Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '13

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
12488
 

Elif okuduk ötürü Pazar eyledik götürü Yaratılmışı hoş gördük Yaratandan ötürü. Yunus Emre

Ben yürürüm yane yane

Aşk boyadı beni kane

Ne akilem ne divane

Gel gör beni aşk neyledi

Çocuk halim geldi gözlerimin önüne. Ortaokuldayım yıl sonu müsameresinde rontların olacağı gibi şiirlerde olacak… Yunus Emre’nin bir şiirini okumam için öğretmenim beni seçti. O kadar heyecanlanmıştım ki…

Şiiri hemen ezberlemiş, günlerce nasıl okuyacağımı, ses tonumu, kelimelerin ahengini nasıl yerine getireceğimi rahmetli annemle çalışmıştım…

İşte o zamanlar tanımıştım Yunus Emre’yi.

O zamanlar onun ne büyük bir gönül adamı olduğunu öğrenmiştim.

Benim için önemliydi. Şiiri o kadar heyecanla okumuştum ki uzun süre alkışlamışlardı beni…

Yıllar birbiri ardından hızla koşarken hep Yunus Emre ile ilgili anılarım oldu… Defalarca hayatını okudum, adına yapılmış filmleri izledim, tiyatrolara gittim…

Sözlerinden benim gönlüme giden yolda onun Allah’a olan sevgisini kendime örnek aldım.

Onun insan sevgisini kendime aşılamaya çalıştım.

Onun nasihatlarını şiirlerinden edindim…

Aşk-ı bildim onun sayesinde.

Büyük sevgilerin büyüklüğünde onun gibi aşk olmalı dedim. Bu illada bir erkeğe olması gerekmiyor dedim.

Anaya – babaya – evlada – eşe – kardeşe - sevgiliye – dosta – yarene – güneşe – çiçeğe hatta esen rüzgâra, sabah açan minik kır çiçeklerine…

Bütün bunları Yaradan’a – Mevlam’a büyük çok büyük aşk duymayı belkide onun telkinleri ile edindim…

O edebiyatımızın en büyük isimlerinden biri…

Düşündükçe şaşırıyorum bende ne büyük ve ne güzel izlerin oluşmasına dokunmuş.

Düşünebiliyormusunuz:

Yunus Emre’nin şiirleri, halk ve tekke şiirini değil, divan şiirini de etkilemiş.  

Anadolu’da tasavvuf akımını sağlayanlardan biri olmuş.

Türkçe şirinin öncüsü olmuş.

Ne kadar önemli bir şeyi başarmış. İnsan sevgisini aşılamayı, daha ne olsun. Sevgiyi aşıladığınızda getirileri güzellik olacaktır.

Yunus Emre Oratoryosunu dinlediğinizde bile içinize bir huzur geliyor…

Onun nasihatlarını okuduğunuzda muhakkak ki hayatınızı yönlendirmede bir yön değişikliği olacaktır.

Cümleler doğrudur sen doğru isen,
Doğruluk bulunmaz sen eğri isen

Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır.

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... Herşeyin bir vakti vardır...

Maharet güzeli görebilmektir, Sevmenin sırrına erebilmektir. Cihan, Âlem herkes bilsin ki şunu; En büyük ibadet sevebilmektir…

Sözleri incelediğinizde altın hediye almış gibi oluyorsunuz…

Ruhu şad olsun…

 

 

Nazan Şara Şatana

 

 

 

Yunus Emre(1240 – 1321), Anadolu'da Türkçeşiirin öncüsü olan mutasavvıfbir halk şairidir. Büyük bir Türkdüşünürüdür.

Hayatı ve şahsiyeti üzerine pek az şey bilinen Yunus Emre, Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmaya ve Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde küçük-büyük Türk Beylikleri'nin kurulmaya başlandığı 13. yüzyıl ortalarından Osmanlı Beyliği'nin kurulmaya başlandığı 14. yüzyılın ilk çeyreğine kadar Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış bir şairve erendir.

 

Yunus Emre, uzun bir süre Hacı Bektaş-ı VeliDergâhında çile doldurmuş ve dergâha hizmet etmiştir.

Yunus'un yaşadığı yıllar, Anadolu Türklüğünün Moğolakın ve yağmalarıyla, iç kavga ve çekişmelerle, siyasî otorite zayıflığıyla, dahası kıtlık ve kuraklıklarla perişan olduğu yıllardır.

13. yy'ın ikinci yarısı, sadece siyasî çekişmelerin değil, çeşitli mezhep ve inançların, batınî ve mutezilî görüşlerin de yoğun bir şekilde yayılmaya başladığı bir zamandır.

Böyle bir ortamda, Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî, Hacı Bektaş-ı Velî, Ahî Evrân-ı Velîgibi ilim ve irfan önderleriyle birlikte Yûnus Emre, Allahsevgisini, aşk ve güzel ahlakla ilgili düşüncelerini, İslamtasavvufunuişleyerek Türk-İslam birliğinin oluşmasında önemli vazifeler yapmıştır.

 

Yûnus Emre, "Risalet-ün Nushiyye" adlı mesnevîsinin sonunda verdiği;

 

Söze târîh yedi yüz yediydi

Yûnus cânı bu yolda fidîyidi

 

Beytinden anlaşıldığı kadarıyla H. 707 (M. 1307-8) tarihlerinde hayattadır.

Yine, Adnan Erzi tarafından Bayezıd Devlet Kütüphanesi'nde bulunan 7912 numaralı yazmada şu ifadelere rastlanmaktadır:

 

Vefât-ı Yûnus Emre
Müddet-i 'Ömr 82
Sene 720

 

Bu belgeden anlaşılacağı üzere, Yûnus Emre, H. 648 (M. 1240–1) yılında doğmuş, 82 yıllık bir dünya hayatından sonra H. 720 (M. 1320-?) yılında ölmüştür.

 

Doğduğu yer konusundaki tartışmalar Eskişehir'in Mihalıççıkilçesine bağlı Sarıköy ile Karamanüzerinde yoğunlaşmaktadır. Menakıpnâmelerle şiirlerinden çıkarılan bilgilere göre Babalılardan Taptuk Emre'nin dervişidir.

Hacı Bektaş ile ilgisi Vilayetname'den kaynaklanmaktadır.

 

Yine şiirlerinden tasavvuf yolunu seçtiği, iyi bir öğrenim gördüğü anlaşılmaktadır.

Anadolu kentlerini dolaştığı, Azerbaycanve Şam'a gittiği, Mevlana'yla görüştüğü de bu bilgiler arasındadır.

 

İşlediği konularla Anadolu'da gelişen Türk edebiyatının en büyük adlarından sayılan Yûnus Emre, yalnız halk ve tekke şiirini değil, divan şiirini de etkiledi.

Hece ve aruzla vezinleriyle yazdığı şiirlerinde sevgiyi temel aldı.

 

Tasavvufla, İslam düşüncesiyle beslenen dizelerinde insanın kendisiyle, nesnelerle, Allah'la olan ilişkilerini işledi, ölüm, doğum, yaşama bağlılık, İlahi adalet, insan sevgisi gibi konuları ele aldı.

 

Çağının düşünüş biçimini ve kültürünü konuşulan dille, yalın, akıcı bir söyleyişle dile getirdi; kendinden önce yetişmiş İranşairlerinin, çağdaşlarının yapıtlarında geçen kavramlara yeni bir öz, yeni bir deyiş kattı.

Bu yanıyla tasavvuf düşüncesini, Alevi-Bektaşi inançlarını zenginleştirdi.

Kendisi tekke şiirinin Anadolu'daki ilk temsilcilerindendir...

 

Yunus Emre, halk diliyle yazılan tasavvuf edebiyatının en büyük şairidir.

Orta Asya'da Ahmed Yesevi ile başlayan halk tasavvuf şiiri; Türkistan, Horasan ve Anadolu'da yüz yılı aşan bir gelişimden sonra, en üstün seviyesine Yunus Emre'de varmıştır.

 

Yunus'un duygu ve düşünce âlemini hazırlayan kültürün kaynağında İslam tasavvufu vardır.

Yunus'un bilgi ve düşünce âleminde, Onun yaratılış, varlık, yokluk, aşk ve Allah hakkında duygulu ve hummalı zihin yoruşları vardır ki aynı irfan kaynağından beslenir.

Yunus, insan olan herkese karşı; fakir, zengin, Hıristiyan ve Müslüman ayrımı yapmayan, engin sevgiyle bağlıdır.

Ondaki insan sevgisi, insan'da Allah'tan bir parça, bir cevher bulunduğu inancındandır.

Yunus, işte bu parçanın bütününe yani Allah'a âşıktır.

O'nu gönlünde bilmenin heyecanındadır. Bu heyecanı, Musa Peygamber'in konuştuğu çoban kadar saf bir gönülle duyar; aynı saflıkla söyler.

Yeryüzünde ömür boyu vatanından uzak kalmış bir insan hüznüyle Yunus'un Tanrı diyarına karşı sonsuz hasret duyması da bundandır.

Yunus, ömrü boyunca böyle bir nostalji ile yanmış, şiirlerine bu yanmanın duygusunu yansıtmıştır.

Yunus bu duygu ve bilgiyle olgunlaşıp derinleşen, bazen coşkun, bazen rind ve her haliyle cana yakın bir derviştir.

Yunus Emre'nin şiirlerinden ve menkıbelerinden insan hayalinde canlanan simasının belli başlı çizgileri bunlardır.

 

Yunus; duymuş, düşünmüş, inanmış ve bütün bu duyuş, düşünüş ve inanışlarını büyük bir sadelik ve kolaylıkla şiirleştirmeye muvaffak olmuştur.

İslami taassubun, üzerinde durmaktan çekindiği birçok iman meseleleri ile cennet, cehennem, sırat ve benzeri gibi kavramlar, onun en zeki ve en hür düşüncelerine mevzu olmuştur.

Şiirlerini, eskilerin, sehl-i mümteni dedikleri, her dilin söyleyemeyeceği bir açıklık ve kolaylıkla terennüm edilmiştir.

 

Risaletü'n - Nushiyye

1307'de yazıldığı sanılmaktadır. Eser, mesnevitarzında yazılmıştır ve 573 beyittenoluşmaktadır.

Eser; dinî, tasavvufî, ahlakîbir kitaptır. "Öğütler kitabı" anlamına gelmektedir.(vikipedi)

 

 

 

http://www.youtube.com/watch?v=2K2KsLpPj8g

 

http://www.youtube.com/watch?v=kpGPB4b1tzY

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1580
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4757
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster