Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mayıs '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
217
 

Elli yaş

Elli yaş
 

Öğrenmenin güzelliğini yaşıyorum içine doğduğum her yeni günde. Üstelik artık bir başıma da değilim bu yolda, yıllardır yalnızlığımdan dem vurduğum o şikayet mektuplarımı da yazmıyorum evrene.  Tam elli yaşıma yaslamışım sırtımı aslanlar gibi el ele yürüyoruz yarınlara.

Öyle çok zamanımı alıp gitti ki gereksiz işler gereksiz kişiler, onların öğretici olduklarını düşünüp kendime haksızlık yapmamam gerektiğini söylese de gün görmüşler ben katılmıyorum onlara.

Gereksiz işler ve gereksiz kişiler, onlar beni tükettiler ne yazık ki, depomda ne varsa kendime ayırdığım onları da sömürdüler bir güzel.

Silkelenmem gerektiğini anladığımda dibe vurmuştum adeta, her gün ahlarla vahlarla şişiriyordum öfkemi, bir gaz bombası gibi sığamıyordum kendime ya patlayıp yaralanacaktım ya da imha edecektim kendimi.

Yaşamak güzeldi ya, kıyamadım işte ve ilk yolu seçtim yaraladım içimdeki küçük kadını, onu yeniden inşa etmeye başladım acı tecrübelerimle, bir dökme kalıp yaptım yaşanmışlıklardan artan,  zorlayarak içine içine sığdırdım zoraki yarınları.

Ee yaralıydı haliyle acıdı her yanı iyileşmesi de hayli zaman aldı. Bu defa korkulara yenilmeye başladı aynı şeyleri yaşamaktan korkuyordu belli ki.

Eğer bir durak olarak inşa etmişsen yaşam alanını doğal olarak yolcularının da ardı arkası kesilmiyor. Kapıdan almadıkların bile bacadan giriveriyor, çünkü sen sabitsin her halükarda olduğun yerdesin onlar için.

Bu defa daha kararlı bir şekilde silkeleniyorsun bir ağaç gibi dökülüyor yere, ham ya da çürük ne varsa üzerinde ve bir de bakıyorsun ki çırılçıplaksın ve de yapayalnız.

Nefesin artık kendine yetmiyor ki şişiresin gaz bombanı.

İşte orda başlıyor yalnızlığın öğretileri kıdım kıdım kullanıyorsun her aldığın nefesi. Elli yaşın diyor ki sana o kadarda değil tamam yoruldun da bak ben yanındayım hadi sırtını yaslasana.

Ve çaresiz, güvenle yaslanıyorsun, üstelik çırılçıplaksın utanıyorsun elbette, lakin ne çare. Bunca yıl hiç mi bir işe yaramamışım birisi de asılı kalmaz mı hayat ağacımda hepsi mi hamdı hepsi mi çürük.

Elli yaşım diyor ki usulca kulağıma, ben varım ya yanında yanı başın da, daha çok hamları çürükleri dökeriz beraberce sokağa.

Şikayet mektuplarını yazmayalı oldukça uzun zaman oldu evrene, korkularım yüzünden yürümekten aciz olan ayaklarımla bir iki adım atıyoruz yarınlara ayaklarım biraz daha kuvvetlendi sanki.

Ara ara yalnızlık esip duruyor tavan aralarından, zaman, kararmaya başlayan kış geceleri gibi üşütüyor beni. Biliyorum elli yaşım yanımda şimdilik güç veriyor ve yeniden öğretiyor. Ancak zaman kısa çok güvenmiyorum ona da biliyorum az kaldı oda gidiyor başka bir yaşa. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Selma Hanım, 50’inci yaşın kutlu olsun. Bu arada cümlelerinle 51’inci yaşın ruhunu da yakalamışsın. 51’inci yaş, yeniden bir doğuştur çünkü. Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar.

Rıza Üsküdar 
 20.05.2015 14:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 139
Kayıt tarihi
: 24.12.11
 
 

1965 Zonguldak doğumlu ve halen Zonguldak'ta yaşamaktayım.Yazarım ve çeşitli platformlarda sunucu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster