Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

E. Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Öztürk

http://blog.milliyet.com.tr/emeklibirsubay

05 Eylül '11

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
979
 

Ellisinde Cep Telefonumuz Oldu!

Ellisinde Cep Telefonumuz Oldu!
 

Telefonum


Cep telefonlarina nedense isinamadim. Bana cok fazla geldi. Cocuklarin, habire telefon degistirmelerini; kizginlik, hayret, saskinlik, anlayamazlik... duygulari ile izledim.

Bu sefer oglanlar yakami birakmadilar! Yeni bir isimiz var! (Sahiden! Nereyse 20 yil sonra...)

- Telefonsuz olmaz!

Dediler.

- Prezident, Vays Prezident, Direktorler ararlarsa sana nasil ulasacaklar! Bu adamlar-hanimlar seni hergun de ararlar! Bilesin?

Teknolojiye nedense hayranlikla ama, hep uzaktan baktim.

Genc bir arkadasimiz, telefon yerine email kullanmak icin beni aylarca zorlamisti!

Kamerasi olup, ailesini filme alanlara da hep hayran olmusumdur! Bir turlu denk getirip, alamamistim. Bir ara aldim. Para lazim oldu. Goturdum iade ettim.

Fotograf makinasina da oldum olasi hayrandim. Milliyet de blog yazmaya baslayinca, fotograf ihtiyacimiz dogdu. Kizimiza bir kucuk fotograf makinasi bulduk. Simdilik, onunla idare ederiz.

El feneri tasimayi severim. gecen yil oglum hediye getirdi.

1998 yilindan beri de Bilgisayar ve internetle ic iceyim. Belki; bazi konulari bizim cocuklardan daha iyi bilirim.

Amma velakin; is cep telefonuna gelince ben bu iste yokum! - Yoktum...-

***

Umut; evvelsi gun onume getirip kucuk bir kutu koydu.

- Ne bu? Diyerek yuzune baktim.

- Senin yeni oyuncak! dedi.

Hem de ne oyuncak!

***

Baktim you tube yaziyor. Tikladim. YouTube! "Zeki Muren" i aradim. "Gitme sana muhtacim!...." Sesiyle, sozuyle, goruntusuyle Sevgili Zeki Muren telefonumda!

Internet'e bakayim dedim. Turk gazeteler onumde!

Radyo'yu tikladim. FM radyo klasik muzik dokturmeye basladi!

Korkarak kamerayi denedim. Bir zamanlar omuzlarda tasinan kameralardan daha net goruntulerle cekiyor!

Fotograf? Makinasi icinde!

Hesap makinasi, el feneri...

Biz telefonla, telefon etmeyi unuttuk!

Kendimizi kaybedip, oynuyoruz...

***

1967-1972 yillari arasi agabeyime telefon etmek icin postahaneye giderdik. Yazdirir. Siramizi beklerdik. Ben diyeyim 3 saat, siz deyin 4 saat! Sira gelince gorevli bagirdi!

- Diyarbakir! 4 numarali kulube!

Heyecanla ahizeyi kulagimiza goturur, gucumuzun yettigince, Diyarbakir'dan duyulacak kadar, bagirirdik!

- Aloooo!

***

Simdi; yeni isimle ilgili olarak, Prezident, Vays Prezident, Direktorler, yetkililer... arayinca sesimi nasil cikartirim diye kendi kendime antreman yapiyorum.

Umut;

- Cok bagirmana gerek yok, sakin ol Baba!...

dedi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

KEMAL AĞABEY UZUN BİR ARADAN SONRA MERHABALAR,ÖNCELİKLE NE KADAR İÇTEN DİLE GETİRMİŞSİN DUYGULARINI ÇOK HOŞUMA GİTTİ TELEFONUNU İYİ GÜNLERDE KULLANMAN DİLEĞİ İLE HERKESE ÇOOOOOK SELAM.

Gönül Demirel 
 05.09.2011 3:03
Cevap :
Merhaba Gonul: Senin yorumlarin iyi oluyordu. Birden bire kesildi! Bayramlariniz kutlu olsun. Selamlar.  05.09.2011 22:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 798
Toplam yorum
: 1810
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 2458
Kayıt tarihi
: 25.07.06
 
 

Harp Okulu 1974 mezunuyum. 1983'de Kurmay Subay olarak mezun oldum. 1987 yılında Silahlı Kuvv..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster