Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '08

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
3143
 

Emanetine hıyanet etmeyeceğiz.

Emanetine hıyanet etmeyeceğiz.
 

Sevgili Atam;Uyan da şu memleketin haline bak..


03.Temmuz.2008

ATATÜRK’Ü ÇOK SEVİYORUM

Bağımsızlık (İstiklâl)

Esas Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu esas ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla temin olunabilir. Ne kadar zengin ve refaha kavuşturulmuş olursa olsun bağımsızlıktan mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık olamaz.

Yabancı bir devletin himaye ve desteğini kabul etmek, insanlık özelliklerinden mahrumiyeti, ve miskinliği itiraftan başka bir şey değildir. Gerçekten bu aşağı dereceye düşmemiş olanların isteyerek başlarına bir yabancı efendi getirmelerine asla ihtimal verilemez.

Hâlbuki Türk'ün haysiyet ve izzetinefis ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir.

Bundan ötürü, ya bağımsızlık, ya ölüm!... 1919 Nutuk I, S. 13)

Ben yaşayabilmek için mutlaka müstakil bir milletin evlâdı kalmalıyım. Bu sebeple millî bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettiği takdirde, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet gereği olan dostluk, siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan sarfınazar edinceye kadar amansız düşmanıyım.
Nutuk(23.4.1921)

Basın ile ilgili Sözleri

Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlıbaşına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.
(1922) Nutuk.

Nutuk’tan aldığım bu alıntıları ATA’mız şu son yaşadığımız yıllar için söylemiştir sanki.

Günümüzde iddianame hazırlanmadan ve ne olduğunu anlayamadığımız, belli olmayan davalarla tüm kamunun tanımış olduğu aydın kesim gözaltına alınmışlardır. Hem de birer terörist gibi. Biz bu insanları yurt sever, dürüst Atatürkçü kişiler olarak tanıyor ve biliyoruz. Bir Ergenekon tutturmuşlar gidiyorlar. Demin kanalın birisinde Erdal Sarızeybek diye Em.Kıdemli bir Albayın basında çarpıtılan sözlerini yana yakıla anlattığını izledim. Ne yazık ki programın sonlarına doğru o kanalı açmıştım. Anladığım kadarıyla yazdığı bir kitabı ve içeriğini anlatıyordu. Benim kitabımda darbe filan yoktur. Jandarma komutanlığının açmış olduğu askeri gizli bir soruşturmaya girdiğim için disipline verildim. Hakkımda dava açıldı. Bana kendisi gelen Yalçın Tanfer diye bir adamdan şüphelenip Ankara’ya bildirmiştim. Levent paşa da hakkımda soruşturma açınca ona kızmıştım. O sıralarda Levent Paşama ters düşmüştüm. Dava sonucu aklanmama rağmen kırıldığım için ordudan istifa ettim. Mesele bundan ibarettir. Ben soruşturması yapılan gizli bir davaya girdiğim için haksızdım. Kitabımda bunları anlattım. Bunu evirip çevirip Ergenekon yaptılar. Bizler vatan sever insanlarız. Vatana nasıl ihanette bulunabiliriz. Benim söylediklerimi yanlı basın çarpıtarak yazıyor, bir tane yurt sever basın da doğrusunu yazmıyor ..dedi. Bu davanın savcısının kendisini özel olarak yanına çağırıp kitabındaki yazdıklarını konuştuklarını, kendisinin de anlattığını sorgulama sırasında katibin olmadığını ve kitabının çarpıtılarak bu davanın açıldığını, tüm bu olanlardan da savcı Zekeriya Öz’ü mesul ve suçlu kılarak sözlerini tamamladı. Tabi bunlar, bu beyin iddialarıydı ama kendisini tekrar dinlemeyi çok arzu ediyorum.

Kitabı okumadığım için hiç bir şey anlayamadım, sanırım gözaltına alınan paşaların ve diğer aydınların bir hiç uğruna gözaltına alındığından bahsediyordu.

Meclis konuşmalarını da dinledim.. CHP .İst. Milletvekili Sevigen hararetli biçimde kürsüde kısaca şunları söyledi. Aylardır gözaltında tutulan insanların ne ile suçlandıklarını bile bilmediklerini, gece yarısı evlerinden alınan gazetecilerin, ''Sanki terörist, birilerinin ırzına geçmiş katil gibi 10 metrelik mesafeye ellerine kelepçe vurularak götürüldüğünü Tüpraş'ı, Tekel'i, Türk Telekom'u, limanlarımızı satanların koltuklarında oturduklarını, laik demokratik Cumhuriyet'i savunanların ise ''Mustafa Kemal'' dedikleri için gözaltına alındıklarını söyledi. Bu sırada meclisten sesler yükseldi her zamanki gibi. Lâf atmalar oldu. ''Yargıya güvenin'' diye bağırtı oldu. Bunun üzerine Sevigen de ''Sonuna kadar güveneceğiz ama yargı siyasallaşmadığı müddetçe. Biz, Avrupa'da kapı kapı dolaşarak Türk yargısını şikayet etmiyoruz'' diye karşılık verdi.

İşte ben bu sırada Atatürk’ün sözlerini hatırlamıştım.

Kafamda bir sürü istifamlar belirdi yine. AB ve ABD bizim iç işlerimize neden bu kadar müdahaleci oluyor-. lardı? Bizi çok sevdikleri için miydi, yoksa BOP plânının bir parçası olarak bizi kullanıyorlarmıydı? Bizim devlet adamlarımız neden kendi devletlerini şikâyete gidiyorlardı. Oysa ki, bulsalar bizi bir kaşık suda boğacaklarını bilmiyorlarmıydı? Kendi iç işlerimizi idare etmekten aciz mi olduk artık.!

Bazen tüm bunların bir karabasan olduğunu düşünmek istiyorum. Vatanımı, bayrağımı seviyorum ve istiyorum ki dirlik düzen olsun, namerde muhtaç olmayalım. Bir vatandaş olarak çok şey mi istiyorum acaba? Bu Ergenekon ne ise meydana çıksın artık. Suçlu varsa cezasını çeksin, yoksa da evine dönsün. Türkiye’nin üzerinden bu kara bulutlar kalksın mutlu ve yarınlarımızdan umutlu bir ülke olalım.. Ne Irak ne İran, ne de İspanya gibi olmayalım. Burası ebediyen Atatürk Türkiye’si olarak kalmalı. Bu kargaşa ve karışıklıktan bıktık artık. Memleket bu olaylarla çalkalanırken öte yandan hemen hemen her gün mayın patlaması ile bir askerimizi kaybediyoruz, bu hiç dikkate alınmıyor artık. Neye ağlayacağımızı, neyi düşüneceğimizi bilemez olduk. Lütfen, artık lütfen Allah'ım, memleketimize dirlik düzenlik ver diye dua etmekten başka çaremiz kalmadı sanırım.

Atatürk’ün şu sözlerinden ders çıkartalım ne olur.... Cümlemize hayırlı kandiller dilerim. Sevgiyle kalınız…..


Bütün insanlığın varlığını kendi şahıslarında gören adamlar bedbahttırlar. Besbelli ki o adam fert sıfatıyla mahvolacaktır. Herhangi bir şahsın, yaşadıkça memnun ve mes'ut olması için lazım gelen şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır. Makûl bir adam, ancak bu suretle hareket edebilir. Hayatta tam zevk ve saadet, ancak gelecek nesillerin şerefi, varlığı, saadeti için çalışmakta bulunabilir.

Mustafa Kemal Atatürk.

Ömer SÜMER bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kocaman bir teşekkür etmek istiyorum. Ellerinize sağlık. Çok haklısınız asla emanetine ihanet etmeyeceğiz. Atatürk' ün bizlere emanet ettiği Türkiye Cumhuriyetini üç beş çapulcuya teslim etmeyeceğiz. Kanımızın son damlasına kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Zira bu topraklar öylesine kolay kazanılmadı. Selamlar sevgiler...

Zeynep Gülay 
 03.07.2008 22:12
Cevap :
Teşekkürler sevgili Zeynep hanım... Sizinle bir ortak paydamız olduğunu öğrenmek beni ayrıca çok sevindirdi.Zira ben de sizin gibi haksızlıklara tahammül edemeyen birisiyim.Kan ile aldığımız emanetimizi yine son damlasını verene kadar koruyacağız.Dünyanızın her zaman aydınlıklar içerisinde nice uzun mutlu yıllarda her zaman sizinle olmasını dilerim.Benden de size kocaman sevgiler.İyi ki varsınız...  04.07.2008 0:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 375
Toplam yorum
: 766
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 781
Kayıt tarihi
: 30.04.08
 
 

İstanbul Kadıköy doğumluyum. Herhangi bir menfaat grubuna bağlanmadan, açık fikirli, dürüst, önya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster