Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
2072
 

Elli yaşında bakire kadın olur mu?

Elli yaşında bakire kadın olur mu?
 

En namuslu, en faziletli kadın, eline erkek eli değmeyen kadındır, öyle mi? Hadi yalan deyin! Kahrolası düzeniniz bu değil mi?

Hiç evlenmeden yaşlanıp ölürse cennete gider belki de ha ne dersiniz. Hani kendi ister de olamaz bir türlü. Denk gelmez. Ki nasıl gelsin, kimi görüyor ki. Kasabada sütçüyle, köyde öküzle mi evlenecek.

Ya da 20’sinde dul kaldı. Toplumumuzun anlayışına göre artık bu tazenin ölen kocasına sadık kalarak, elin günün içinde alnına leke sürmeden çocuklarını büyütmesi gerekir. 20’sinde dul kalan kadını 60’ına kadar dul bırakan, belki de dul yaşatıp öldüren aşağılık düzeni Allah kanunu bile olsa reddediyorum.

“Biz ona dul kal demiyoruz ki; kendi öyle istiyor…” Pşııkkk, sakalını sevsinler!

Türkiye’de kadınların evlenememe nedenleri çok fazla. Dul kalma nedenleri daha da fazla.

Türkiye’de evlenemeyen ya da dul kalan kadınların hayatları boyunca namuslu ve faziletli yaşama dışında alternatifleri yok.

Namuslu ve faziletli yaşamak insana ne verir. Aşk mı? Cinsellik mi? Elli yaşında bakire diyorum, aptal mısın? Eline erkek eli değmeden yaşlanmış, ne cinselliği! Kuru bir onur. “Rahmetli ahlaklı ve namuslu bir hatun zadeydi, mekânı cennet olsun…”

İnsanları yalancı cennetlerle kandırıp yeryüzünde süründürmeyin. Hem cennette huri var, Nuri yok ki… Garibim gitse bile orada da rahibe!

Kerim Korkut açıklıyor: Mutluluğu kendi dışında engellenen kadınlarımızın başka erkeklerle birliktelikleri zina sayılmaz.

20 yaşında dul kalan kadın çocuklarım var diye (ki bazen çocukları olmasa da aynı) evlenmiyor, evlenemiyor. Madem sadakat, ahlak, namus, fazilet… Erkek de evlenmesin. O da ölen karısına sadakat gösterip müzmin bekâr yaşlanıp ölsün.

Bir kadın namuslu olarak yaşadığı zaman ödülü ne olacak? Cennete mi gidecek?

Bunlar boş şeyler. Aslolan erkek ve dişi, hayatı birlikte geçirecekler. Tek başına erkek ve tek başına dişi yaşayışı diye bir durum olamaz. Erkek yalnız kalmıyor; karısı olmazsa başkası; ama özellikle ülkemizde bu konuda kadınların mağdur edildiğini görüyoruz.

Bazen bekâr ama çoğunlukla dul kalan kadının evlenmesini ya cehalet ve din/töre üfürmelerinin etkisiyle kadın kendisi istemiyor. Ya kadın istese bile din/töre ve toplumsal düzen müsaade etmiyor. Ya da şartlar izin vermiyor.

Bu durumdaki kadınların bir kısmı gizli kapaklı ilişkilere giriyor ama büyük bir kısmı(hele de bakireyse) büyük acılar çekerek, bütün arzu ve isteklerini içine gömüp Rahibe Terasa oluyorlar. Yani bir anlamda biz bu kadınların mutluluklarını çalıyoruz.

Bir kadın eline erkek eli değmeden yaşayıp ölüyor ve cennete gidiyorsa ben o cennete inanmıyorum. Bu bence ortada imkânsız bir mecburiyet yoksa aşağılık bir durum. Öyle namus, fazilet gibi şeylerle de ilgisi yok.

Namus senin için önemliyse evleneceksin. Değilse ne istiyorsan onu yap. Olmaz diyenleri bana yolla, bir kafada indiririm; şerefsizlere bak!

Kadınları bu durumdan hiç kimse kurtaramaz; çünkü cehalet ve gerici zihniyetlerin pençeleri hala çok kuvvetli. Bu yazıyı okuyan 100 kişiden 80’i bana küfredecektir! Ayrıca cehalet ve geri düşünceler diyoruz ama okumuşların içinde de Rahibe Teresa’ların sayısı az değil.

Mağdurların durumlarını kabul etmiş görünmeleri (Kabul etmesin de naspınlar) egemen güçlerin insanların bu düzenden memnun olduğunu sanmalarına neden oluyor. Bir iki kadın protestosu ise bazılarının belden aşağı özgürlük araması şeklinde yorumlanıyor.

Ayşe ablanın fakirliğini konuşuyoruz; ama aşk ve cinsel konulardaki mağduriyeti kimsenin umurunda değil.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazdıklarınız çok doğru. maalesef feodal sistem ve burjuvazinin kapitalist sistemi insan doğasına bilhassa kadın doğasına hiç uygun değil, hatta ters. ya insanda hata var ya da kurduğumuz sistemlerimizde. ikisinin arasında sağlıklı ve normal bir uyum yok çünkü. bu iki sistem insanın uçkuruna bile karışıyor ve uçkurlarımızı yok edemeseler bile faaliyetlerini durdurmaya çalışıyorlar. görünen o ki, biz insanlık olarak kendi doğamıza bile karşı çıkacak kadar saçmaladığımıza göre hayatla başedemiyoruz.

baki kılınç 
 27.05.2013 14:00
Cevap :
Siz yorumunuzda özgün felsefi derinlikler sunmuşsunuz. Gerçekten keyifle okudum.  28.05.2013 18:29
 

23 nisanda yazmışsınız :)

Tly Ekr 
 23.05.2012 18:19
Cevap :
Güneşin doğuşu ve batışı dışında zamanı pek takip etmiyorum.  24.05.2012 18:00
 

Öncelikle anlatımınız akıcı okuyup geçeyim yapamıyor başka konulara bakma eğilimi yaratıyor.Harika mükemmel katılıyorum demekte ne derece doğrudur bilemiyorum.En güzel duygu sevgi doğru kişiyle deriz doğru kişi sanırız sonra zaman geçer değilmiş deriz ne diyorum ben :))) saçmalamaya başlaıdm sanırım işin özü ne siz erkekleri anladım nede biz kadınları .Aşk özgürlüktür dersiniz sonra sevgi dokunmak iş ciddiye almaya geldi mi kaç kişi ile olmuştur odur budur şudur.Diğer yandan kadın içinde durum aynı değer mi sevgini aşkını bedenini vermeye neyse yorumsuz kalayım aklım karıştı neden yorum yazıyorsam onuda bilemedim tek bildiğim kadın olmanın zorluğunu yaşadıkça görüyoruz metadan öte görülmek istiyoruz fizikten öte hani denirya sesin bedenin orda dursun yüreğinle gel kaç kişi böyle gidiyorki yüreksiz meşkte bi halta benzemez :) sustum hoşçakalın

Tly Ekr 
 23.05.2012 18:18
Cevap :
Yorumunuzu birkaç kez okudum.Kararsız,yargılayıcı,sorular sormuş da cevabını alamamış gibi; yani her kelimede o kadar haklısınız ki...  24.05.2012 18:04
 

Kendinizi parçalamayın bence:)Çünkü hiç tembel değilsiniz. Belki çok şey yapmak isteyip, yetişemediğiniz için öyle düşünüyorsunuz.Yazılarınıza devam edin lütfen, komik eğlenceli ve düşündüren yazılar.Sevgiler

Berrin Çoruk Aksu 
 07.05.2012 18:04
Cevap :
Teşekkürler!  07.05.2012 21:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1328
Toplam yorum
: 4185
Toplam mesaj
: 192
Ort. okunma sayısı
: 663
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster