Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Nisan '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
311
 

Eleştiri alan hep Türk Hakemleri oluyor.

Eleştiri alan hep Türk Hakemleri oluyor.
 

Türk Hakeminin babası Doğan Babacan'ın Dünya Kupasında Şili'li oyuncuya kırmızı kart gösterirken.


Özelikle Futbol hakemlerimize karşı yapılan eleştirilere rahatsızlık duymaktayım.

Futbol hakemliği çok zor bir meslek diyebilirim.

Geçen hafta oynanılan Fenerbahçe-Kayserispor karşılaşmasından sonra eleştirilen o maçın hakemi Hakan Sivrisinek miydi ne? Önemli olan o ya da başka birisi olması değil hakem olmasındandır.

Hakem yapan kişilerin bazı kriterlerini tamamlamış olan kişilerce yapıyor olması lazım. Mesela gözlerinin tam olarak görmesi gerekir. Çok kısa bir zaman da karar verme yeteneğine sahip olması gerekir. İyi koşuyor olması gerekir gibi.

Gözler olayları görür. Olayları ya da pozisyonları gözlerimizle takip ederiz. Futbol’da herkes uzaktan yakından maçı izleyebilir ama saha için de o maç için görevlendirilmiş hakemin verdiği karar kadar kimse yetkili değildir. Bu böyle olunca hakemin verdiği kararları doğru kabul edip o kişileri yargılayamayız. Varsa yanlışlığı bunu herkes yapabilir, o da bir insandır ki yanlış yapacaktır ama onu kazanmak adına yetkili olan kişilerce toplantılar yapılarak yanlışlığı giderilebilir. Ben bunun yapıldığına inanıyorum.

Dediğim gibi futbol hakemliği zor bir meslektir. Bir kere şunu söyleyebilirim ki herkesi mutlu etmek için karar veremez futbol hakemleri. Bunu bilen FİFA bile hakemlerim maçı rahat yönetebilmesi için bazı yetkiler vermiştir.

Karar verme yetkisi:

Maç oynanılırken futbol kurallara haykırı bir hareket karşısında o an belki en fazla saniyenin onda biri kadar süre zarfında kararını verip düdüğü çalacaksın der. Karar veremediysen maçı devam ettir der. Yani hakemin bir şansı yoktur. Şöyle ki o hakem yanlış karar verdiyse bile bu kararından vazgeçip artık o andan itibaren doğru karar veremez.

Kaldı ki anlık bir karar vermek durumda olan dünyada futbol maçı yöneten futbol hakemleri FİFA nezdinde hareket etmektedirler ve kararlarını ona göre vermektedirler. Maçları yöneten hakemler de birer insanlardır ve onların dört dörtlük bir maç yönetmesi de beklenemez.

Anlık bir karar vererek ne kadar sağlıklı bir karar verilebilir ki. Ama ne yazık ki durum anlık bir karar verilmesi gerekmektedir. O anlık karar biraz da o hakemin o an ki psikolojik durumuyla da ilgisi var diye düşünmekteyim. Yani bizim de hakemlerimizin daha sağlıklı bir karar vermesinde de yardımcı olmamız gerekir. Hele bizler özelikle bir futbol maçında hatalı kararlar çıkmış bir maçı yöneten hakemi insafsızca eleştirmeler yaparak ilersi için de o hakemi kaybetmiş olmaktayız. Özelikle bir futbol hakemi de kolay kolay yetişmiyor. Bazı futbol adamlarımızın televizyonlara çıkarak hatalı kararları eleştirmeyi de doğru bulmuyorum.

Nasıl ki bir yolcu uçağı kumanda eden Pilotun kararları o uçakta bulunan yolcuların hayatları ile bağlantılıdır. Pilotun yanlış bir kararı uçağın düşmesine ve yolcuların da ölmesine sebep olabilmektedir. Nasıl bir uçağı kumanda edecek iyi bir Pilota ihtiyacımız varsa maçları en iyi bir şekilde yönetebilecek o denli iyi futbol hakemlere ihtiyacımız vardır. Onlara kesinlikle güvenmeliyiz. Ne kadar da yanlış bir karar verseler bile onları eleştirmemeliyiz. Eleştiri insanın sevkini de kırabilir ve hayatı boyunca doğru dürüşt maçta yönetemezler.

Neden UEFA ya da FİFA gibi üst düzeyde oynanılan maçlarda Türk Hakemi yok ki?

Acaba Avrupa’da ve Dünya Kupası düzeyin de yönetecek hakemler arasında uzun yıllardır Türk Hakemlerinin düdük çalışını göremiyoruz. Yıllar önce bir Doğan Babacan vardı. 1974 yılında yapılan Dünya Kupasında Batı Almanya-Şili maçını yöneten bir Türk hakemiydi Doğan Babacan ve bir daha hiçbir Türk hakemi böyle bir arena da yer almadı. Bu da bizim ayıbımız.

Ya da 2002 Dünya Kupasında maçımızı yöneten Benin’li hakemini hatırlarsınız. Nereden çıktı diye o günler de FİFA’nın kararları eleştirmiştik. Benin’de futbol mu vardı da oradan bir hakem Dünya Kupasında ki maçlara yönetmeye geliyordu. Düşündürücü olmalı.

Avrupa’da bizim kadar hakemlere eleştiri yağmuruna tutan hiçbir ülke yoktur. Var mı?

Arkadaşlar. İster Fenerbahçeli ister Galatasaraylı ya da Beşiktaşlı ya da Trabzonsporlu ya da başka bir takımdan olalım. Futbol görsel anlamda insanın zevk alabileceği, has duyabileceği bir oyundur. Bu oyunu güzelleştirelim. Elbette galibiyet galip gelen tarafı mutlu eder ama ne var ki futbol 3 neticelik bir oyundur. Bunun sonucunda beraberlik de vardır yenilgi de. Bunu hiç unutmayalım her puan ve puanlar kaybedilişin de hakeme yüklenmek yanlıştır. Onu eleştirmek yanlıştır.

Hakemlerimize sahip çıkalım.

Hakemler de takım tutar mı? Elbette tutarlar ve kalplerin de saklarlar. Eğer biz onlara öyle bir terbiye verelim ki olur da belki bir gün kalbinde sakladığı o takımın maçını yönettiği zaman kalbinde ki o vicdanı çıkartmasın. Vicdan dedim de mesela. “Şu filanca tarih de oynanılan maçta penaltı olmadığı halde penaltı vermiştim, pişmanım” gibi.

Ben zannetmiyorum ki hiçbir hakem maçtan önce “Ben bu takımı yakacağım” dememiştir. Ya da hiçbir takımın yöneticisi ile görüşsün. Veya başka bir yerden tüyo alıyor olmasın. Üstelikte ben bunlara inanmak istemiyorum.

Temiz bir lig için de hakemlere saldırılar da bulunulmasın.

Kısaca herkes kendi işini yapsınlar. Ki onlar da gönül rahatlığı ile görevlerini yaparlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok haklısınız, Türkiye dışında hiç bir ülkede pozisyonların bin kere ileri geri oynatıldığı başka bir yer yok, hakemin 1 salisede karar verdiği pozisyonu defalarca oynatıp infaz gerçekleştiriliyor. Böyle bir sistemden başarılı hakem portresi çıkar mı? Hakem eskilerine TV ye çıkma yasağı gelse iyi olur. Saygılarımla

Engineer 
 10.04.2008 19:33
Cevap :
Bu kadarı da olmaz. Sonra yabancı hakem getirelim diyorlar. Bu arkadaşlar yanlış karar vere vere doğru karar vermeyi öğeneceklerdir. Nasıl bebek düşe kalka, düşe kalka yürümeyi öğrenebiliyorsa aynen öyle. Saygılarımla.  10.04.2008 22:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 540
Toplam yorum
: 1220
Toplam mesaj
: 179
Ort. okunma sayısı
: 3164
Kayıt tarihi
: 02.01.07
 
 

Hiç bir motorlu araca binmeyi sevemedim. Daha doğrusu sevdiremediler. Onun yerine iki tekerlekli ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster