Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1209
 

Elin sosisi ile hot dog yapmak!

Elin sosisi ile hot dog yapmak!
 

Neden bir başkasının köşe yazısını gönderir insan?

Gönderdiği kişinin yazıyı okumadığını düşündüğünden mi?

Rengini belli etmek, yazının konusu ile ilgili ne kadar hassas olduğunun altını çizmek için mi?

Son bir haftadır, Yılmaz Özdil yazıları düşüyor e-mailime...

Gönderen ya uzaktan bir akraba oluyor ya da bir dönem birlikte mesai yaptığımız, tesadüfî karşılaşmaların dışında konuşmadığımız eski bir iş arkadaşım...

Oysa her sabah belki de onlardan önce köşe yazılarını okuyor, neden bilmem başkasına göndermek aklıma bile gelmiyor...

Yoksa! İçimizde sakladıklarımızı, dillendiremediklerimizi, başkasının ağzından söylemeyi mi seviyoruz biz?

Böyle olunca kendimizi daha güvende mi hissediyoruz?

“ Benim mabadım yemedi ama buyur Yılmaz Özdil yazmış! ... Oku!”

Liseli yıllarda olurdu bu;

Delikanlı aynı sınıfta olduğu kıza kavruluyordur ama yüreği sevdiğini söylemeye yetmiyordur... Önce mektup yazar, cesaret edip veremez... Ardından gider aşkını sevdiği kızın en yakın arkadaşına anlatır ki o da kıza anlatsın...

Olmadı güvendiği birini yollar...

“ Niyazi seni seviyor”

“ Kendi niye gelmedi?”

“ Utanıyor!”

Niyazi büyüyor, okuyor, eli kalemde tutuyor ama hiç değişmiyor...

“ Ağzı var dili yok” derler ya! Hah tastamam öyle oluyor.

Sokak jargonunda bunun başka bir ifade şekli var da gel de yaz şimdi buraya canım kardeşim...(!)

Katur kutur bir şey olacak ama karalayayım; Elin sosisi ile Hot Dog yapmak!

Yerseniz!

“Fındık” diyorum... İyi gelir

SON

Yazıyı bitirdim ama son noktayı koyduktan sonra aklıma düştü, bir dönem Emin Çölaşan yazıları geldi e-malime, ardından Bekir Çoşkun şimdi Yılmaz Özdil...

Emin Çölaşan’da Bekir Çoşkun’da farklı gazetelerde yazmaya devam ediyor, hısım, akraba onların yazılarını bugünler de göndermiyor... Anladım ki okur yazarın peşinden gitmiyor!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok yerinde tespitler. Bu millet hatta kendi küfremiyor istediği gibi de Cem Yılmaz küfredince çok gülüyor. Gitmem ben ona çok belden aşağı diyor, belden aşağıyı duyunca kahkahadan patlıyor. Ben de anlayamıyorum bu nasıl bir çelişki? :))

Seyran Aksoy 
 23.10.2009 19:41
Cevap :
Başkasını bilmem ama yeri geldiğinde ben güzel kalaylıyorum... : )  24.10.2009 14:08
 

Ayşe Arman'ı okudum . Ethem K'nın ilgi alanı içerisindeki kadınlara ilişkin söylediği ne ise emin olun ki o kadınlar da Ethem K için kendilerine takılmış lakabın tersi yönünde bir tercihi olduklarını düşünüyorlardır. Evet evet kadındaki ve erkekteki uzuvlar yer değiştirmiş gibi...Bunun yaratıcı yaşadıkları koşullar ve taptıkları para. Ellerindeki erk para . Erkekte-kadında arabasının lastiklerini servisten birilerini çağırıp yaptırıyor, evdeki çamaşı-bulaşık makinesine bir parmak dokunuyor ki kendi parmakları değil evin gündelikçisinin parmakları, yemeği de dışarıdan alıyorlar kısacası parayla yatıp-parayla kalkıyorlar Ethem K ve kendisine benzeyen alt versiyonu kadınların kurumsal şirketlerde üst-düze yöneticilik ile haşır-neşir iken kimlerin odalarında neler-neler yaptıklarını da köydeki Kezban'ı getirip sorsanız bilirler. Onlar tam birbirlerine göreler fazlada bozulmasınlar birbirlerine, birbirlerini yaratanlar onlar :):)..Çok teşekkür ederim size, vaktinizi aldım. Saygılar, sevgile

Aynur AKKAYA 
 23.10.2009 16:57
Cevap :
Bu tarz oyunlar oynamayı seviyorum, kendimle çelişiyorum bakalım neler olacak diye, siz kulağımdan yakalamışsınız bu defa... Herkes kafasındaki mutluluğun peşinde...  24.10.2009 14:07
 

okumayan okuyamayanlar okusun diye de gönderiliyor olabilir. Ben surekli takip edemiyorum mesela, gönderiyorlarsa okuyorum ama mutlaka. Ama okur yazarının peşinden gitmiyor mu bilmiyorum. Acaba özdil birazdaha güne uygun dile mi getiriyor daha yalın ondan mıdır şimdi onun peşinde gidişler son günlerin popülaritesi olduğundan mıdır bilmem.

Nilay Yıldırım 
 23.10.2009 15:18
Cevap :
Türkiye’nin en çok okunan gazetesinin üçüncü sayfasında yazıyor... Popüler, e popüler olan da takip ediliyor... Dediğim gibi bence okur yazarın peşinden gitmiyor...  24.10.2009 14:13
 

Doktora tezleri çıkar... Bazen ben de sevdiğim yazıları gönderiyorum. Gönderiyoırum çünkü vatan bir erezyonun içinde. Beni bilirsin, dilimim ucu küt değildir siviridir. Ben o yazıları onlar kadar etkileyici yazamadığım için gönderiyorum bazn arkadaşlarıma. Keşke ben de 10 dakikada 3 tane Yılmaz Özdil yazısı yazabilseydim... Ama olmuyor... Tabloluktu bu yazın... Aklını seveyim:-) Sevgi ve saygımla...

yeşilsoğan 
 23.10.2009 9:11
Cevap :
On dakikada üç tane Özdil yazısı yazılabilir mi yahu? Geçenlerde Ayşe Arman’la yaptığı röportajı okumuştum... “ Yazıyı önce kafamda yazıyor, ardından klavyenin başına oturuyorum” diyordu! On dakika diye bir şey yoktu!  23.10.2009 13:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1105
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster