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

Bir fikirden bir başka fikre, gerçeği bulana kadar bir halden başka bir hale geçip duruyorum. İnc..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster