Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
165
 

Eleştiriler...

Eleştiriler...
 

Yaşantımız boyunca istisnasız her birimiz eleştiri ve eleştirilere maruz kalmışızdır...

Eleştiri kavramı geçmiş yıllarda "tenkit" olarak ifade edilirdi, tenkit edene "münekkit"  denilirken şimdi ise eleştirenlere eleştirmen deniliyor...

Kişinin  oto kontrolünden  kaçan,  yaptığı  bir iş veya  davranışı  hatta  söylenen  bir  sözünün  başkaları  tarafından eleştirilmesi sonuç olarak düzeltmeye  yardımcıdır. Yani eleştiri  yapıcıdır.

Eleştiri  yumuşak bir üslupla  yapılmalı,  hakaret içermemelidir...
Eleştiriyi yapan kişi,  olayın nasıl olması  gerektiğini de izahla mükelleftir...
Bazen rastlarız:  "şu şöyle olmamalıydı"   derler...
Peki  nasıl  olmalı? diye sorulduğunda "bilmem" derler...
İşte  bu eleştiri  değildir,
Eleştiri, yol  göstermelidir...

Çalıştığım kurumda müfettişlerimiz tarafından senede bir teftiş görürdük. Nadir de olsa hatalı  işlemlerimiz tenkide  uğrardı  ve  "nasıl  olması gerektiği"  bizlere izah  edilirdi...
O yüzden  tenkitlerin yani eleştirilerin doğru yolu  bulmada  yardımcı  olduğuna  inanırım...

Kişilerin eleştirilere   açık olmaları gerekir. Her insan hata  yapabilir önemli  olan hataların düzeltilmesidir, hatalar  düzeltilirken de  başkalarının  mağdur olmamalarına özen göstermelidir.

Bazı insanlarımız eleştiriye gelemiyorlar, eleştiriyi hakaret olarak kabul  ediyorlar,  bu  da çok yanlış bir  algı biçimi, genelde megalomanlarda  rastlanır...

Kişiler ruhsal  gelişimlerini  tamamlamalı  ve  eleştirilere  de  açık  olmalıdırlar...Bu ancak   "ben  de insanım,  ben  de  hata  yapabilirim"  düşüncesiyle  olumlu  sonuca  ulaştırır.

Selam ve  sevgilerle,

Yurdagül Alkan.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eleştiri kültürü olmayan toplumlarda,eleştiri yapabilmek de zor.Hemen savunma durumuna geçip,sizi düşman belliyorlar.Çok örneğini yaşadığımdan,ben bulaşmıyorum artık.Burnumdan geliyor çünkü.Yazınız bu anlamda çok güzel ve yol gösterici.Umarım ihtiyacı olanlara da ışık tutar.Elinize sağlık sevgili Yurdagül hanımcığım.Sevgi ve selamlarımla,sağlıcakla kalın...

fisun gökduman kökcü 
 15.08.2018 13:25
Cevap :
Fisun hanımcığım, ben faydalı olabilmek amacıyla yumuşak bir üslûpla eleştiriyorum gerekçelerini açıklıyorum ve olması gereğini izah ediyorum.Bazen de dost acı söyler ama yüze söyler diyerek dostluğumuzun pekişmesine de yardımcı oluyorum. Burada düşündüğüm, eleştiriden ziyade arkadaşımın veya tanıdığımın üzülmemesi. Selam ve sevgi ile...  19.08.2018 21:10
 

Günümüzde eleştiriler hep aşağılamak, bulunan hatayı yüze vurmak, mobbing yapmak için yapılıyor! Yapıcı eleştiri oldukça az. Onca güzel iş yaparım, tebrik eden çıkmaz ama istemeden bir hata yaparım, dostça (!) eleştirilerin sonu gelmez! Kulaklarımı tıkamayı öğrendim Yurdagül hanımcım. Sadece eşimin dediklerini dikkate alıyorum. Sevgilerimle.

Elçin Oltulu Şahin 
 07.08.2018 17:29
Cevap :
Ne yazık ki insanlar böyle Elçin hanımcığım, tebrik etmekten kaçınırlar, yanlış bir düşünce ile tebrik edersem şımaracak diye düşünürler, eksik kusur bulup yüze vuranlar sadistçe bir zevk alıyorlar kanaatimce. 4,5 yılda şef muavini ünvanıyla imza yetkisi aldım, eltim olacak hatun, tebrik edeceğine "seninki bir şey mi, karşı apartmandaki kız üç ayda senin durumuna gelmiş" dedi, üç ayda kupürler zor tanınır, eltim ilk okul tahsilli ve ev kadını...Unutabilmek mümkün değil benim için, selam ve sevgiler gönderiyorum size ve ailenize...   11.08.2018 22:30
 

"Fikirlerin çatışmasından gelişme doğar" derler... Çok doğru bir ifade sevgili kardeşim... Eleştirmek kadar eleştiriye açık da olmak doğru olandır... Toplum diyalektiği böyle işler... Toplumsal değişim de böyle yaşanır... Anlamlı yazınız için çok teşekkürler... sağ olunuz var olunuz:)

Halil Güven (Sökeli) 
 17.07.2018 12:12
Cevap :
Sayın hocam, sindirilmiş kişiler sorgulayamazlar, eleştiremezler. Böyle kişilerden oluşacak toplumlardan ne beklenebilir ki. Gelişme, bir adım ilerleme mümkün değil, stabil bir yaşantı içindedirler, nesillerine de aynı tarz yaşamı miras olarak aktaracaklardır, selam ve saygı ile...  18.07.2018 17:14
 

Güzel yazınızda “Bazen rastlarız:”şu şöyle olmalıydı” derler… Peki nasıl olmalı? diye sorulduğunda “bilmem” derler…demişsiniz… Aynen… Yürüyoruz, önümüzde çürük bir tahta var. Birisi o çürük tahtaya basıp düştü.”Çürük tahtaya basmasaydı” deriz. Aynı çürük tahtaya biz basıp düştük “tahta çürükmüş” deriz… Ne mutlu eleştiri kapıları açık olanlara… Sevgiler selamlar Yurdagül hanım…

Recai Şahin 
 15.07.2018 12:06
Cevap :
Sayın hocam, eleştiriyorsa kişi, bulmuşsa bir kusur, doğru olanı da söylemeli. Bizzat şahit oldum "bilmem" diyene, peki doğrusunun söyleyin, yolunu gösterin, cevap yine "bilmem". O zaman sus, konuşma demek lazım ama yüzüne söylenmiyor. Çürük tahtadan düşmek aynı fikir fakat iki farklı görüş. Tıpkı çok çalışan öğrenciyüksek notu kendisi almıştır ama az çalıştığı için kırık notu öğretmen vermiştir gibi.Selam ve saygılar...  18.07.2018 17:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 320
Toplam yorum
: 5675
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1668
Kayıt tarihi
: 09.04.09
 
 

Özel bir finans kuruluşundan emekliyim. Hayatın her aşamasını acısıyla tatlısıyla yaşamış biri ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster