Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

sufi-su /Emel Yeşilkayalı

http://blog.milliyet.com.tr/sufi-su

23 Ağustos '11

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
814
 

Elif Şafak'tan Mesajlarınız Var!

Elif Şafak'tan Mesajlarınız Var!
 

Esma derki uzun hikaye diye bir şey yok.” “Bir anlatmak istediğimiz hikayeler var, bir de anlatmak istemediklerimiz.” 

Elif Şafak son romanı “İskender”de, küçük kahramanı Yunus’a böyle söyletiyor. Kendisi ise çok şey anlatmak istemiş “İskender” romanı ile. Ama bana göre her şeyden az az anlatıp havada bırakmış. Okurken adeta sipariş edilmiş izlenimi bıraktı bende. Sanki birileri, bu romanının içinde Kürt kadını, Doğu Anadolu halkının yaşamı, kültür çatışması, göçmen sorunu mutlaka olsun; bu alt temalar etrafında da tabii ki artık Elif Şafak romanlarının olmazsa olmazı tasavvuf felsefesi işlensin demiş gibi geldi. Bir de sanki bu kitap siparişinin piyasaya çıkması gereken zaman da belliymiş ve o zamana yetiştirilmesi için alel acele yazılmış düşüncesi uyandırdı. Tabii bu sipariş edilmiş roman meselesi tamamen benim senaryom. Ama roman o kadar azıcık ondan, azıcık bundan şeklinde, pek çok mesajı bir arada verme kaygısı ile yazılmış ve bu mesajlar o kadar çok havada ve “basmakalıp” kalmış ki, açıkçası Elif Şafak beni hayal kırıklığına uğrattı. 

“İskender” adlı romanda beni en çok rahatsız eden, çok daha farklı anlatılabileceğini düşündüğüm mesajlar ise tasavvuf felsefesi ile ilgili olanlardı. İlk çocukluk dönemi edebiyatında dahi, verilmek istenen mesajların doğrudan ifadesinin çocuğun anlayışına haksızlık olacağı, bu nedenle hissettirilmesinin daha etkili olacağı görüşü hakimdir. Yetişkinler için yazılmış bir kitapta “İskender” cezaevine girdiğinde, yanına gönderilen Zişan’ın sinir bozucu bir sakinlik ve dünya dışı bir yaklaşımla İskender’e tasavvuf felsefesini doğrudan mesajlarla öğretmeye çalışması çok itici geldi. 

Öte yandan bu roman, Elif Şafak’ın önceki romanları ile karşılaştırılınca bariz bir şekilde anneliğinin izlerini görmek mümkün. Artık romanlarında çocuklarla, onların dünyası, olayları algılama şekilleri ve duyguları ile de ilgileniyor. 

Gerek kitabın sunuluş şekli, gerek içeriği ve mesajları açısından çok fazla ticari bulduğum “İskender” romanının, edebi açıdan hayal kırıklığı olarak nitelendirilebileceği kanısındayım. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir tv kanalında söyleşini izlemiştim. Geniş bir yelpazede yapıldı konuşmalar ve şahsen yaklaşımlarını o programdaki yanıtları ile beğenmiştim. Ve kalemini ustalıkla kullanan bir yazar bence de. Biraz entellektüellikte bırak olsun, selamlar :)

erol aslan 
 01.08.2012 1:23
 

Tüm kitaplarına kütüphanemde sahip olup da birini dahi okumadığım tek yazardır Elif Şafak! Giyimi, tavırları, Türklüğe bakışı, buğulu bakışlarının ardına saklanan gerçek kimliği hep itmiştir beni. O'nda bir şeyler fazla suni, yapmacık ya da sizin tabirinizle: Ticari. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 05.09.2011 7:56
Cevap :
Değerli blogdaşım, geciken yanıtım için çok özür dilerim. Lütfen bunu yorumunuza ve size karşı teki olarak algılamayın. Ben aslında bir E. Şafak sever-d-im. Hala da tepki duyduğumu söyleyemem. Ancak vermek istediği mesaj ve amaçlarını, önceliklerini iyi belirlemediğini düşünüyorum artık. Bu durum bence, yazarı gerileten bir unsur olmaya başladı. Katkı ve katılımız için çok teşekkür ediyor ve tekrar özür diliyorum. Sevgi ve saygılar...  12.09.2011 21:01
 

Sunuluş şekli için bir şey diyemem Elif Şafak'ı belki de en çok bu nedenle eleştiririm ama İskender'e haksızlık yapmayın bence, güzel romandı. Piyasada ciddi bir "meyve veren ağaç taşlanır" durumu var, kadın yazıyor, yazdıkları satıyor, kazanıyor. Bu kadar basit aslında. Daha iyisini yazabilen varsa buyursun yazsın. Her koşulda bu kadar acımasızca eleştirilmeyi hak etmiyor bence ...

Özlem Akaydın 
 26.08.2011 9:45
Cevap :
Değerli blogdaşım, ben bir Elif Şafak severim. Dolayısıyla yazarla bir alıp veremediğim yok:) Başka bloglarımda da çeşitli kitaplarını tanıttım ya da bu kitaplarda yazılanlardan yararlandım. Ancak şöyle bir şey seziyorum: tasavvuf felsefesini tanıtmayı, sevdirmeyi kendisine misyon edinmiş de her romanda sadece bu konuyu işlemiş olmayayım diye alt konular belirliyor ve onların etrafında bunu işliyor. Ancak her seferinde asıl amaç tasavvuf felsefesini tanıtmak ve sevdirmek olunca kendini tekrar etmiş olmuyor mu? Ve bu arada iyi bir roman da yazmak istiyor. Yüklendiği misyonun (bence tabi) heyecanı ile biraz aceleye getirilmiş bir roman gibi geldi. Bu romandan sürükleyici ve çok tutan bir sinema filmi hatta dizi bile çıkabilir ama bu defa Elif Şafak'dan benim beklediğim bu değildi. Ben yazar değilim, haddim olmayarak edebi açıdan(önceki romanlarıyla kıyaslanınca) yetersiz bulduğumu belirttim.Ancak iyi bir okuyucu olduğumu ve eleştirel bakmayı da bildiğimi düşünüyorum.Katkınız için teşekk  27.08.2011 18:58
 

Çok hoş ve nokta vuruşu incelikte bir tanıtımla yeniden başladınız. Hani moda tabirle "dönüşünüz muhteşem olmuş" :-) Elif Şafak henüz okumadığım bir yazar. Sadece günümüz yazarları değil geçmişte de aşırmalar, başkalarına roman yazdırıp kapağına adını koydurmalar varmış. Günümüzde salt sanatsal kaygılarla eserler verilmiyor artık. İşin gerçekten ticari bir boyutu da var ki bu da son derece olağan. Aslında ana düşünceyi okurun ya da sanat alımlayıcısının gözüne sokmak olarak nitelendirebileceğimiz bu tutum, pekâlâ yanlış bir satış ve pazarlama tekniği olarak değerlendirilebilir. Sonuç olarak itici ve satışı düşürücü bir etki yaratıyor ve kuşkusuz bu da bilinçli tüketicinin de gözünden kaçmıyor. Sevgi ve saygılar. :-)

Güz Özlemi 
 24.08.2011 10:19
Cevap :
Hoşbuldum değerli blogdaşım. Teşekkür ederim değerli görüşleriniz ve katkınız için. Öncelikle yazımda romanın intihal olup olmadığı tartışmalarına bilinçli olarak girmedim. Çünkü diğer romanı okumadım ve bu konuda fikrim yok. Aslında sanatçı özellikle belli konularda misyon yüklenmişse, sadece sanat için sanat yapmıyor ya da yazmıyorsa, mümkün olan en fazla çoğunluğa ulaşmak için çaba harcamalı. Ancak bu kaygı -ticari ya da misyonerlik fark etmez- ile kalitesinden ödün verip, kendini tekrarlamamalı hatta kalitesini düşürmemeli diye düşünüyorum. Elif Şafak'da biraz bunu görüyorum. Ve üzülüyorum. Yüklendiği misyon tam tersini gerektirirdi diye düşünüyorum. Önceliklerini iyi belirmeli ve bu öncelikler doğrultusunda , daha fazla özen göztermeli, daha fazla emek harcamalı bence. Sevgi ve saygılar...:)  24.08.2011 17:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 299
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 1519
Kayıt tarihi
: 28.03.09
 
 

Merhaba, ben sufi-su. Sosyal hizmet uzmanıyım. Yıllarca korunmaya muhtaç çocuk çocuklar, koruyucu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster