Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Nisan '18

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
110
 

Eleştirilmek Ödül mü?

Eleştirilmek Ödül mü?
 

Hepimizin zayıf noktaları vardır. Neden daha güçlü olmak istediğimiz ise çok açık: Eğer hassas biriysek ya da söylenenleri kişisel alıyorsak, yapılan eleştiriler canımızı daha çok acıtıyor. Hassas insanlar kendilerine yapılan olumsuz yorumlara genelde savunmacı ve öfkeli bir şekilde tepki gösterirler ve bu tarz bir tepki, ilişkileri kötü yönde etkiler ve insanlarla beraber çalışmamızı ya da yaşamamızı güçleştirir. Eleştirilmek belkide bizim farkında olmadığımız, istenmeyen yönlerimizin ortaya çıkmasına yardımcı olabilir.

Eleştirilmek

Peki hem bize, hem de başkalarına faydalı olacak şekilde nasıl daha az hassas olabiliriz? Taş kalpli olmadan nasıl daha güçlü bir hale gelebiliriz? Bunu yapmanın yollarından birisi, diğer insanların zihnimizdeki etkisini düşürmek. Değiştirebileceğimiz tek insan kendimiz olabiliriz.

Kişisel Almamayı Nasıl Başarırız?

Eleştiren kişiyle nasıl yüzleşeceğimiz ile başlayalım. Bu komşunuz, yakınınız ya da sevdiğiniz ve güvendiğiniz biri olabilir.

Eleştiri yapan kişiyi değerlendirin..

Kaynak önemli olduğu için, eleştirinin kaynağını dikkatlice inceleyin. Bu size eleştiriyi almanıza ya da almamanıza karar vermeniz konusunda yardımcı olacaktır.

Eleştiren kişiye bir şans daha verin ancak abartmayın..

İnsanlar anlamsız şeyler söyleyebilirler. İnsanlar gariptir. Dilin kemiği yoktur. Hata yapmak ve söylenmemesi gereken kötü bir sözü söylemek çok insani bir hatadır. Ancak bu sürekli tekrarlanır ise hata olmaktan çıkar, size zarar vermeye başlar. Böyle kişiler için sınır çekilmesi gerekir.

Sizi üzecek söylemler olduğunu unutmayın..

Eleştiriye çok hassas olan kişilerin genelde çok sıkı ahlak kuralları vardır. Değerleri çok kuvvetlidir ve bu aslında iyi bir şeydir. Ancak güçlü değerler burada sıkıntıya yol açabilir. “Bunu nasıl söylersin!”, “Bu yanlış!”, “Öyle diyemez!”, “Bu işler böyle olmaz!”. Hepsi doğru olabilir ancak size üzen her neyse söylenilmiş durumda artık. Kısaca istenmeyen ve haksız eleştiriler olabilir. Her ne kadar “olmaması” gerekse de bir şeyler yapmanız gerekiyor. Kızgın hissetmiş ya da alınmış olabilirsiniz, ancak bu size yardımcı olmayacaktır. Unutmayın, her ne kadar siz kurallara uysanız da, başkalarının bu kuralları çiğnemesini engelleyemezsiniz. Dolayısıyla, size gelen haksız eleştirilere karşı biraz sinirlenin, ancak sonrasında kendinize dışarıdan bakın ve yolunuza devam edin.

Çok Mükemmel misiniz?  Kontrol edin..

Aşırı hassaslık ve mükemmeliyetçilik arasında sıkı bir bağ vardır. Kişisel alan insanlar genelde çok çalışarak kusursuz olmaya çalışan ve bu sayede eleştiriden kurtulmayı amaçlayan insanlardır. Olumsuz bir eleştiri aldığımızda bütün çalışmaları boşa gitmiş gibi hissederler. Bunu birkaç şekilde yeniden değerlendirebilirsiniz. Biri, mükemmel olmayı geliştirmek. Eleştiri kabullenmede daha iyi olmak. Geri bildirimlerle ilgilenirken daha yükseği hedeflemek. Nefret edenlerle yüzleşirken daha güçlü olmak. Diğer ve daha zor bir yöntem ise eleştiriyi kabullenmek ve bunun üzerine gitmek soruna doğrudan çözüm üretir. Geçmiş acılarınızı hatırlatan eleştiriler canınızı yakar. Ancak bu hassaslığınızı tetikleyen şeyin farkında olmak bile, onunla baş etmenizin ilk adımıdır.

Düşüncelerinize şekil verin, dürüst olun..

Hepimizin başına gelmiştir: Bir sohbet esnasında bizimle dalga geçilmiştir ya da acı bir eleştiri almışızdır ve bundan birkaç saat sonra farklı bir iş ile uğraşır iken o anda vermemiz gereken cevap aklımıza gelmiştir. Kafamızda o sahneyi tekrar hatırlarız ve o anda vermek istediğimiz cevabın da içinde olduğu yeni bir sahne kurarız. O anı tekrar düşünmek hem iyi hem de kötü bir yanı olan bir eylemdir. Bazı anlarda gerçekten yardımcı olabilir. Kafanızda o sahneyi tekrar hatırladığımızda ve o anda size gereken şeyi fark ettiğinizde (güçlü olmak veya sakin olmak) bu size gerçekten yardımcı olabilir. Bir araştırmaya göre eski anıları tekrar tekrar düşünmek ile gizli narsistlik arasında bir bağlantı bulunuyor. Bu narsistlik çeşidi “En iyi benim!”den ziyade, özgüven eksikliği ile alakalı bir tür. Gizli narsistlik, zayıf olmakla her şeyi içe atmanın karışımından oluşuyor. Dolayısıyla kafanızda senaryolar üretirken dikkatli olun. Eğer sizi rahatlatıyor ve güçlendiriyorsa yapın. Ancak hayalinizdeki düşmanı yenmek için kullandığınız bir teknikse daha sağlıklı yöntemlere başvurun.

Eleştiriyi kişiselleştirmeden farkı iyi belirleyin..

Son maddeye geldiğimizde, ilginç bir şey söyleyeceğiz: kişisel almayı savunacağız. Söylenenleri kişisel almak aklımıza hep bir stres içerisinde bulunmamızı ya da gizlice öfkeli olmamızı çağrıştırıyor. Ancak yine de bu durumdan çıkarılacak dersler var. Aşırı hassas olmakla çok ilgili olmak arasında bir denge bulun. Sonuç olarak, işinizi ve sevdiklerinizi kişisel alın. Sonuçta bu karmaşık, mükemmellikten uzak, olağanüstü hayat sadece size ait.

“Üç şeyin geri dönüşü olmaz Yayından fırlayan okun, geçen zamanın ve ağızdan çıkan sözün“

Hz.Ali

Çevremizi eleştirirken olumlu düşünmeye, yapıcı bir tutum takınmaya, anlayışla yaklaşmaya, hataları birer gelişme fırsatı olarak algılamaya, daha iyisini nasıl yapabiliriz diye düşünmeye konsantre olursak; ağzımızdan çıkacakları da iyiye dönüştürme fırsatını kendimize tanımış oluruz, eleştirilmek bir ödüldür unutmayın.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 700
Kayıt tarihi
: 03.02.18
 
 

Saygı-Sevgi ile Toplum değerlerine, sağlıklı yaşama, çevreye, doğaya ve tarihi değerlerimize sahi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster