Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '07

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
665
 

Elin Gavuru Camilerimizi Ayakta Tutuyor!(İstanbul Kazan Ben Kepçe-2)

Elin Gavuru Camilerimizi Ayakta Tutuyor!(İstanbul Kazan Ben Kepçe-2)
 

Ey benim kara şemsiyem, başımın üstünde yerin var. İpek mendil değilsin; ama yine de yanımda gezdireyim. Bana sen lazımsın. İstanbul kazan ben kepçe ve bir de kara şemsiyem...

Kardeşim Fatih’le İstanbul’u gezmek büyük avantaj. Adam İstanbul’un dibini köşesini, yetmiş yedi tepesini bir rehber kıvamında biliyor. Analar ne yiğitler doğururmuş böyle… Üniversite hayatı ve sonrası toplam 7 yıl İstanbul’da bulunmuş. Eğitim danışmanlığı için de 4 yıl İngiltere ve İskoçya hayatı… Ne talih be!... Yaratan “Yürü ya kulum!” demiş bizimkine.. Halbuki benim elimde büyümüştü!! Öhö…öhö..

Ne adam benim kardeşim! Tutturdu “Benim adım Fatih’se İstanbul’u gezmeye başlayalım Fatih’ten!..” Ne mümkün sesim çıksın… “Tamam kardeşim, sen işin duygusal tarafını düşünme ve bana şu İstanbul’u bir kez daha fethettir, Erzurum’a ben de Fatih edasıyla döneyim…”

Ne gaz ama… Kim tutar seni Fatih! Hemen Fatih’ten çıktık yola… Geze geze Süleymaniye Kütüphanesine ve camisine vardık. Bu arada bizimki İstanbul Üniversitesi mezunu olduğu için cadde sokak hatıralarını anlatıyor…Neyse hatıra çok…

Süleymaniye Camisi’nin iç avlusunda kapı önünde şemsiye satan garibim, önümüzdeki turistleri görünce:

- Abi, Umbrella!.. Umbrella!.

Tabi “ladies and centilmens”in dikkatlerini çekmeyi başarıyor. Bende de bayram muzipliği var:

-Ne o, Sinderella mı? (Bizimki kaptırmış kendini)
- No, no!.. Umbrella abi umbrella! Yani şemsiyeJ
Kardeşimle ben koptuk…
-Kaç para?
-10 milyon, abi..
-Çok diyorsun, İstanbul’un yağmuruna, rüzgârına kaç saat dayanır ki?..
-Abi Çin malı değil. Nah şu yerde kırılmış şemsiyelerden değil.(Yerdeki şemsiyeye baktım ve güldüm.)
- Valla temizinden bir 5 veririm. Hem biz ecnebi değiliz.
-Yok abi, kurtarmaz!.
-Sen bilirsin…

Caminin çıkışında pala bıyıklı bir kardeş, yardım sandığına abanmış:

-“Donation for Mosque restoration, please! “gibi sözlerle bahşiş topluyor. Tabii İstanbul Fatihi kardeşim hemen anlıyor ve “Abi bu adamın İngilizcesi benimkinden de iyi!” diyor.
-Ya hemşehrim, bizim camiler, gavur parasıyla mı ayakta duracak, boşverin bu işleri!
-Sorma abi, bizim maaşı da onlar veriyor!
-Hıı!?
-8 personelden 3’e düştük, yine geçinemiyoruz abi. Vakıf dükkanları kiralarını vermiyor. Buradan aldığımız parayla hem biz hem camimiz geçiniyor. (Artık az önceki muzipliğimden eser kalmamış, gazeteci kimliğime bürünmüştüm.)
-Vay be!.. İstanbul’un yarısı vakıf dükkânıyken düştüğümüz acziyete bak, derken turistlerin bizi izlediğini fark ettim. Ve bahşiş atan turist sayısı arttı… (Acaba turistler dilimizden anlıyor muydu?)

- Abi ayağınız uğurlu geldi, biraz daha burada kalın! (Ecnebiden bayram harçlığı ha!.. Utandım, kızardım ve oradan uzaklaştım..)
Çıkışta Süleymaniye Kütüphanesi’nin önündeki esnaftan 5 ytl’ye bir siyah şemsiye aldım. Bir şemsiyeme baktım bir havaya…

-Hey gözünü sevdiğim kapkara şemsiyem! Sen şu karabulutlardan daha karasın. Şunlara bir gün dayan, seni hep elimde, (pardon) hem elimde hem başımda taşıyayım. Sana İstanbul’u gezdireyim!

Ve uzun bir gezintiden sonra, zavallı kara şemsiyem, Galata Kulesi'nin rüzgârına aşık oldu ve kendini feda etti!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir blogun altına yapmış olduğunuz yorumu okudum az önce ve sayfanıza oradan ulaştım. Orada demişsiniz ki; ""herkesin ibadeti kendine ama herkesin eğitimi kendine diyemeyiz."" Peki; her makbuzu kapanın camiye yardım diye dolaştığı ama okul için böyle yardım toplayan tek gönülüye rastlanmayan bu ülkede, ilköğretim ve liseler için, devletin okullara sadece ve sadece öğretmen maaşı ve yakıt gönderdiğini, başka hiçbir para göndermediğini, yapılan herşeyin okul aile birliklerinin çabası ve zoraki alınan bağışlarla sağlandığını biliyor muydunuz...??? Sevgiyle kalın

Yıldız... 
 19.10.2007 9:30
Cevap :
Yıldız Hanım, eğitimciyim.. Ben şunu çok iyi biliyorum ki maalesef her konuda neysek oyuz. Öğretmeni olmayan bir okula çocuğunu gönderen veli bunu problem yapmazken belki de namaz kılmasa bile camisinin imamı yoksa hemen dilekçelerle Diyanete başvuruyor. Tepkisini dile getiriyor. Ama eğitim konusunda çok hassas değiliz. Maalesef.. Hassasiyetiniz için teşekkür ederim. Saygılar ve sevgiler...  19.10.2007 10:29
 

Dostum şansına küs, bayram bitti siyah bulutlar gittii, yaz geri geldi İstanbul'a... Sevgiler...

Efsane FB 1907 Baterist Metin 
 19.10.2007 2:01
Cevap :
Şans, kader, kısmet... Yine de çok keyifliydi... O değilde, saraçoğlu'nu gezemedim. Gezmek için 2 saat beklemem gerekti. Vakit nakitti, bekleyemedim. Müzemizi gezip çıktım... Selamlar..  19.10.2007 10:14
 

Ahh İstanbul...uzaktakiler hasretle karışık bir aşk yaşarken,içindekiler adeta kaçacak delik arar.Ben de severim doğduğum yeri ama artık biraz özlemek istiyorum zira çok yordu bu koca şehir bizi.Şimdi mecburiyetten değil istedikçe görmeye gidiyorm ve daha mutluyum.Vakıflar bir tarafa,deprem bağıra bağıra geliyor hiçbirşey yapılmıyor,İstanbul'da insan pek para etmiyor uzun zamandır.Offf of dertlerim depreşti...Sevgiler...

sessiz-çığlık 
 18.10.2007 9:53
Cevap :
Allah Allah!. İstanbullulara bir dokun bin ah işit!.. Bence de özlem aşkı depreştirir. Çok muhabbet tez ayrılık getirir... Valla İstanbul öyle çekici ki insanlar depremi, ölümü, trafiği göze alıp onunla yaşamak istiyor... İstanbullular sizi hep kıskandım... Sevgiler şelale..  18.10.2007 9:56
 

dolaşırken bizim payımıza " şimdi İstanbul'da olmak vardı " demek düşüyor .Biraz haksızlık olmuyor mu ?

izmirlim 
 17.10.2007 22:32
Cevap :
Yazın İzmir'deydim. Çeşme/Ilıca'da... Daha önce de Selçuk ve Efes'i gezmiştim. İzmir merkezi pek gezemedim. Kadife Kale içler acısı bir haldeydi... Sizin İzmir'de yaşamanız da bize haksızlık olduğu için ödeştik. Sizden ricam, İzmir hakkında bol fotoğraflı bir gezi blogu hazırlamanız. izmir merkezde nerelere gidilir, ne yenir ne içilir vs.. Selamlar..  18.10.2007 9:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 143
Toplam yorum
: 2363
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2268
Kayıt tarihi
: 22.08.07
 
 

Bu âlem içinde aileme zaman ayırmak, gezmek, okumak, fotoğraf çekmek, resim çizmek ve iş hayatı h..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster