Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '17

 
Kategori
Babalar Günü
Okunma Sayısı
18
 

Elli yıl öncenin babaları

İnsanoğlunun dünyaya gelmesinde anne ve babasının olması gerekiyor.  Bildiğimiz kadarıyla sadece ilk insandan sonra İsa a.s babası yoktur.

Hayatımızın her anında babalarımızla yaşadıklarımız hafızalarımızın en mahrem yerinde korunmaktadır. Öyle her kişi baba evlat ilişkisinin düzeyini bilemez.

Çocukluk çağımızda babalarımızı düşündüğümüzde hepimizin içinde hatıralar vardır. Kimimizin babası hor görmüştür, kimimizin ki okumasa da olur demiştir, kimisi de okuyup da kötü birisi mi olsun demiştir.

Kızlar için geçmişte bu güne göre daha sertti. Kız okur mu? Okusa ne olacak? Evlendiği kişi bakmak zorunda onun için okumasına gerek yok denir. Baba okuyacak der, kızlar okurdu; baba kız okumaz dedi mi okumazdı.

Karar merci doğrusuyla eğrisiyle babalarındı.

Kırsal kesimin çocukları olarak okumuş olsanız bile devlette görev alma şansınızın olmadığı görüşü hakimdi. Üniversite sınavını kazansanız dert, kazanmasanız ayrı dertti.

Baba oğlum büyüsün koyunların keçilerin peşinde koşsun. Yazın yaylaya gitsin. Kışın hayvanlara baksın. On dönüm tarlanın ekinini biçsindi. Çünkü bilgileri sınırlıydı.

Bir de büyüklerin söylediklerine cevap verilirse sonuç hoş olmazdı. Konuşma şansı bulanın çok olduğuna inanmıyorum.

Okusa da genç, çok çalışkan olsa da, bilgili, ileri görüşlü olsa da babası kadar bilemezdi. Çünkü babalarımız donanımlarını doğuştan getirmiştiler. Babaların rolü, etkisi çoğunun hayatını ya parlatmıştır, ya da hevesini ve geleceğini kapatmıştır.

Zeki çocukların okul müdürü gelirdi baba hayır demişse evet demezdi. Hayır dediğini mahalleli duymuştur. Evet derse adamlığı silinirdi. Ellili, altmışlı yaşlarında ki büyükleri dinleyin.

Problem çözümünde parmakla gösterilen çocuklar, tıbba yatkın olan kızlar babalarının sayesine ilimden, fenden faydalanamadılar.

Tarlayla iştigal etmeyecek birine zorla çiftçi olacaksın demek mantıksızlıktı. Hayvanı sevmeyen gence illaki hayvanlarla hayatını idame ettireceksin kuralı uygulamak doğru değildi.

Gençlerimiz derdini, sıkıntısını arada duvar olmadan medeni şekilde ifade edebiliyor. Geçmiş dönemde üniversite okuyup da ne olacak diyen babaların yerini, oğlum kızım kazansında ne yapılması gerekirse yaparım diyen babalar geldi.

Ayakkabıyı neden yırttın, neden deldirdin diyen babalar yerine üzülme çocuğum yenisini alırız diyen babalar geldi. Bir pantolonla okul bitirilen devirden, her gün farklı pantolonla okul öğrencisi dönemler geldi.

En elzem ihtiyacımızın karşılanmadığı naylon ayakkabıyı nasıl yırttıysan öyle giy diyen babalarımız vardı. Küçük hatanın sonucunun dayak olduğunu bilmeyen yoktu. İş ters gider geç kalırsan yemekten önce dayaktan nasibini alacağını bilmeyen cahil demekti.

Babaların yaptıklarında acemilik çekersen senden adam olmaz denirdi. Tavuğu yakalayamadın, koyunu kaçırdın, keçiyi yitirdin, hayvana yük saramadın direk hüküm. Senden adam olmaz.

Çift süremedin, tohum atamadın, ekini kısa biçemedin hayatın kaymış senin derlerdi.

Tüm olumsuzlukların ve baba bende başarının tek yolu vardı.  Okumak, meslek sahibi olmak, ellerini öpmek her daim yanlarında olduğunuzu hissettirmeniz.

Allah rahmet eylesin babama ve tüm babalarını kaybedenlerin babalarına rabbim rahmet eylesin. Babaları hayatta olanların babalarının babalar günü kutlu olsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 637
Kayıt tarihi
: 12.07.08
 
 

Mehmet Şener 1964 doğumluyum, Burdur-Gölhisar'da yaşıyorum. Doğum yerim Burdur/Atınyayla . Lisans..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster