Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
110
 

Eli elime bile değmedi

Eli elime bile değmedi
 

Görsel Alıntıdır


Gaz lambasının titreyen ışığındaki minik parmakları arasında dans eden kalemin çizgili defter sayfasına düşen gölgesine dalmış gitmişim. Ödevini bitirdikten sonra kalemini defterini heybe çantasına yerleştirdi, hazırlanan yer yatağına yatmak üzere soyundu ve yatak giysilerini giyerek kalın yün yorganın altındaki yün döşeğine uzandı. Bu gece “Allah rahatlık versin!” demedi. Hiç sesi çıkmadı. Bir müddet onu izledim. Yorgana sarılarak sağına döndü ve uyuya kaldı…
 
Mevsim kıştı, dışarıda kar yağıyor ve havada yağan karın yumuşaklığı vardı. Kalın saç sobada yanan kömürün alevlerinden oluşan ışık hüzmeleri sobanın ön kapağındaki yuvarlak hava deliklerinden karşı duvara yansıyor ve sobanın üzerinde kaynamaya hazırlanan güğümdeki suyun çıkardığı armonik seslerin eşliğinde birbirleri ile adeta dans ediyorlardı.
 
Bu gece benim de keyfim kaçmıştı. Sırtımı dayadığım berdi yastığa biraz daha yan gelerek uzandım ve bacaklarımı sedir boyunca uzattım. Bugün, sabahtan akşama kadar damların üzerinde biriken karları ayıklamaktan yorgun düşen bedenimin biraz daha gevşediğini ve rahatladığını hissetmiştim.
 
İnce belli bardağımdaki çayın son yudumunu da içtikten sonra bardağı yavaşça tabağına koydum ve sobadan duvara yansıyan ve duvarda oynaşan ışık hüzmelerine takıldım kaldım.  Gözlerimi kapadım ve eskilere doğru şöyle bir gezintiye çıktım.
 
(…) Eli elime bile değmemiş, karşı karşıya gelip bir kelam dahi etmemiş, ama birbirimize sayfalar dolusu mektuplar yazmış bir sevdamız vardı. Ne kadar sürdü bilmiyorum ama, bir gün bir mektup yazarak bu sevdanın ikimize de hayrı dokunmayacağı nedeniyle hem bu mektuplaşmaya, hem de bu sevdaya bir son vermek istediğimi belirtmiştim. Cevaben aldığım mektubunda satırlara düşen gözyaşları sayfalar dolusu yazdığı mektubun üzerindeki kelimeleri dağıtarak mektubun okunmasını adeta zorlaştırmıştı. Mektubunda özetle: “Bu sevdanın devam etmesi ve asla bitmemesi gerektiğini” yazıyordu. Onun bu ısrarlı tutumu karşısında ne yapacağımı bilemez durumdaydım. Onu asla üzmek de istemiyordum, ama bu sevdanın ikimize de bir hayır getirmeyeceği aşikardı. En iyisinin artık mektuplaşmayı keserek emanetlerimizi karşılıklı iade etmek suretiyle bu sevdaya bir son vermek olacağıydı ve nitekim de öyle olmuştu…
 
Sobada yanan kömürün çatırdamasıyla birden irkildim ve daha dün gibi hatırladığım bu güzel günlerden ayrılarak tekrar odama döndüm. Vakit epeyce geç olmuş ve artık yatma vakti gelmişti. Ben de hazırlanan yer yatağıma besmele ile uzanarak, “sabah ola, hayrola” dedim ve günün verdiği tatlı yorgunlukla birlikte daha başım yastığa bir karış kala uyuya kalmışım…
 
Recep Altun
Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Unutulmayan sevdalar işte bunlar, eli eline değmeden gözlerde ve gönüllerde yeşeren, büyüyen ve.....Son bulan. Aslında kahramanları yaşadıkça da yaşayan temiz, tertemiz gönül sevdaları ki ben saygı duyarım. Genelde ilk yaşanan çocukluk aşklarıdır bunlar ve mektuplarda kalmıştır. Selam ve saygı ile...

Yurdagül Alkan 
 13.01.2016 12:33
Cevap :
Merhabalar Yurdagül Alkan, Hoş Geldiniz. Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Eskiden her şey tertemiz ve çok güzeldi. İnsanlar insandı, güvenilirdi. O günleri ve o günlerin güzelliklerini kaybettik. Bir daha o güzel günleri yakalayabilir miyiz bilmiyorum? Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun. Her şey gönlünüzce olsun, saygılarımla.  13.01.2016 17:34
 

Yok böylesi hikayeler artık dostum. Bizim nesille birlikte tarihin tozlu raflarında yerini aldı. Bugün hangi genç sevdiği için şiir yazıyor ve hangisi kara sevda çekiyor? Ayşe olmazsa Fatma, Ali olmazsa Ahmet oluyor:( Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 11.01.2016 17:00
Cevap :
Merhabalar Atabey, Hoş Geldiniz. Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Bir şey olduğu zaman hemen "devir değişti" diyorlar. Şimdi biz her iki devri de gördüğümüz için arasındaki farkı görebiliyoruz. Ama onlar maalesef görmedikleri için, şu anda yaşadıklarını güzel ve doğru olarak kabul ediyorlar. Onlar da bizim gibi iki farklı devri görünce, hangisinin güzel ve doğru olduğuna da onlar karar verecekler herhalde. Selam ve dualarımla.  11.01.2016 21:56
 

Mutlusunuz! Bu kadar kolay uykuya dalabildiğinize göre! Huzurlusunuz da... Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 28.12.2015 17:12
Cevap :
Merhabalar İsmail bey, Hoş Geldiniz. Blog sayfama yaptığınız ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Hikayenin kahramanı ben değilim. Keşke öyle başım yastığa bir karış kala uyuyabilseydim, daha ne isterdim. Hem hikayeyi anlatan o gün damların karını temizlemiş ve yorulmuş, daha mı uyuyamasın. Selam ve dualarımla.  29.12.2015 16:24
 

Her zaman derim, ömür boyunca insanın yaptığı yegâne ve asıl şey bir seçim yapmaktır. Her şeyde bu böyledir, sevdalarda da. Ya sevdayı, yani yürekliliği seçecektir, ya da güvenli ve huzurlu bir liman olarak gördüğü alışık olduğu koşullara sığınarak kendi isteklerini! Oysa sevda yürek işidir, cesaret işidir! Yürekli olup sevdayı tercih etmezse, sonra da işte, seneler sonra bile içini burkar insanın "yarım kalmış" sevdalar.. üstelik her ne kadar yastığa bir karış kala uykuya dalacak denli bir huzur yanılsaması var olsa da... Yazık olmuş diyeceğim, lâkin yine de, bunda dahi bir hayır vardır tabii. Zira herşey ille de bizim istediğimiz gibi olsa, insanoğlu zaten tekamül edemezdi ki! Esenlik ve selametle...

Filiz Alev 
 27.12.2015 9:52
Cevap :
Merhabalar Filiz Alev, Hoş Geldiniz. Blog sayfama yaptığınız ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Ülkemizde böyle sevda öyküleri az değildir. Evet, sevda yürek işidir. Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.  28.12.2015 19:12
 
 
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 472
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 444
Kayıt tarihi
: 12.01.12
 
 

Lise mezunu, bir kamu kurumu emeklisiyim. Her konuda okumayı, yazmayı, araştırma yapmayı seviyoru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster