Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
581
 

Elma, armut deme bana; ya çık de, ya da çıkma!

Elma, armut deme bana; ya çık de, ya da çıkma!
 

Saklambaç, çocukluğumuzun en favori oyunlarındandı. İki grup halinde oynamak ise daha bir keyifliydi.. Oldum olası sevmişimdir ekip ruhunu.. Orada çok kullanırdık: ’’elma dersem çııık armut dersem çıkmaaa’’. Sanki bunu bağıra bağıra söylerken duymuyordu ebe arkadaşımız! :)) Velhasıl eğlence ve keyifti bizim için..

Şimdilerde ise günlük yaşamda, ima etme ve karşı tarafın anlamasını bekleme gibi durumlar beni hep düşündürüyor. Koşturmalı yaşam tarzımız, sabrımızı bir şekilde sekteye mi uğrattı? Bu durum ilişkilerimizin samimiyetsizliği sonucu mu varoldu? Samimiyetsizliğimiz ise, söylenen yalanların, yaşanan kötü tecrübelerin bir sonucu mu oldu?

Açıkcası ben bu elma armut durumlarını, o tarz yaklaşımları sevmiyorum, öyle anlaşmak istemiyorum.. Günlük arkadaş ilişkilerinde de, özel hayatımda da ‘’ ben zaten bunu ima etmiştim, anlamalıydın’’ tarzı yaklaşımlar hiç bana göre değil. Belki de o nedenle meramım neyse hemen söyleyiverip insanları şaşırtabiliyorum. Kendimi bu konuda çok sorgulamış olmakla birlikte bu durumu biraz sabırsızlığıma yorduğum zamanların sayısının gittikçe azalmakta olduğunu farkettim. Bu durumu, bazı artniyetli, kararsız, her duruma uyum sağlayan kişiliklerle ilişkilendiriyorum şu ara. Sizin fikirlerinizi de merak ediyorum açıkcası?

Samimi insanlarla olmak dileğiyle, sevgilerimle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anlatmaktan önce anlamaya çalışmak. Anlaşılmamak yüzünden kahrolmak. Konuşmayı hiç sevmeyip hep konuşmak zorunda kalmak. Kendini bile anlayamamışken anlaşılmayı bekleyeni tatmin etmek. Ve sonunda yalnızlığı seçmek. Ve susarak olgunlaşıldığını farkederken ölüp gitmek. Umarım uçmağa vardığımızda gittiğimiz yer hayırlı olur. Karmaşıklaştırdığımız basit hayatlarımız doğallığını yeniden kazanır umarım.

Mehmet Arda 
 05.05.2008 10:54
Cevap :
Umarım kazanırız o doğallığı ve sadeliği.. Teşekkürler, sevgiler..  05.05.2008 18:10
 

Dediğin gibi şifreli konuşmaları ben de sevmiyorum... Bir de kötüsü ben bu imaları anlamıyorum:) Komik durumlar oluyor bunla ilgili... "Şunu demek istedi anlamadın mı kalın kafalı" şeklinde ithamlarla karşılaşmışımdır çok:) Ya da imaları kaçırmayım, anlayım diye çaba gösterirken hiç olmayan anlamalar çıkartıyorum... En iyisi açık net olmak... En azından bana karşı:) Sevgilerimle...

Serdar Özdemir 
 18.02.2008 11:33
Cevap :
Çok doğrusun Serdarcım. Açık ve net olmak! Bence de önemli bir kavram. Sevgilerimle arkadaşım...  19.02.2008 17:31
 

Samimi gözüküp samimiyetsizlikleri ortaya çıkan insanlardan mutlaka her insan belirli bir mesafe koymalı diye düşünüyorum. Zaten, samimi dostluklarda her yönden uzun zamanlı olması güzel olması hiçbir şeye değişmeyecek kadar da güzeldir ayrıca... Sevgilerimle-saygılarımla...

Ermert Revsen 
 01.02.2008 23:09
Cevap :
Evet kesinlikle haklısınız.. O mesafeyi koymak lazım. Katkınız, yorumunuz için teşekkürler. Sevgilerimle...  02.02.2008 21:44
 

Elma ya da armut değilde, yalnızca elma veya yalnızca armut olsa. İçler farkli, diller farklı... Akıp giderken zaman, dileğinizdeki samimi insanların sayısı öyle az oluyor ki. Sevgilerle...

Ersin Yalın 
 31.01.2008 16:50
Cevap :
Evet hepimiz farklıyız.. Aynı ya da benzer frekansları yakalamak ümidiyle.. Sevgilerimle...  01.02.2008 12:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 268
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 2090
Kayıt tarihi
: 11.03.07
 
 

1979 doğumluyum. Severek ve isteyerek girdiğim tıp fakültesini bitirdikten sonra veterinerlik de oku..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster