Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
493
 

Elmas ve tagore

Elmas ve tagore
 

IŞIĞABAKIŞ; Yonca çekti; Altınbeşik Mağarası


Güneşin altında durdum.

Geçirdiğim hafta sonun düşünerek….

Güneş ruhumu mu ısıtıyordu yoksa yakıyor mu idi günahlarımı… Uzaklardan sanki tüm çocukluğum üstüme gelirken benim olan çocukla geçirdiğim son iki günü düşündüm.

Bu dünyada bizim olan ne var ki?

Halbuki güzel bir hafta sonu idi; son deminde Türk kahvesi ile nane likörü içilen güzel bir hafta sonu. Oyunlarla, kahkahalarla evde geçen bir hafta sonu. Vardı ufak tefek dertler tasalar; ama kapının dışına atmıştım hepsini bir günlüğüne.

Şimdi ise camın önünde güneş ışıkları yakarken yüzümü; ruhumun karanlık noktaları mı ortaya çıkıyordu yoksa kırılma korkuları mı?

Tagore’ ın dediği gibi gerçek bir yıldız olmanın yolu ateşböceği sanılmaktan mı geçiyordu?

Yoksa ben gerçek bir ateşböceği miyim aslında sevmekten korkan kabuğuna sarılan?

Gecenin bir vakti telefonuma düşen mesaj elmas, cam farkını anlatırken; azıcık uykulu biraz ilaç etkisinde yazdığım cevap ne oluyordu?

Sanırım bizim olan camın; ya da bizi cam olarak bile sevenlerin gözünde zaten elmas olduğumuz ya da ………şimdi ben bile bilmiyorum cam ben miyim; yıldız mıyım yoksa paha biçilmez elmas parçası mıyım……

Bildiğim şu ki orada ruhumun bir yerinde aşmam gereken korkularım var; beni zincirleyen; hala bir J. LİVİNGSTONE olmamı engelleyen. Yoksa ben sadece yiyecek peşinde miyim;

Derin sulara ve engin göklere gidemez miyim?


Aslında çok basit sadece orada duruyordum; var olma savaşımdaki korkularımı aşıyordum….Ve sanırım bunu başlatan TAGORE oldu; kendime sordum; ateş böceği sanılmaktan korkmayan yıldız olmayı başaracak mıydım?

HİÇ SORGULAMAYAN AŞKA ULAŞACAK MIYIM?

CAM

ELMAS

YILDIZ

ATEŞBÖCEĞİ

İNSAN

AŞK

KORKU

NEFRET

ÖFKE

ŞEFKAT

SADAKAT….


Korktuğum hangisi; Hamlet misali…………………


CAM ELMAS


YILDIZ ATEŞBÖCEĞİ….

Kundelas- Sevdakılıçaslan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bugün Pazar...İstanbul'un güneşi, Pamfilya'nın güneşini aratmayacak güzellikde... Ve ben ,''Mezopotamya Prensesini'', Milliyet Blog'da ve sitesinde tanıma şansına erişiyorum. Güzel katkılarını,zamanımın elverdiğince paylaşıyorum... Gelenekleri yıkan,sentezci; Doğu'nun ,Kalküta'nın güzel insanı,Tagore'nin ışığının, ''Mezopotamya Prensesini'' aydınlattığını görüyorum... İkisi de; Pax Britannica' nın, sömürgeleştirdiği, Hindistan ve Mezopotamya'nın çocukları... Yalnızca, bir başka zaman ve bir başka yerdeler...Biri sentezci Brahmoist, bir diğeri de laik... Doğu'dan yükselen ışık, güzel insan Tagore'nin dizelerini,satırlarında görmek beni sevindirdi...İnsanlığa küçük de olsa katkı sunan herkes,''paranın efendileri''nce hergün daha da kirletilen bu ''elmas gezegenin'' güzel bir parçasıdır...Dostça selamlarımla. Zeki Etferat

zeki etferat 
 13.01.2008 11:47
Cevap :
Bugün pazartesi; ve ben acısı azıcık devam eden dişim ile hastalarıma bakmanın iki arasında bilgisayarı açınca bu satırlarınız ile karşılaşıyorum. Bu satırlarınız beni bulunduğum yerden alıp birden yine Tagore; büyülü elmaslar; yıldızlar alemine götürüverdi. Zamanı ve mekanı aşarak buluşabiliyor bazen fikirler; hem sevginin hem de bilginin ve soru sormanın evrenselliği içinde. Ve evrene baktıkça ne ilginçtir ki kendime dair acılarımın hüznü daha da azalıyor sanki... Özetle sizin de yormunuz ruhumu aydınlattı; yazmaya , sorgulamaya ve kendimi didiklemeye devam......  14.01.2008 9:18
 

Yıldız ateşböceği ne bayıldım.Net ve sade ve de kesin sevgiyle kalın.

ay.şe 
 12.01.2008 16:49
Cevap :
Yorumunuz da öyle ; net sade ve sıcacık; yıldız olabilmeyi başaralım.....  14.01.2008 9:20
 

MERHABA..HİÇ SORGULAMADAN AŞKA ELBETTE ULAŞABİLİRSİNİZ EFENDİM NE DENİLEBİLİR Kİ...BÜTÜN OLARAK İFADE EDİLEN BU ANLATIMINIZDAN SONRA.. Kİ GEREKEN BENCE UZAKLARDA Kİ SANAL POZİSYONDAN UZAKLAŞIN VE ÇIKIN ORADAN..GÖRECEKSİNİZ AŞK HER HALUKARDA KARŞINIZDA LAKİN SİZ ONUN SİMETRİSİNDE YA DA YANINDA OLACAKMISINIZ VEYA O ANDA SİZ ORADAMISINIZ O POZİSYONU BİLEMEM..TAGORE VE J. LİVİNGSTONE ARZ-I HÜRMET EDEREK SAYGILAR SUNARIM..SAĞLICAKLA KALIN..

S.HAKAN C.TUNA 
 09.01.2008 1:17
Cevap :
Sevgili HAKAN; Yıllar önce oğlum babama ' Dede biliyor musun ben sezaryan ile doğdum; normal yolu beğenmemişim' diyince ; Babam da cevaben ; 'Niye oğlum normal yol taşlı mı idi' diye sordu. Derdim bu işte hep ima ediyor insanlar hep korkarak anlatıyorlar. Normal yollara ne oldu? İÇTENLİKLE..... Not:Bu arada bir sonra gelecek blogta kendimi de kestim biçtim duyurulur....  09.01.2008 10:30
 

BENZER BİR HİKAYE BENDE DE VAR LAKİN TAGOR A AİT DEĞİL YEREL VE YALIN ÜSTELİK YAŞANMIŞ..ŞÖYLE Kİ: "BAK..BİL Kİ İNSANLARIN ÖNÜNE İNCİLER SERİLMEZ..MÜCEHVERDEN SARRAFLAR ANLAR ANCAK, BAŞKASI BİLMEZ..NE FARK EDER Kİ KÖR İNSAN , ELMAS DA BİR CAM DA BİR..SANA BAKAN BİR KÖR İSE SAKIN, KENDİNİ CAMDAN SANMA.." (BİR ÖZDEYİŞ Kİ ÖZ MEVLANA YA AİT) BU ÖZDEYİŞ YAKIN ÇEVRE İLE PAYLAŞILMIŞ GELEN CEVAP.." BUNA KARŞILIK MEVLANANIN ÖZDEYİŞİ DOĞRULTUSUN DA BEKLENEN CEVAP ALINAMDIĞINDAN OLSA GEREK İLK YAZAN CEVAP VERMİŞ: "SEN DE SÜZME BİR DURUM VAR AMA GERİSİNİ BEN GETİRMEYEYİM" VE SON KARŞILIK GELMİŞ ..ENSTANTENELER BÖYLE..HA BİRİNCİ KİŞİ ŞU AN DA SANIYORUM PANTOLON UYDURAMADIYSA BELKİ DE GÖMLEĞE RAZIDIR..İKİNCİ KİŞİ SANIYORUM HALA FELSEFE İLE UĞRAŞIYOR...ESENKALIN..

HAKAN TUNA 
 08.01.2008 12:37
Cevap :
Sevgili HAKAN TUNA; Bence birinci kişi de ikinci kişiyi anlamaya çalışsın biraz. Belki o da farklı bir dil kullanıyordur. Hani aklıma geldi de benim bir yazıma yorum yaparken atlardan söz etmiştiniz. Belki de karşıdaki gömlek olduğunu en baştan belirtmiştir. Zaten Can Yücel demiş ki: En uzak mesafe ne Afrika'dır Ne Çin, ne Hindistan; Ne seyyareler, Ne de yıldızlar geceleri ışıldayan, En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir Bir birini anlamayan... Ayrıca insana dair olduktan sonra sevgi de kalp de sol taraf da evrensel değil mi? TAGORE veya MEVLANA o anda kim yüreği ısıttıysa. Sonuç olarak ikisi de birbirini anlamıyorsa ki siz öyle diyorsunuz; bence ya dil değiştirsinler ya da açık açık dertlerini söylesinler. Niyet ve verilmek istenen mesaj önemli ....bazen kafayı değil kalbi dinlemek gerekli....denemek denemek gerekli......anlayana ya da anlatana kadar Not: Eh sanırım bu hoş anlaşılmazlığın ikimizin arasında olduğu da ortaya çıkmıştır Sn. H. TUNA  09.01.2008 0:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 421
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 656
Kayıt tarihi
: 17.07.07
 
 

Güneydoğu Anadolu bölgesinin Siverek  ilçesinden çıktım; üstüne Maarif Kolej eğitimi aldım ve tıp..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster