Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '08

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
1943
 

Eleştiri ve özeleştiri

Eleştiri ve özeleştiri
 

Toplumsal gelişimin zorunlulukları arasındaki nesnel çelişkiler, yanı gerek toplumun çeşitli alanlarında, öznel görüşlerde, tavırlarıyla, davranış biçimlerindeki durumlarda, gerekse doldurulmuş davranış kurallardan yola çıkarak örgütlenme biçimlerindeki çelişkili yaşam tarzlarında ön plana çıkarılan ve insan yaşamının üzerinde bir kurgu yaşatırcasına ikilemler ortaya koyarak toplum içindeki ikilemlerde kendine pay çıkararak varılmak istediği noktaya, hedefe; hedefindeki sapmalarla ne kadar varıla bilir onun orası tartışılır. Toplumsal yaşantının temel taşı, insan ve insanın topluma göre kendini konumlandırışıdır. İnsan, toplum ve insan ilişkilerinin olmadığı bir ortamda sudan çıkmış bir balığı andırır. İnsanı insan yapan temel özelliği, toplumsal bir varlık oluşudur. Toplumsal yaşantının da temeli, insanların bir arada yaşarken, genel olarak ortaklaşa yapılan her şeyde belli kurallara uyma zorunluluğudur.


Toplumsal ilerleme düşüncenin, temelindeki ilerlemenin tüm toplumu kapsayacak şeklinde sistemli olarak hızlandırılması ve toplulukların ve bireylerin kültürel eğitiminde eleştiri ve özeleştiriden yararla mah olanaklarını kullanırken unutmaması gereken noktalardan biriside toplumsal kaynaşmanın kaynağından esinlenerek toplum huzurunda huzursuzluklara ödül verilmemelidir. Toplumsal bağda hukuk normlarındaki manevi, maddi değerlere de saygı göstermek gerekiyor


Toplumlarda kişi kendinin eleştirmek yerine sürekli olarak savunma mekanizmasına çok sık başvurulduğu görünüyor. Oysa kişi kendini özeleştiri yaptığında toplumsal süreçlerdeki mevkisi daha da ilerler ve buda kişiye güven duygusu vermektedir. Günümüzde eleştiri ve özeleştiri her alanda kişi kendini savunmak için uyguladığı bir yöntem haline gelmiştir. Eleştiri ve özeleştiri toplusal bağda çıkarların ön planda kullanarak kişi aslında kendine olan güvenin farkına varmadan güvensiz bir ortam yaratırcasına ileriye dönük uçurumlarında farkına varmamaktadır. Eleştiri ve özeleştiri, birey ve toplumların gelişimi ve ilerlemesinin mihenk taşıdır. Aynı zamanda demokrasi kültürünün bir toplumda yerleşip yerleşmediğinin de bir göstergesidir. Eleştiriye tahammülü olmayan bir toplumsal sistemin, bireylerin ya da yöneticilerin demokrat olabilmeleri olanaklı değildir. Tek tek ilişkilerden tüm toplumsal sisteme tam demokrasi damgasını vurmuyorsa, orada eleştiri ve özeleştiri mekanizmasından söz edilemez bile. Yine aynı şekilde özeleştiri yapmayan tek bireylerden sisteme kadar herkes ya da her şeyin demokrat olmaları mümkün olmadığı gibi, gelişme ve ilerlemeden yana olmaları da mümkün değildir.


Bu anlamda eleştiri ve özeleştiri, insanları, toplumları algılayıp değerlendirmenin, onlar hakkında fikir sahibi olmanın hem mihenk, hem de denek taşıdır
Eleştiri ve özeleştiriler her koşul ve durumda aynı biçimlerde uygulamak bir diğer yanlışa yola çar; Çünkü bu mekanizma aynı zamanda resmi ya da gayrı resmi hukuksal bir ilişkiyi esas almalıdır. Günübirlik ve her zaman her yerde bir hukuksal ilişkiyi esas almadan yapılacak her eleştiri ve özeleştiri, bu mekanizmayı dejenere eder.

Eleştiri ve özeleştiri, toplumun ve bireylerin yanlışlarını görüp düzeltmesinin bir kaldıracı olarak kullanıldığı oranda, bireylerin ve toplumların gelişip ilerlemesinin temelidir. Bunu özüne uygun kullanmayan birey veya toplumların gelişip ilerlemesinin olanağı yoktur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 31
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 1008
Kayıt tarihi
: 13.09.08
 
 

Anadolu üviversitesi menzunuyum. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak  İzmirde faliyetime devam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster